Furkân · 21/77
Meal Okunuş — Furkân
۞ وَقَالَ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا لَوْلَا أُنزِلَ عَلَيْنَا الْمَلَائِكَةُ أَوْ نَرَىٰ رَبَّنَا ۗ لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا فِي أَنفُسِهِمْ وَعَتَوْا عُتُوًّا كَبِيرًا ۝٢١
Wa qaalal lazeena laa yarjoona liqaaa`anaa law laaa unzila `alainal malaaa`ikatu awnaraa Rabbanaa; laqadistakbaroo feee anfusihim wa `ataw `utuwwan kabeeraa
📖 Türkçe Anlam
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar: "Bize ya melekler indirilmeli, ya da Rabbimiz'i görmeliyiz" derler. And olsun ki kendi kendilerine büyüklenmişler, azgınlıkta pek ileri gitmişlerdir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Lâ yercûne likâenâ: Bizimle karşılaşmayı (ahirette hesap vermeyi) ummayanlar, buna inanmayanlar.
  • Leyte: Keşke, olmaz mıydı? (Tevbih ve inkâr anlamında kullanılır)
  • İstekberû: Kibirlendiler, büyüklük tasladılar.
  • Atev: Azgınlık ettiler, haddi aştılar.
  • Utüvven kebîrâ: Pek büyük bir azgınlık, taşkınlık.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Rabbimiz, kıyamete ve hesaba inanmayan, öldükten sonra dirileceklerini ve huzuruna çıkacaklarını kabullenmeyen inkârcıların ileri sürdükleri akıl dışı ve kibir dolu taleplerini haber vermektedir. Onlar, Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) davetini kabul etmek yerine, alaycı ve kibirli bir tavırla şöyle demişlerdi: "Bu adamın doğruluğunu bize bildirecek melekler üzerimize indirilse ya da Rabbimizi apaçık gözlerimizle görsek de O’nun peygamber olduğunu bizzat işitsek!"

Bu sözleriyle onlar, aslında iman etmek istemediklerini, sadece bahane aradıklarını ortaya koyuyorlardı. Çünkü onlar, meleklerin inmesini ve Allah’ı görmeyi istemiyor, aksine bu tür imkânsız isteklerle hakikatten kaçıyorlardı. Hâlbuki iman, gayba imandır; görmeden, duymadan, kalbin tasdiki ve teslimiyetiyle gerçekleşir. Onların bu isteği, kibirlerinin ve büyüklük taslamalarının bir sonucuydu. Nitekim âyetin devamında Yüce Allah, onların bu tutumunu şöyle değerlendirir: "Onlar, içlerinden kibirleri yüzünden büyüklendiler ve pek büyük bir azgınlıkla haddi aştılar."

Bu ifade, onların sadece dilleriyle değil, kalpleriyle de büyüklük tasladıklarını, hakka boyun eğmek istemediklerini ve küfürde son derece ileri gittiklerini haber verir. Onlar, kendilerini beğenmiş, peygambere itaat etmeyi küçüklük saymış ve böylece azgınlıkta en uç noktaya ulaşmışlardı.


Ders ve İbret:

Ey insan! Bu âyet, bizlere önemli bir ders verir: İman, Allah’ın gönderdiği elçilere ve kitaplara teslimiyetle olur. İnsan, "Önce şunu göreyim, sonra inanayım" demek yerine, aklını ve kalbini hakikate açmalıdır. Zira Allah Teâlâ, kullarına akıl ve irade vermiş, peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiştir. Artık bahane aramak, kibirden başka bir şey değildir.

Kibir, insanı helâke götüren en büyük hastalıklardandır. Şeytan da kibri yüzünden Allah’a isyan etmiş, Âdem’e (a.s.) secde etmekten kaçınmıştı. Bu sebeple bizler, her işimizde tevazu sahibi olmalı, Allah’ın ayetlerine ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sünnetine gönülden teslim olmalıyız. Unutmayalım ki, imanın tadına ancak teslimiyetle varılır; kibir ve büyüklenme ise insanı hem dünyada hem ahirette hüsrana uğratır.

Rabbimiz, bizleri kibirden ve azgınlıktan uzak, hakka teslim olan kullarından eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 19-23 — Furkân

19فَقَدْ كَذَّبُوكُم بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا ۚ وَمَن يَظْلِم مِّنكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا
"Söylediklerinizde sizi yalancı çıkardılar, artık kendinizden azabı çeviremez, yardım da göremezsiniz. Zulmedenlerinize büyük bir azap tattıracağız" denir.
20وَمَا أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْأَسْوَاقِ ۗ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ ۗ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de, şüphesiz, yemek yerler, sokaklarda gezerlerdi. Ey insanlar! Sabreder misiniz diye sizi birbirinizle sınarız. Rabbin her şeyi görür.
21۞ وَقَالَ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا لَوْلَا أُنزِلَ عَلَيْنَا الْمَلَائِكَةُ أَوْ نَرَىٰ رَبَّنَا ۗ لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا فِي أَنفُسِهِمْ وَعَتَوْا عُتُوًّا كَبِيرًا
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar: "Bize ya melekler indirilmeli, ya da Rabbimiz'i görmeliyiz" derler. And olsun ki kendi kendilerine büyüklenmişler, azgınlıkta pek ileri gitmişlerdir.
22يَوْمَ يَرَوْنَ الْمَلَائِكَةَ لَا بُشْرَىٰ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُجْرِمِينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَّحْجُورًا
Melekleri gördükleri gün, işte o gün, suçlulara iyi haber yoktur. Melekler: "İyi haber size yasaktır, yasak!" derler.
23وَقَدِمْنَا إِلَىٰ مَا عَمِلُوا مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَاهُ هَبَاءً مَّنثُورًا
Yaptıkları her işi ele alır, onu toz duman ederiz.
FurkânKuran Fihrist
77Ayet
MekkiRevelation
21Ayet

Meal — Furkân 21

Sure Furkân Ayet 21 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bizimle karşılaşmayı ummayanlar: "Bize ya melekler indirilmeli, ya da Rabbimiz'i…

Sure Ayet 21/77 — Furkân الفرقان (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Furkân Dinle, Furkân Meal, Furkân mp3, Furkân pdf. Ayet 19–23. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler