Zâriyât · 59/60
Meal Okunuş — Zâriyât
فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا ذَنُوبًا مِّثْلَ ذَنُوبِ أَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ ۝٥٩
Fa inna lillazeena zalamoo zanoobam misla zanoobi ashaabihim falaa yasta`jiloon
📖 Türkçe Anlam
Zulmedenlerin, geçmiş arkadaşlarının suçlarına benzer suçları vardır; cezalarını Benden acele istemesinler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Zanûb (ذَنُوبًا): Azaptan bir pay, bir nasip. Bu kelime, "delv" (kuyudan su çekilen kova) kökünden türemiş olup, herkesin kaderinde olan pay anlamında kullanılır.
  • Ashâbihim (أَصْحَابِهِمْ): Onların arkadaşları, yani kendilerinden önce gelip geçmiş ve aynı suçla helak edilmiş olan eski kavimler.
  • Lâ yesta'cilûn (لَا يَسْتَعْجِلُونِ): Acele etmesinler, çabuklaştırmasınlar.

Tefsir:

Ey Peygamber! Seni yalanlayarak kendilerine zulmeden bu inkârcılar, sakın azabın kendilerine hemen gelmesini istemesinler. Çünkü onlar için de, kendilerinden önce aynı suçu işleyen ve helak edilen eski kavimlerin payına düşen azaptan bir pay mutlaka vardır. O azap, onlar için de takdir edilmiş ve belirlenmiş bir vakte bağlanmıştır. O vakit geldiğinde hiç şüphesiz onları yakalayacaktır.

Onların acele etmeleri, azabın gecikmesine bir sebep değildir. Çünkü Allah'ın takdir ettiği her şey, tam zamanında ve hikmetle gerçekleşir. Tıpkı geçmiş ümmetlerin başına gelenler gibi, bunların da başına gelecektir. Azabın ertelenmesi, onlar için bir rahmet değil, belki tevbe etmeleri için verilmiş bir fırsattır. Ama onlar bu fırsatı değerlendirmezse, kaçınılmaz son onları beklemektedir.

Ey kardeşim! Bu ayet bize, Allah'ın vaadinin asla boşa çıkmayacağını, zalimlerin cezasız kalmayacağını ve her şeyin bir vakti olduğunu öğretir. Öyleyse sen de acele etme, sabret ve Allah'ın adaletine güven. Çünkü O, hikmet sahibidir ve her şeyi yerli yerinde yapar. Zalimlerin dünyadaki geçici rahatlığı seni aldatmasın; asıl hesap ahirette ve belirlenmiş vakitte mutlaka görülecektir. Rabbine sığın, O'nun rahmetinden ümit kesme ve O'nun vaadine kesin olarak inan.

🎧 Dinle

📜 Ayet 57-60 — Zâriyât

57مَا أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍ وَمَا أُرِيدُ أَن يُطْعِمُونِ
Onlardan bir rızık istemem; Beni doyurmalarını da istemem.
58إِنَّ اللَّهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ
Şüphesiz rızıklandıran da, güç ve kuvvet sahibi olan da Allah'tır.
59فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا ذَنُوبًا مِّثْلَ ذَنُوبِ أَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ
Zulmedenlerin, geçmiş arkadaşlarının suçlarına benzer suçları vardır; cezalarını Benden acele istemesinler.
60فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا مِن يَوْمِهِمُ الَّذِي يُوعَدُونَ
Söz verilen günün azabından vay o inkar edenlere!
ZâriyâtKuran Fihrist
60Ayet
MekkiRevelation
59Ayet

Meal — Zâriyât 59

Sure Zâriyât Ayet 59 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Zulmedenlerin, geçmiş arkadaşlarının suçlarına benzer suçları vardır; cezalarını Benden acele…

Sure Ayet 59/60 — Zâriyât الذاريات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Zâriyât Dinle, Zâriyât Meal, Zâriyât mp3, Zâriyât pdf. Ayet 57–60. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler