Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Bâl: Hal, durum, iş, mesele.
- Kurûn: Asırlar, nesiller, toplumlar, ümmetler.
- Ûlâ: İlk, önceki, geçmiş.
Tefsir:
Hz. Musa (a.s.), Firavun'a tevhid inancını ve Allah'ın her şeyi yaratan, her şeyi bilen ve her şeyi yöneten tek ilah olduğunu anlattığında, Firavun bu hakikat karşısında aciz kalarak konuyu saptırmaya ve tartışmayı başka bir mecraya çekmeye çalıştı. O, "Peki, önceki nesillerin hali ne olacak?" diyerek, geçmiş ümmetlerin ve atalarının inançlarını delil olarak öne sürmek istedi. Firavun'un bu sorusu, aslında bir inkâr ve kibir göstergesiydi. O, "Eğer senin dediğin gibi Allah her şeyi biliyor ve yönetiyorsa, o halde bizden önce yaşamış ve putlara tapan o kavimlerin durumu ne olacak? Onlar da mı yanlış yoldaydı?" diyerek, geçmişi bahane edip hakkı kabul etmekten kaçınıyordu.
Firavun'un bu sorusu, aslında her dönemde hakikati inkâr edenlerin başvurduğu bir yöntemdir: "Atalarımızı şu hal üzere bulduk, onların izinden gidiyoruz." O, geçmiş toplumların çoğunun küfür üzere olduğunu ileri sürerek, çokluğun ve eski geleneğin hakikat için bir delil sayılabileceğini zannediyordu. Ancak bu, batıl bir düşüncedir. Çünkü hakikat, çoklukla veya eskiden beri var olmakla ölçülmez; hakikat, vahiy ve peygamberlerin getirdiği ilahi mesajla ölçülür.
Bu soru, aynı zamanda Firavun'un ahirete ve hesaba inanmadığını da gösteriyor. O, "Madem onlar helak oldu, senin söylediğin şeylerin onlara ne faydası var?" diyerek adeta ölümden sonra dirilişi de inkâr ediyordu. Hz. Musa (a.s.) ise bir sonraki ayette bu soruya en güzel cevabı verecek ve "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır; Rabbim ne şaşırır ne de unutur" diyerek, Allah'ın ilminin her şeyi kuşattığını ve her toplumun yaptıklarının kayıt altında olduğunu bildirecektir.
Sevgili kardeşlerim, bu ayet bize önemli bir ders verir: Hakikati kabul etmek için geçmişe veya çoğunluğa bakmak yerine, Allah'ın kitabına ve Peygamberimizin (s.a.v.) sünnetine bakmalıyız. Atalarımızın üzerinde olduğu şey, eğer batıl ise, onu terk etmek fazilettir. Unutmayalım ki, kıyamet gününde herkes kendi ameliyle sorgulanacak, "ben atalarımı taklit ettim" mazereti geçerli olmayacaktır. Allah'ın ilmi her şeyi kuşatmıştır; hiçbir şey O'ndan gizli değildir. O halde, gelin hep birlikte hakikatin peşinden gidelim ve Allah'ın rızasını kazanmaya çalışalım. Çünkü kurtuluş, ancak hakka tabi olmakla mümkündür.
📜 Ayet 49-53 — Tâhâ
Meal — Tâhâ 51
Sure Ayet 51/135 — Tâhâ طه (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tâhâ Dinle, Tâhâ Meal, Tâhâ mp3, Tâhâ pdf. Ayet 49–53. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










