Âl-i İmrân · 105/200
Meal Okunuş — Âl-i İmrân
وَلَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِن بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُ ۚ وَأُولَٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ ۝١٠٥
Wa laa takoonoo kallazeena tafarraqoo wakhtalafoo mim ba`di maa jaaa`ahumul baiyinaat; wa ulaaa`ika lahum `azaabun `azeem
📖 Türkçe Anlam
Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı" denecektir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Teferraka: Ayrılıp dağılmak, bölük bölük olmak.
  • İhtelefe: Anlaşmazlığa düşmek, görüş ayrılığına düşmek.
  • Beyyinat: Apaçık deliller, açık ayetler ve mucizeler.

Tefsir:

Ey iman edenler! Sizden önceki kitap ehlinin (Yahudi ve Hristiyanların) düştüğü duruma düşmeyin. Onlar kendilerine apaçık deliller, peygamberler ve kitaplar geldikten sonra ayrılığa düştüler, gruplara bölündüler ve dinlerinin asıllarında ihtilafa düştüler. Oysa hak onlara apaçık ortaya konmuştu; ama kıskançlık, dünya hırsı ve nefislerinin arzuları onları parçaladı. Bir kısmı diğerine düşman kesildi, birbirlerini tekfir etti ve birbirlerinden uzaklaştılar.

Bu ayet, müminlere çok önemli bir uyarıdır: Siz de onlar gibi olmayın! İslam'ın birliğini bozmayın, tefrikaya düşmeyin. Aranıza ayrılık sokmayın. Çünkü Allah'ın dini birdir, hak tektir. Peygamberimiz (s.a.v.)'in getirdiği apaçık deliller ortadayken, bunlardan sonra ayrılığa düşmek, ancak nefislerin hevasına uymak ve şeytanın oyununa kapılmakla olur.

Bu ayrılığa düşenler için ise Allah Teâlâ "büyük bir azap" olduğunu haber veriyor. Bu azap, hem dünyada kalplerin parçalanması, toplumun dağılması ve zillet içinde yaşamak; hem de ahirette cehennem ateşidir. Müminler olarak bizler, bu büyük azaptan sakınmalı ve birlik beraberlik içinde olmalıyız. Kur'an'ın ve sünnetin gösterdiği yolda, ihtilaflarımızı bir kenara bırakıp kardeşlik hukukumuzu güçlendirmeliyiz. Unutmayalım ki ümmetin birliği, onun gücüdür; ayrılık ise onun zayıflığıdır. Allah'a ve Resulüne iman edenler, bu imanın gereği olarak birbirlerine kenetlenirler. Bu ayet, bize hem geçmişten bir ibret hem de geleceğe bir reçetedir: Hak ortadayken ayrılığa düşmeyin; çünkü ayrılık, azabın habercisidir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 103-107 — Âl-i İmrân

103وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا ۚ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنتُمْ عَلَىٰ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar.
104وَلْتَكُن مِّنكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ ۚ وَأُولَٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Sizden, iyiye çağıran, doğruluğu emreden ve fenalıktan meneden bir cemaat olsun. İşte başarıya erişenler yalnız onlardır.
105وَلَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِن بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُ ۚ وَأُولَٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı" denecektir.
106يَوْمَ تَبْيَضُّ وُجُوهٌ وَتَسْوَدُّ وُجُوهٌ ۚ فَأَمَّا الَّذِينَ اسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْ أَكَفَرْتُم بَعْدَ إِيمَانِكُمْ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ
Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı" denecektir.
107وَأَمَّا الَّذِينَ ابْيَضَّتْ وُجُوهُهُمْ فَفِي رَحْمَةِ اللَّهِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
Yüzleri ağaranlar ise Allah'ın rahmetindedirler. Onlar orada temellidirler.
Âl-i İmrânKuran Fihrist
200Ayet
MedeniRevelation
105Ayet

Meal — Âl-i İmrân 105

Sure Âl-i İmrân Ayet 105 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın.…

Sure Ayet 105/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 103–107. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler