Hâka (حَاقَ): Kuşattı, çepeçevre sardı, başına geldi.
Sûü’l-azâb (سُوءُ الْعَذَابِ): Azabın en kötüsü, şiddetli ceza.
Tefsir:
Allah Teâlâ, Firavun ve ileri gelenlerinin o mümin kişiyi öldürmek için kurdukları tuzakların ve hilelerin şerrinden onu korudu. Onlar bu mümin adamı etkisiz hale getirmek için planlar yapmışlardı; fakat Allah, onun duasını kabul ederek onu bu kötü planların zararından uzak tuttu ve onu Musa (a.s.) ile birlikte kurtuluşa erdirdi. Buna karşılık Firavun ailesini ve taraftarlarını ise azabın en kötüsü kuşattı: Dünyada denizde boğularak helak edildiler, ahirette ise onları cehennem ateşi beklemektedir. Böylece Allah, zalimlerin tuzağını boşa çıkardı ve mümin kulu selamete erdirdi.
Faydalar:
Bu ayet, Allah’ın dostlarını koruyacağının ve onların düşmanlarının tuzaklarının boşa çıkacağının kesin bir delilidir. Mümin, ne kadar zor durumda olursa olsun, Allah’a güvenmeli ve O’ndan yardım istemelidir. Çünkü Allah, kendisine sığınan kullarını asla yalnız bırakmaz. Ayrıca bu ayet, zalimlerin sonunun hüsran olduğunu ve onların dünyada da ahirette de cezalarını göreceklerini hatırlatarak, insanları zulümden sakındırır ve hak yolunda sabretmeye teşvik eder.
"Beni kendisine çağırdığınızın, bu dünyada da ahirette de çağırabilecek kabiliyette olmadığında, hepimizin Allah'a döneceğinde, aşırı gidenlerin ateşlikler olduklarında şüphe yoktur."
Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, güçsüzler, büyüklük taslayanlara: "Doğrusu biz size uymuştuk, şimdi ateşin bir parçasını olsun bizden savabilir misiniz?" derler.
Kuran Suresi sitesi, sevgili kitabı ve arındırılmış Sünnet'i hizmet etmek, Kuran ve Sünnet müfredatında şeriat bilimlerini kolaylaştırmak, bilginin öğrencilerine önem vermek ve şeriat bilimlerini kolaylaştırmak amacıyla mütevazı bir girişim olarak kurulmuştur ve bize desteğinizden memnunuz ve Yüce Allah'tan bizi şerefli bir şekilde kabul etmesini ve amellerimizi kabul etmesini diliyoruz. .