Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- es-Sayha (الصَّيْحَةُ): Şiddetli ve korkunç ses, azap çığlığı.
- Ğusâen (غُثَاءً): Selin su yüzeyine taşıdığı köpük, çer-çöp, kuru ot ve bitki kalıntıları. Değersiz, işe yaramaz hale gelmiş şey.
- Fe bu‘den (فَبُعْدًا): Uzaklık, rahmetten kovulma ve helak olsunlar anlamında beddua.
Tefsir:
Bu âyet, azgınlıkta ve inatta direnen, peygamberlerini yalanlayan eski kavimlerin akıbetini gözler önüne seriyor. Onlar, kendilerine gelen uyarıları hiçe sayıp zulüm ve isyanda ısrar edince, azap emri geldi. O korkunç ve şiddetli ses, hak ettikleri bir ceza olarak onları ansızın yakaladı. Bu öyle dehşetli bir sesti ki, kalpleri parçaladı, canlarını aldı ve onları yeryüzünden silip süpürdü.
Ardından Yüce Allah, onların acınası halini ne güzel bir benzetmeyle tasvir ediyor: "Onları selin getirdiği çer-çöpe, suyun yüzünde sürüklenen köpüğe çevirdik." Nasıl ki sel, önüne kattığı otları, çöpleri, değersiz kalıntıları bir kenara atar ve onlardan geriye hiçbir fayda gelmez; işte o zalim kavimler de öylece yok olup gittiler. Ne isimleri kaldı ne eserleri, ne de kazandıkları dünyalık onlara bir fayda verdi. Tamamen değersiz, işe yaramaz bir hale geldiler.
Âyetin sonunda ise onlar için bir beddua ve ilahi bir hüküm yer alıyor: "Uzak olsun o zalim kavim!" Yani Allah'ın rahmetinden uzak düşsünler, helak olsunlar. Bu ifade, hem onların içine düştükleri durumu haber verir hem de kıyamete kadar okunacak bir ibret dersi olarak onlara lanet eder.
İbret ve Mesaj:
Bu kıssa, yalnızca geçmişin haberi değildir; aynı zamanda tüm insanlığa açık bir uyarıdır. Zulüm, azgınlık ve hakka karşı direniş, hiçbir kavmi kurtarmamıştır. Allah'ın sünneti değişmez: Kim peygamberleri yalanlar ve zulümde ısrar ederse, azap onu mutlaka yakalar. Buradan alacağımız büyük ders, Allah'ın emirlerine uymak, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) yolundan gitmek ve zulümden, isyandan şiddetle kaçınmaktır. Unutmayalım ki, selin sürüklediği çer-çöp gibi olmak yerine, Allah katında değerli bir kul olmak elimizdedir. Rabbimiz bize merhamet kapılarını sonuna kadar açmıştır; yeter ki biz O'na yönelip samimi bir kulla yöneltelim. Bu kıssa, tövbe kapısının hâlâ açık olduğunu ve Allah'ın affının genişliğini hatırlatırken, aynı zamanda O'nun azabının da pek şiddetli olduğunu bizlere öğretmektedir.
📜 Ayet 39-43 — Mü'minûn
Meal — Mü'minûn 41
Sure Mü'minûn Ayet 41 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Gerçekten, onları bir çığlık yakaladı ve onları süprüntü yığını haline…Sure Ayet 41/118 — Mü'minûn المؤمنون (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'minûn Dinle, Mü'minûn Meal, Mü'minûn mp3, Mü'minûn pdf. Ayet 39–43. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










