Nisâ · 81/176
Meal Okunuş — Nisâ
وَيَقُولُونَ طَاعَةٌ فَإِذَا بَرَزُوا مِنْ عِندِكَ بَيَّتَ طَائِفَةٌ مِّنْهُمْ غَيْرَ الَّذِي تَقُولُ ۖ وَاللَّهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَ ۖ فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ ۚ وَكَفَىٰ بِاللَّهِ وَكِيلًا ۝٨١
Wa yaqooloona taa`antun fa izaa barazoo min `indika baiyata taaa`ifatum minhum ghairal lazee taqoolu wallaahu yaktubu maa yubaiyitoona faa`rid `anhum wa tawakkal `alal laah; wa kafaa billaahi Wakeelaa
📖 Türkçe Anlam
"Peki" derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden bir takımı, geceleyin senin dediklerinden başka bir şey kurarlar. Allah gece tasarladıklarını yazıyor, onlara aldırış etme. Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Berazû: Dışarı çıktılar, yanından ayrıldılar.
  • Beyyete: Geceleyin gizlice plan kurdu, tasarladı.
  • Tâife: Bir grup, bir topluluk.
  • Yektüb: Yazıyor, kaydediyor.
  • Tevvekkel: Güven, dayan, işini Allah'a havale et.
  • Vekîl: Vekil, koruyucu, işleri üstlenen güvenilir dost.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Rabbimiz, münafıkların iki yüzlü tutumlarını gözler önüne seriyor. Onlar, Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) huzurunda bulundukları sürece "İtaat ettik, emrine uyduk, baş üstüne!" derler. Dilleriyle tam bir teslimiyet gösterirler. Ancak huzurdan ayrılıp dışarı çıktıklarında, içlerinden bir grup geceleyin toplanır ve söylediklerinin tam tersini planlar, gizlice tuzak kurarlar. Sözleriyle özleri birbirini tutmaz; kalpleri, dillerinin söylediğini yalanlar.

İşte bu noktada Allah Teâlâ, kullarına en büyük teselliyi veriyor: "Allah, onların geceleyin kurdukları planları yazmaktadır." Hiçbir gizli plan, hiçbir karanlık düşünce O'ndan gizli değildir. Her şey O'nun katında kayıtlıdır ve onlar bunun karşılığını mutlaka göreceklerdir. Bu, mümin için büyük bir güvencedir; çünkü zalimlerin ve münafıkların tuzakları asla boşa gitmeyecek, mutlaka karşılığını bulacaktır.

Rabbimiz, Peygamberimize ve onun şahsında tüm müminlere şu öğüdü veriyor: "Onlardan yüz çevir, onlara aldırma, onlarla uğraşma. Sen işini Allah'a havale et, O'na güven ve dayan." Çünkü Allah, kendisine tevekkül eden kulları için yeterli bir vekildir. O, dostunu asla yalnız bırakmaz, onu korur ve düşmanlarının şerrinden muhafaza eder.

Bu âyet, bizlere çok önemli bir ders veriyor: İnsanların iki yüzlülüğü, sözleriyle davranışlarının çelişmesi bizi asla yıldırmamalı. Bizler, sözümüzde ve özümüzde samimi olmalıyız. Başkalarının gizli planlarına takılıp kalmak yerine, her işimizde Allah'a güvenmeli, O'na dayanmalıyız. Unutmayalım ki Allah, gizliyi de açığı da bilir ve herkesin yaptığını en güzel şekilde karşılıklandırır. Müminin gücü, Allah'a olan güveninden gelir; bu güvenle hiçbir tuzak onu yolumuzdan alıkoyamaz.

🎧 Dinle

📜 Ayet 79-83 — Nisâ

79مَّا أَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللَّهِ ۖ وَمَا أَصَابَكَ مِن سَيِّئَةٍ فَمِن نَّفْسِكَ ۚ وَأَرْسَلْنَاكَ لِلنَّاسِ رَسُولًا ۚ وَكَفَىٰ بِاللَّهِ شَهِيدًا
Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Seni insanlara peygamber gönderdik, şahid olarak Allah yeter.
80مَّن يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ اللَّهَ ۖ وَمَن تَوَلَّىٰ فَمَا أَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا
Peygamber'e itaat eden, Allah'a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Biz seni onlara bekçi göndermedik.
81وَيَقُولُونَ طَاعَةٌ فَإِذَا بَرَزُوا مِنْ عِندِكَ بَيَّتَ طَائِفَةٌ مِّنْهُمْ غَيْرَ الَّذِي تَقُولُ ۖ وَاللَّهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَ ۖ فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ ۚ وَكَفَىٰ بِاللَّهِ وَكِيلًا
"Peki" derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden bir takımı, geceleyin senin dediklerinden başka bir şey kurarlar. Allah gece tasarladıklarını yazıyor, onlara aldırış etme. Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter.
82أَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْآنَ ۚ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِندِ غَيْرِ اللَّهِ لَوَجَدُوا فِيهِ اخْتِلَافًا كَثِيرًا
Kuran'ı durup düşünmüyorlar mı? Eğer o Allah'tan başkasından gelseydi, onda çok aykırılıklar bulurlardı.
83وَإِذَا جَاءَهُمْ أَمْرٌ مِّنَ الْأَمْنِ أَوِ الْخَوْفِ أَذَاعُوا بِهِ ۖ وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى الرَّسُولِ وَإِلَىٰ أُولِي الْأَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ الَّذِينَ يَسْتَنبِطُونَهُ مِنْهُمْ ۗ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَاتَّبَعْتُمُ الشَّيْطَانَ إِلَّا قَلِيلًا
Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu yayarlar; halbuki o haberi Peygamber'e veya kendilerinden buyruk sahibi olanlara götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya kadir olanlar onu bilirdi. Allah'ın size bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, pek azınız bir yana, şeytana uyardınız.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
81Ayet

Meal — Nisâ 81

Sure Nisâ Ayet 81 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Peki" derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden bir takımı, geceleyin…

Sure Ayet 81/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 79–83. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler