En'âm · 160/165
Meal Okunuş — En'âm
مَن جَآءَ بِٱلۡحَسَنَةِ فَلَهُۥ عَشۡرُ أَمۡثَالِهَاۖ وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجۡزَىٰٓ إِلَّا مِثۡلَهَا وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ  ۝١٦٠
man jaaa`a bilhasanati falahoo `ashru amsaalihaa wa man jaaa`a bissaiyi`ati falaa yujzaaa illaa mislahaa wa hum laa yuzlamoon
📖 Türkçe Anlam
Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on katı verilir; ortaya bir kötülük koyan ise ancak misliyle cezalandırılır; onlara haksızlık yapılmaz.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Hasene: İyi amel, sevap kazandıran güzel iş.
  • Seyyie: Kötü amel, günah.
  • Cezâ: Karşılık verme, ödül veya ceza.
  • Zulüm: Hakkı eksiltmek veya fazla ceza vermek.

Tefsir:

Bu mübarek ayet, Allah'ın (c.c.) kullarına olan sonsuz rahmetini ve adaletini en güzel şekilde ortaya koymaktadır. Yüce Rabbimiz, kıyamet gününde hesap verirken kullarına karşı ne kadar merhametli davranacağını bizlere haber veriyor.

Kim, imanla ve ihlasla bir iyilik yaparsa, Allah (c.c.) ona bu iyiliğinin karşılığında en az on katını verir. Bu, Allah'ın fazlı ve keremidir. Düşünün ki, bir tek güzel söz, bir tebessüm, bir sadaka, bir hayır işi... Bunların her biri Allah katında en az on katıyla değerlendirilir. Hatta bazı rivayetlerde bu katlamanın yedi yüz kata, hatta daha fazlasına ulaşabileceği bildirilmiştir. Bu, Allah'ın (c.c.) kullarına olan sınırsız ikramının bir göstergesidir.

Diğer taraftan, kim bir kötülük yaparsa, cezası yalnızca o kötülüğün karşılığı kadardır; asla bir misli fazlasıyla cezalandırılmaz. İşte bu noktada Allah'ın (c.c.) adaleti tecelli eder. O, hiçbir kula zulmetmez, kimsenin hakkını eksiltmez, kimseye gücünün yetmeyeceği bir yük yüklemez. İyilikte kat kat fazlasını veren, kötülükte ise yalnızca dengiyle karşılık veren bir Rab, ne kadar yüce ve ne kadar merhametlidir!

Bu ayet, müminlere büyük bir müjde ve umut kaynağıdır. Çünkü insan, hayatı boyunca hatalar yapabilir, günahlara düşebilir. Ancak bu ayet, Allah'ın rahmetinin gazabından çok daha büyük olduğunu, iyiliklerin kat kat artırılarak kabul edileceğini, kötülüklerin ise sadece kendi ölçüsünde karşılık bulacağını öğretir. Bu, kullarını affetmeyi ve ödüllendirmeyi seven bir Rabbin müjdesidir.

Sevgili kardeşlerim, bu ayetten alacağımız ders çok açıktır: Hayatımızı iyiliklerle dolduralım. Çünkü her bir iyilik, ahirette önümüze kat kat zenginlik olarak çıkacaktır. Günahlardan da uzak duralım, çünkü her bir günah, dünyada ve ahirette bize yük olacaktır. Allah'ın adaletine ve rahmetine sığınarak, O'nun rızasını kazanmaya çalışalım. Unutmayalım ki, Allah (c.c.) hiçbir kula zulmetmez; iyilik edenlerin ecrini asla zayi etmez, kötülük yapanlara da hak ettiklerinden fazlasını asla yüklemez. Bu, O'nun sünnetullahıdır (değişmez kanunudur). Ne mutlu bu gerçeği idrak edip hayatını iyiliklerle süsleyenlere!

🎧 Dinle

📜 Ayet 158-162 — En'âm

158هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأۡتِيَهُمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ أَوۡ يَأۡتِيَ رَبُّكَ أَوۡ يَأۡتِيَ بَعۡضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَۗ يَوۡمَ يَأۡتِي بَعۡضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ لَا يَنفَعُ نَفۡسًا إِيمَٰنُهَا لَمۡ تَكُنۡ ءَامَنَتۡ مِن قَبۡلُ أَوۡ كَسَبَتۡ فِيٓ إِيمَٰنِهَا خَيۡرًاۗ قُلِ ٱنتَظِرُوٓاْ إِنَّا مُنتَظِرُونَ 
Onlar kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi, yahut Rablerinden bir takım mucizelerin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bir takım mucizeleri geldiği gün, bir kimse daha önce inanmamışsa veya imaniyle bir iyilik kazanmamışsa, imanı ona fayda vermez. Onlara: "Bekleyin, doğrusu biz de bekliyoruz" de.
159إِنَّ ٱلَّذِينَ فَرَّقُواْ دِينَهُمۡ وَكَانُواْ شِيَعًا لَّسۡتَ مِنۡهُمۡ فِي شَيۡءٍۚ إِنَّمَآ أَمۡرُهُمۡ إِلَى ٱللَّهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ 
Fırka fırka olup dinlerini parçalayanlarla senin hiçbir ilişiğin olamaz. Onların işi Allah'a kalmıştır, yaptıklarını onlara sonra bildirecektir.
160مَن جَآءَ بِٱلۡحَسَنَةِ فَلَهُۥ عَشۡرُ أَمۡثَالِهَاۖ وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجۡزَىٰٓ إِلَّا مِثۡلَهَا وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ 
Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on katı verilir; ortaya bir kötülük koyan ise ancak misliyle cezalandırılır; onlara haksızlık yapılmaz.
161قُلۡ إِنَّنِي هَدَىٰنِي رَبِّيٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسۡتَقِيمٍ دِينًا قِيَمًا مِّلَّةَ إِبۡرَٰهِيمَ حَنِيفًاۚ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ 
"Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, gerçek dine, doğruya yönelen ve puta tapanlardan olmayan İbrahim'in dinine iletmiştir" de.
162قُلۡ إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحۡيَايَ وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ 
De ki: "Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, alemlerin Rabbi Allah içindir.
En'âmKuran Fihrist
165Ayet
MekkiRevelation
160Ayet

Meal — En'âm 160

Sure Ayet 160/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 158–162. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler