En'âm · 56/165
Meal Okunuş — En'âm
قُلۡ إِنِّي نُهِيتُ أَنۡ أَعۡبُدَ ٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِۚ قُل لَّآ أَتَّبِعُ أَهۡوَآءَكُمۡ قَدۡ ضَلَلۡتُ إِذًا وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلۡمُهۡتَدِينَ  ۝٥٦
Qul innee nuheetu an a`budal lazeena tad`oona min doonil laah; qul laaa attabi`u ahwaaa`akum qad dalaltu izanw wa maaa ana minal muhtadeen
📖 Türkçe Anlam
De ki: "Allah'tan başka, yalvardıklarınıza kulluk etmekten menolundum." "Sizin heveslerinize uymayacağım, yoksa sapıtmış, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum" de.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Nühîtü: Yasaklandım, menedildim.
  • Ted'ûne: Çağırıyorsunuz, ibadet ediyorsunuz.
  • Min dûnillâh: Allah'ın dışında, Allah'tan başka.
  • Ehvâeküm: Sizin arzularınız, hevesleriniz, keyfî istekleriniz.
  • Dalâlet: Doğru yoldan sapmak, hidayetten uzaklaşmak.
  • Mühtedîn: Hidayete erenler, doğru yolu bulanlar.

Tefsir:

Ey Resûl! Bu müşriklere, sana uymaları ve putlara tapmayı bırakmaları için yapılan tüm tekliflere karşı şunu açıkça söyle: "Şüphesiz ben, Allah'ın dışında sizin ibadet ettiklerinize kulluk etmekten kesin olarak yasaklandım." Bu yasak, Rabbimin bana indirdiği apaçık ayetlerle sabittir. O halde ben, sizin batıl inançlarınıza ve atalarınızdan devraldığınız hurafelerinize asla boyun eğmem.

Sonra onlara de ki: "Ben sizin hevâ ve heveslerinize de uymam." Çünkü siz, nefsinizin arzularına göre, Allah'tan gelen kesin deliller olmaksızın, sadece keyfî isteklerinizle putlara tapıyor, hakikati çiğniyorsunuz. Ben ise ancak Rabbimden bana vahyedilen gerçeğe tabi olurum.

Eğer ben sizin bu arzularınıza uyacak olursam, o takdirde doğru yoldan sapmış olurum ve hidayete erenlerden olamam. Bu, apaçık bir sapkınlık olur. Çünkü hidayet, ancak Allah'ın emrine uymakla, O'nun gösterdiği yolda yürümekle elde edilir. Hevâ ve heves ise insanı mutlaka dalâlete sürükler.

Bu ayet, Müslümana en zor şartlarda dahi inancından taviz vermemeyi, batıl karşısında net ve kararlı durmayı öğretir. Mümin, hakikat karşısında hiçbir baskıya boyun eğmez; çünkü o bilir ki Allah'ın rızası, kulların beğenisinden üstündür. Bu tavır, insanı hem dünyada izzetli kılar hem de ahirette kurtuluşa erdirir. Ne mutlu, hevâsını değil, Hakk'ı rehber edinenlere!

🎧 Dinle

📜 Ayet 54-58 — En'âm

54وَإِذَا جَآءَكَ ٱلَّذِينَ يُؤۡمِنُونَ بِـَٔايَٰتِنَا فَقُلۡ سَلَٰمٌ عَلَيۡكُمۡۖ كَتَبَ رَبُّكُمۡ عَلَىٰ نَفۡسِهِ ٱلرَّحۡمَةَ أَنَّهُۥ مَنۡ عَمِلَ مِنكُمۡ سُوٓءَۢا بِجَهَٰلَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنۢ بَعۡدِهِۦ وَأَصۡلَحَ فَأَنَّهُۥ غَفُورٌ رَّحِيمٌ 
Ayetlerimize inananlar sana gelince: "Size selam olsun" de. Rabbiniz, sizden kim bilmeyerek fenalık işler de arkasından tövbe eder ve nefsini düzeltirse, ona rahmet etmeyi kendi üzerine almıştır. O, bağışlar ve merhamet eder.
55وَكَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ وَلِتَسۡتَبِينَ سَبِيلُ ٱلۡمُجۡرِمِينَ 
Suçluların yolu belli olsun diye, böylece ayetleri uzun uzun açıklarız.
56قُلۡ إِنِّي نُهِيتُ أَنۡ أَعۡبُدَ ٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِۚ قُل لَّآ أَتَّبِعُ أَهۡوَآءَكُمۡ قَدۡ ضَلَلۡتُ إِذًا وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلۡمُهۡتَدِينَ 
De ki: "Allah'tan başka, yalvardıklarınıza kulluk etmekten menolundum." "Sizin heveslerinize uymayacağım, yoksa sapıtmış, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum" de.
57قُلۡ إِنِّي عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّي وَكَذَّبۡتُم بِهِۦۚ مَا عِندِي مَا تَسۡتَعۡجِلُونَ بِهِۦٓۚ إِنِ ٱلۡحُكۡمُ إِلَّا لِلَّهِۖ يَقُصُّ ٱلۡحَقَّۖ وَهُوَ خَيۡرُ ٱلۡفَٰصِلِينَ 
De ki: "Ben Rabbim'den bir belgeye dayanmaktayım, halbuki siz onu yalanladınız; acele istediğiniz de elimde değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O, hükmedenlerin en iyisi olarak gerçeği anlatır."
58قُل لَّوۡ أَنَّ عِندِي مَا تَسۡتَعۡجِلُونَ بِهِۦ لَقُضِيَ ٱلۡأَمۡرُ بَيۡنِي وَبَيۡنَكُمۡۗ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِٱلظَّٰلِمِينَ 
De ki: "Acele istediğiniz şey elimde olsaydı, benimle aranızdaki iş bitmiş olurdu." Allah zulmedenleri en iyi bilendir.
En'âmKuran Fihrist
165Ayet
MekkiRevelation
56Ayet

Meal — En'âm 56

Sure Ayet 56/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 54–58. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler