İbrâhim · 32/52
Meal Okunuş — İbrâhim
اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَأَنزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَخْرَجَ بِهِ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَّكُمْ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْفُلْكَ لِتَجْرِيَ فِي الْبَحْرِ بِأَمْرِهِ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْأَنْهَارَ ۝٣٢
Allaahul lazee khalaqas samaawaati wal arda wa anzala minas samaaa`i maaa`an faakhraja bihee minas samaraati rizqal lakum wa sakhkhara lakumul fulka litajriya fil bahri bi amrihee wa sakhkhara lakumul anhaar
📖 Türkçe Anlam
Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah'tır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Haleka (خَلَقَ): Yaratmak, yoktan var etmek.
  • Semavat (السَّمَاوَاتِ): Gökler, gökyüzü katmanları.
  • Enzele (أَنزَلَ): İndirmek, yağdırmak.
  • Semâ (السَّمَاءِ): Burada gökyüzü, bulutlar.
  • Ma (مَاءً): Su, yağmur.
  • Ehraçe (فَأَخْرَجَ): Çıkarmak, yetiştirmek.
  • Semerat (الثَّمَرَاتِ): Meyveler, ürünler.
  • Rızkan (رِزْقًا): Rızık, geçimlik, faydalanılan şey.
  • Sehhara (سَخَّرَ): Boyun eğdirmek, hizmete vermek, musahhar kılmak.
  • Fülk (الْفُلْكَ): Gemiler.
  • Emr (أَمْرِهِ): Allah'ın izni, kudreti ve yasası.
  • Enhar (الأَنْهَارَ): Nehirler, akarsular.

Tefsir:

Bu mübarek ayet, kâinatın yaratıcısı ve tek ilah olan Allah'ın (c.c.) kullarına olan sınırsız nimetlerini ve kudretinin büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Ey insanlar! Şunu iyi bilin ki, bu gökleri ve bu yeri yoktan var eden, hiçbir örneği olmaksızın onları inşa eden yalnızca Allah'tır. O, gökten yağmuru indirir; bu su ile ölü toprakları diriltir ve sizin için çeşit çeşit meyveler, ürünler çıkarır. İşte bu, sizin rızkınızdır; yediğiniz, içtiğiniz ve geçiminizi sağladığınız her şey O'nun lütfudur.

Allah (c.c.) sadece rızkınızı yaratmakla kalmamış, aynı zamanda size olan rahmetinin bir gereği olarak gemileri de hizmetinize vermiştir. O'nun izni ve kudreti sayesinde gemiler denizlerde yüzerek ticaret yapmanızı, bir yerden bir yere ulaşmanızı ve ihtiyaçlarınızı karşılamanızı sağlar. Ayrıca nehirleri de sizin için akıtmıştır; onlardan içersiniz, hayvanlarınızı sularsınız, tarlalarınızı sulayıp ekinlerinizi yetiştirirsiniz. Kısacası, hayatınızı devam ettirebilmeniz için gerekli olan her şeyi O, size boyun eğdirmiştir.

Sevgili kardeşlerim! Bu ayet bize, Rabbimizin kudretinin ve merhametinin ne kadar büyük olduğunu hatırlatmaktadır. Göklerin ve yerin yaratılışı, yağmurun yağması, bitkilerin yeşermesi, gemilerin denizde yürümesi ve nehirlerin akması... Bunların hepsi tesadüf değil, sonsuz bir ilim ve hikmetle yönetilen birer sanat eseridir. Peki, bu kadar nimeti önümüze seren Rabbimize karşı biz nasıl şükretmeyelim? Nasıl O'na kulluk etmeyelim?

Bu nimetleri düşünüp de Allah'ı (c.c.) tanımayan, O'na ortak koşan veya O'na isyan eden bir kimse, ne kadar büyük bir nankörlük içindedir. Oysa kalbini bu ayetlere açan bir mümin, her sabah uyandığında, her lokma yediğinde, her su içtiğinde Rabbini hatırlar ve O'na şükreder. Bu şükür, insanı Allah'a yaklaştırır, kalbini huzurla doldurur ve dünyada da ahirette de mutluluğa erdirir. Rabbimiz, bu nimetlerin kıymetini bilen ve O'na şükreden kullarından eylesin. Amin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 30-34 — İbrâhim

30وَجَعَلُوا لِلَّهِ أَندَادًا لِّيُضِلُّوا عَن سَبِيلِهِ ۗ قُلْ تَمَتَّعُوا فَإِنَّ مَصِيرَكُمْ إِلَى النَّارِ
Allah'ın yolundan sapıtmak için O'na eşler koşmuşlardı. De ki: "Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır."
31قُل لِّعِبَادِيَ الَّذِينَ آمَنُوا يُقِيمُوا الصَّلَاةَ وَيُنفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِيَ يَوْمٌ لَّا بَيْعٌ فِيهِ وَلَا خِلَالٌ
İnanan kullarıma söyle, namazı kılsınlar; alışveriş ve dostluğun olmayacağı günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli sarfetsinler.
32اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَأَنزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَخْرَجَ بِهِ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَّكُمْ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْفُلْكَ لِتَجْرِيَ فِي الْبَحْرِ بِأَمْرِهِ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْأَنْهَارَ
Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah'tır.
33وَسَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَائِبَيْنِ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ
Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah'tır.
34وَآتَاكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ ۚ وَإِن تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللَّهِ لَا تُحْصُوهَا ۗ إِنَّ الْإِنسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ
Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.
İbrâhimKuran Fihrist
52Ayet
MekkiRevelation
32Ayet

Meal — İbrâhim 32

Sure İbrâhim Ayet 32 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak…

Sure Ayet 32/52 — İbrâhim إبراهيم (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: İbrâhim Dinle, İbrâhim Meal, İbrâhim mp3, İbrâhim pdf. Ayet 30–34. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler