Enbiyâ · 12/112
Meal Okunuş — Enbiyâ
فَلَمَّا أَحَسُّوا بَأْسَنَا إِذَا هُم مِّنْهَا يَرْكُضُونَ ۝١٢
Falammaaa ahassoo baasanaaa izaaa hum minhaa yarkudoon
📖 Türkçe Anlam
Onlar bizim baskınımızı hissettiklerinde, oradan kaçmağa koyuluyorlardı.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • أَحَسُّوا: hissettiler, fark ettiler, sezdiler.
  • بَأْسَنَا: azabımızı, şiddetli cezamızı.
  • يَرْكُضُونَ: hızla kaçıyorlar, koşuşuyorlar, can havliyle uzaklaşıyorlar.

Tefsir:

Bu âyet, kendilerine uyarıcı peygamberler gönderildiği halde zulüm ve inatlarını sürdüren, hakikati reddeden toplumların başına gelen acı sonu anlatmaktadır. Onlar, Allah'ın azabının işaretlerini hissettikleri, yani ilâhî cezanın yaklaştığını ve artık kaçışın mümkün olmadığını anladıkları anda, bulundukları şehirden can havliyle kaçmaya başladılar. Fakat bu kaçış, onları azaptan kurtaramadı; çünkü Allah'ın azabı geldiğinde hiçbir sığınak, hiçbir kaçış yeri kişiyi koruyamaz.

Bu tablo, insanın gaflet içinde yaşarken gerçeği ancak azabın kıyısına geldiğinde fark etmesinin ne kadar acı bir durum olduğunu gözler önüne serer. Oysa Allah, rahmetiyle peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiş ve insanları uyarmıştır. İnsan, bu uyarılara kulak vermeli, azabın gelmesini beklemeden tövbe etmelidir. Azap geldikten sonra pişmanlık ve kaçış fayda vermez; asıl kurtuluş, daha dünyadayken Allah'a yönelmek, O'nun emirlerine uymak ve yasaklarından sakınmaktır.

Bu kıssa, bizlere önemli bir ders verir: İnsan, başına bir musibet geldiğinde Allah'a sığınmalı, günahlarından vazgeçmeli ve O'na yönelmelidir. Kaçmak, sorunları çözmez; asıl çözüm, Allah'ın rahmetine sığınmak ve O'nun rızasını kazanmaktır. Rabbimiz, tövbe eden kullarını sever ve onları bağışlar. Öyleyse azabın gelmesini beklemeden, daha bugünden Allah'a dönelim, O'nun sevgisini ve rahmetini kazanmaya çalışalım. Unutmayalım ki Allah'ın kapısı her zaman açıktır; yeter ki samimiyetle O'na yönelelim.

🎧 Dinle

📜 Ayet 10-14 — Enbiyâ

10لَقَدْ أَنزَلْنَا إِلَيْكُمْ كِتَابًا فِيهِ ذِكْرُكُمْ ۖ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
And olsun ki, size şerefiniz ve öğüt veren bir Kitap indirdik; akletmiyor musunuz?
11وَكَمْ قَصَمْنَا مِن قَرْيَةٍ كَانَتْ ظَالِمَةً وَأَنشَأْنَا بَعْدَهَا قَوْمًا آخَرِينَ
Halkı zalim olan nice kasabaları kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka milletler varettik.
12فَلَمَّا أَحَسُّوا بَأْسَنَا إِذَا هُم مِّنْهَا يَرْكُضُونَ
Onlar bizim baskınımızı hissettiklerinde, oradan kaçmağa koyuluyorlardı.
13لَا تَرْكُضُوا وَارْجِعُوا إِلَىٰ مَا أُتْرِفْتُمْ فِيهِ وَمَسَاكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْأَلُونَ
"Koşup kaçmayın; size nimet verilen yere, yurdlarınıza dönün, elbette sorguya çekileceksiniz" dedik.
14قَالُوا يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ
"Vay başımıza gelenlere! Doğrusu biz haksızlık yapmış kimseleriz" dediler.
EnbiyâKuran Fihrist
112Ayet
MekkiRevelation
12Ayet

Meal — Enbiyâ 12

Sure Enbiyâ Ayet 12 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onlar bizim baskınımızı hissettiklerinde, oradan kaçmağa koyuluyorlardı.

Sure Ayet 12/112 — Enbiyâ الأنبياء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Enbiyâ Dinle, Enbiyâ Meal, Enbiyâ mp3, Enbiyâ pdf. Ayet 10–14. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler