İbrâhim · 34/52
Meal Okunuş — İbrâhim
وَآتَاكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ ۚ وَإِن تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللَّهِ لَا تُحْصُوهَا ۗ إِنَّ الْإِنسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ ۝٣٤
Wa aataakum min kulli maa sa altumooh; wa in ta`uddoo ni`matal laahi laa tuhsoohaa; innal insaana lazaloo mun kaffaar
📖 Türkçe Anlam
Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Âtâküm: Size verdi, ihsan etti.
  • Min külli mâ se'eltümûh: İstediğiniz her şeyden (bir kısmını).
  • Tüdû: Sayarsınız, saymaya kalkışırsınız.
  • Lâ tuhsûhâ: Onu sayıp tüketemezsiniz, hakkıyla sayamazsınız.
  • Lezalûm: Çok zalim, nefsine zulmeden.
  • Keffâr: Çok nankör, nimetleri inkâr eden.

Tefsir:

Ey insanlar! Allah Teâlâ, size istediğiniz her şeyden bol bol ihsan etmiştir. Duâ ettiğinizde size vermiş, ihtiyaç duyduğunuz her şeyi yaratmış ve emrinize amade kılmıştır. Hatta siz daha istemeden de size sayısız nimetler lütfetmiştir. Şimdi bir düşünün: Allah'ın üzerinizdeki nimetlerini saymaya kalksanız, bunu asla başaramazsınız. Çünkü O'nun nimetleri o kadar çok ve çeşitlidir ki, saymakla bitmez, hesaba sığmaz. Her nefes alışınız, her organınızın çalışması, her an size ulaşan rızık, sağlık, güvenlik, akıl, göz, kulak... Bunların her biri tek başına şükür gerektiren koca birer nimettir.

İşte bütün bu nimetlere rağmen insanoğlu, nefsine çok zulmeden ve Rabbine karşı çok nankörlük edendir. Kendi eliyle kendine zarar verir, nimetlerin kıymetini bilmez, şükür yerine isyan eder, Allah'ın ikramlarını görmezden gelir veya bunları başka varlıklara isnat eder. Oysa Rabbimiz, hiçbir karşılık beklemeden sadece rahmetiyle bu nimetleri önümüze sermiştir.

Sevgili kardeşim! Bir an dur ve etrafına bak. Nefes alıyorsun, kalbin atıyor, gözlerin görüyor, ellerin tutuyor. Bunların hangisini sen kendin yarattın? Hangisini satın alabildin? İşte bunların her biri, Allah'ın sana olan sınırsız sevgisinin ve merhametinin birer göstergesidir. Öyleyse bu kadar nimete karşı tek bir görevimiz var: Şükretmek. Şükür ise; diliyle "Elhamdülillah" demek, kalbiyle bu nimetleri Allah'tan bilmek ve bedeniyle Allah'ın emirlerine uymaktır.

Unutma ki, şükreden bir kul, nimetlerin artmasına vesile olur. Allah Teâlâ buyuruyor: "Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım." (İbrahim, 7). Öyleyse bugün, bu nimetlerin farkına var ve Rabbine yönel. O'na hamd et, O'na şükret. Çünkü O, sana hiçbir karşılık beklemeden veren, seni hiçbir şeye muhtaç bırakmayan, sonsuz merhamet sahibidir.



📜 Ayet 32-36 — İbrâhim

32اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَأَنزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَخْرَجَ بِهِ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَّكُمْ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْفُلْكَ لِتَجْرِيَ فِي الْبَحْرِ بِأَمْرِهِ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْأَنْهَارَ
Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah'tır.
33وَسَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَائِبَيْنِ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ
Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah'tır.
34وَآتَاكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ ۚ وَإِن تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللَّهِ لَا تُحْصُوهَا ۗ إِنَّ الْإِنسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ
Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.
35وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ رَبِّ اجْعَلْ هَٰذَا الْبَلَدَ آمِنًا وَاجْنُبْنِي وَبَنِيَّ أَن نَّعْبُدَ الْأَصْنَامَ
İbrahim şöyle demişti: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl; beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."
36رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضْلَلْنَ كَثِيرًا مِّنَ النَّاسِ ۖ فَمَن تَبِعَنِي فَإِنَّهُ مِنِّي ۖ وَمَنْ عَصَانِي فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
"Rabbim! O putlar çok insanları saptırdı; bana uyan bendendir, bana karşı gelen kimseyi Sana bırakırım; Sen bağışlarsın, merhamet edersin."
İbrâhimKuran Fihrist
52Ayet
MekkiRevelation
34Ayet

Meal — İbrâhim 34

Sure İbrâhim Ayet 34 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız…

Sure Ayet 34/52 — İbrâhim إبراهيم (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: İbrâhim Dinle, İbrâhim Meal, İbrâhim mp3, İbrâhim pdf. Ayet 32–36. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler