Yûsuf · 55/111
Meal Okunuş — Yûsuf
قَالَ اجْعَلْنِي عَلَىٰ خَزَائِنِ الْأَرْضِ ۖ إِنِّي حَفِيظٌ عَلِيمٌ ۝٥٥
Qaalaj `alnee `alaa khazaaa`inil ardi innee hafeezun `aleem
📖 Türkçe Anlam
Yusuf: "Beni memleketin hazinelerine memur et, çünkü ben korumasını ve yönetmesini bilirim" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Hazâin: Hazineler, malların ve erzakların saklandığı yerler.
  • Hafîz: Koruyan, muhafaza eden, emin ve güvenilir kimse.
  • Alîm: Bilen, işin inceliklerini ve yönetim yollarını bilen.

Tefsir:

Hz. Yûsuf (a.s.), Allah'ın kendisine verdiği ilim ve basiretle, ülkenin karşı karşıya olduğu kıtlık yıllarında halkın perişan olmaması için büyük bir sorumluluk üstlenmek istedi. Bu isteği ne makam hırsı ne de dünyalık bir menfaat içindi; tamamen Allah'ın kullarına şefkat ve merhametinden kaynaklanıyordu. O, "Beni bu toprakların hazineleri üzerine görevlendir" diyerek, kendisini bu işe layık gördüğünü ifade etti. Çünkü o, hafîz idi; yani emanete riayet eden, malları zayi etmeyen, adaletle koruyan biriydi. Aynı zamanda alîm idi; yani ekonominin, depolamanın, dağıtımın ve kıtlık yıllarında halkı doğru yönetmenin tüm inceliklerini bilen bir ilim sahibiydi.

Bu talebiyle Hz. Yûsuf, yönetim ve idare makamlarının, ehliyet, emanet ve ilim sahibi kişilere verilmesi gerektiğini de bizlere öğretmektedir. O, nefsini övmek için değil, ümmetin maslahatını gözeterek bu görevi talep etti. Zira o, kıtlık yıllarında halkın aç kalmaması, zulme uğramaması ve adaletin sağlanması için planlı ve ilmi bir yönetimin şart olduğunu biliyordu.

Bu kıssadan alacağımız büyük dersler vardır: Bir Müslüman, topluma faydalı olabileceği, adaleti ikame edebileceği ve insanlara hizmet edebileceği bir görevde bulunmayı isteyebilir; yeter ki bu istek samimi, ilim ve emanetle yoğrulmuş olsun. Hz. Yûsuf'un bu tavrı, "İyilik ve takva üzerinde yardımlaşma" emrinin en güzel örneklerindendir. Onun bu duası ve gayreti, Allah'ın izniyle Mısır'ı kıtlık felaketinden kurtarmış, halkı refaha kavuşturmuş ve Hz. Yûsuf'un adaletiyle nice gönüllerin İslam'la tanışmasına vesile olmuştur.

Bugün bizler de hangi alanda olursak olsun, işimizi en güzel şekilde yapmalı, emanete riayet etmeli ve ilimle donanmalıyız. Unutmayalım ki, Allah katında en değerli olan, insanlara faydalı olandır. Hz. Yûsuf gibi, "hafîz" (güvenilir) ve "alîm" (bilgili) olmaya gayret edenler, hem dünyada hem ahirette aziz olurlar. Rabbimiz, bizleri de bu güzel ahlakla ahlaklandırsın.

🎧 Dinle

📜 Ayet 53-57 — Yûsuf

53۞ وَمَا أُبَرِّئُ نَفْسِي ۚ إِنَّ النَّفْسَ لَأَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ إِلَّا مَا رَحِمَ رَبِّي ۚ إِنَّ رَبِّي غَفُورٌ رَّحِيمٌ
"Ben nefsimi temize çıkarmam; çünkü nefs, Rabbimin merhameti olmadıkça, kötülüğü emreder. Doğrusu Rabbim bağışlayandır, merhamet edendir."
54وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُونِي بِهِ أَسْتَخْلِصْهُ لِنَفْسِي ۖ فَلَمَّا كَلَّمَهُ قَالَ إِنَّكَ الْيَوْمَ لَدَيْنَا مَكِينٌ أَمِينٌ
Hükümdar: "Onu bana getirin, yanıma alayım" dedi. Onunla konuşunca: "Bugün senin yanımızda önemli bir yerin ve güvenilir bir durumun vardır." dedi.
55قَالَ اجْعَلْنِي عَلَىٰ خَزَائِنِ الْأَرْضِ ۖ إِنِّي حَفِيظٌ عَلِيمٌ
Yusuf: "Beni memleketin hazinelerine memur et, çünkü ben korumasını ve yönetmesini bilirim" dedi.
56وَكَذَٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْأَرْضِ يَتَبَوَّأُ مِنْهَا حَيْثُ يَشَاءُ ۚ نُصِيبُ بِرَحْمَتِنَا مَن نَّشَاءُ ۖ وَلَا نُضِيعُ أَجْرَ الْمُحْسِنِينَ
Yusuf'u böylece o memlekete yerleştirdik; istediği yerlerde oturabilirdi. Rahmetimizi tıpkı bu misalde olduğu gibi istediğimize veririz; iyi davrananların ecrini zayi etmeyiz.
57وَلَأَجْرُ الْآخِرَةِ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ آمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ
Ama ahiret ecri, inananlar ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir.
YûsufKuran Fihrist
111Ayet
MekkiRevelation
55Ayet

Meal — Yûsuf 55

Sure Yûsuf Ayet 55 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Yusuf: "Beni memleketin hazinelerine memur et, çünkü ben korumasını ve…

Sure Ayet 55/111 — Yûsuf يوسف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Yûsuf Dinle, Yûsuf Meal, Yûsuf mp3, Yûsuf pdf. Ayet 53–57. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler