Mü'minûn · 40/118
Meal Okunuş — Mü'minûn
قَالَ عَمَّا قَلِيلٍ لَّيُصۡبِحُنَّ نَٰدِمِينَ  ۝٤٠
Qaala `ammaa qaleelil la yusbihunna naadimeen
📖 Türkçe Anlam
Allah da: "Az sonra pişman olacaklar" buyurdu.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Amma kalîl: Az bir zaman sonra, çok geçmeden.
  • Leyusbihunne: Sabahlayacaklar, bir sabah vakti mutlaka olacaklar.
  • Nâdimîn: Pişman olanlar, nedamet duyanlar.

Tefsir:

Allah Teâlâ, Peygamberi Hz. Nûh’un (a.s.) kavmine karşı yaptığı samimi duasını ve onların inkârda direnmelerini haber verdikten sonra, bu âyet-i kerîmede O’nun duasına icabet ettiğini bildirmektedir. Yüce Allah, Hz. Nûh’a şöyle buyurdu: “Az bir zaman sonra, çok geçmeden onlar mutlaka pişman olacaklar.” Yani bu inkârcılar, azap geldiğinde ve gerçeği gördüklerinde, dünyada yaptıkları yanlışlıkları anlayacaklar ve derin bir pişmanlık duyacaklardır. Ancak bu pişmanlık, iş işten geçtikten sonra olacak ve onlara hiçbir fayda sağlamayacaktır.

Bu ifade, Allah’ın vaadinin mutlaka gerçekleşeceğini ve O’nun hiçbir sözünden dönmeyeceğini gösterir. Nitekim az bir zaman sonra, Hz. Nûh’un kavmi tûfan ile helâk edilmiş ve inkârlarının cezasını görmüşlerdir. Bu âyet, müminlere sabrı ve Allah’a güvenmeyi öğretirken, inkârcılara da bir uyarı niteliğindedir.

Sevgili kardeşlerim! Bu âyetten alacağımız büyük dersler vardır. Birincisi, Allah’ın vaadi asla boşa çıkmaz. Müminler, zalimlerin ve inkârcıların geçici başarılarına aldanmamalı; bilmelidirler ki Allah, kullarına yardım eder ve hakkı üstün kılar. İkincisi, pişmanlık ancak dünyada iken, tövbe kapısı açıkken fayda verir. Ahirette duyulacak pişmanlık ise sadece bir azap ve hüsrandır. O halde bugün, bu fırsat varken Allah’a yönelmeli, O’nun emirlerine uymalı ve yasaklarından kaçınmalıyız. Unutmayalım ki azap geldiğinde pişman olmak yerine, şimdi iman edip kurtuluşa ermek çok daha hayırlıdır. Allah hepimizi, dünyada iken doğru yolu bulan ve ahirette pişman olmayan kullarından eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 38-42 — Mü'minûn

38إِنۡ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا وَمَا نَحۡنُ لَهُۥ بِمُؤۡمِنِينَ 
"Bu, sadece Allah'a karşı yalan uyduranın biridir. Biz ona inanmayız."
39قَالَ رَبِّ ٱنصُرۡنِي بِمَا كَذَّبُونِ 
O peygamber: "Rabbim! Beni yalancı saymalarına karşılık bana yardım et" dedi.
40قَالَ عَمَّا قَلِيلٍ لَّيُصۡبِحُنَّ نَٰدِمِينَ 
Allah da: "Az sonra pişman olacaklar" buyurdu.
41فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ بِٱلۡحَقِّ فَجَعَلۡنَٰهُمۡ غُثَآءًۚ فَبُعۡدًا لِّلۡقَوۡمِ ٱلظَّٰلِمِينَ 
Gerçekten, onları bir çığlık yakaladı ve onları süprüntü yığını haline getirdik. Haksızlık eden millet, rahmetden ırak olsun!
42ثُمَّ أَنشَأۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِمۡ قُرُونًا ءَاخَرِينَ 
Ardlarından başka nesiller varettik.
Mü'minûnKuran Fihrist
118Ayet
MekkiRevelation
40Ayet

Meal — Mü'minûn 40

Sure Ayet 40/118 — Mü'minûn المؤمنون (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'minûn Dinle, Mü'minûn Meal, Mü'minûn mp3, Mü'minûn pdf. Ayet 38–42. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler