Şuarâ · 157/227
Meal Okunuş — Şuarâ Suresi
فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا نَادِمِينَ ۝١٥٧
Fa`aqaroohaa fa asbahoo naadimeen
📖 Türkçe Anlam
Onlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • فَعَقَرُوهَا (Fe 'akarûhâ): Onu (dişi deveyi) kestiler, ayaklarını keserek yere serdiler veya boğazladılar.
  • فَأَصْبَحُوا (Fe asbahû): Sabaha çıktılar, sabah vaktine ulaştılar.
  • نَادِمِينَ (Nâdimîn): Pişman olanlar, yaptıklarına hayıflananlar.

Tefsir:

Semud kavmi, Allah'ın kendilerine mucize olarak gönderdiği dişi deveyi, azgın ve asi bir topluluk olarak reddettiler. Peygamberleri Salih aleyhisselam onları defalarca uyardığı halde, o azgınlardan en şakisi ileri atılıp deveyi boğazladı. Ayet, bu fiili bütün kavme nispet ediyor; çünkü onların hepsi bu işi onayladı, razı oldu ve engel olmaya çalışmadı. Bu yüzden hepsi bu günahta ortak oldular.

Deveyi kestikten sonra, azabın geleceğini anladıklarında sabaha karşı pişmanlık duymaya başladılar. Ancak bu pişmanlık, bir tövbe pişmanlığı değildi; sadece başlarına gelecek cezadan duydukları korku ve çaresizlikti. Çünkü gerçek pişmanlık, imanla birlikte olur ve kişiyi Allah'a yöneltir. Onlar ise azabı gördüklerinde pişman oldular ama iş işten geçmişti. Nitekim ardından gelen ayetlerde o korkunç azabın onları yakaladığı haber verilir.

Bu kıssada bizim için çok büyük bir ders vardır: İnsan, Allah'ın emirlerine karşı gelirken gaflet içinde olabilir; ama sonuç kaçınılmaz olduğunda pişmanlık duymak fayda vermez. Asıl olan, ölüm gelmeden ve azap görülmeden önce tövbe edip Allah'a yönelmektir. Rabbimiz, tövbe kapısını kıyamete kadar açık bırakmıştır; ne olur bu fırsatı kaçırmayalım. Her günahın ardından hemen tövbe edelim, çünkü yarın çok geç olabilir. Allah'ın rahmeti geniştir, ama O'nun azabı da çok şiddetlidir. Semud kavminin akıbeti, Allah'ın elçilerine karşı gelenlerin sonunun ne kadar acı olduğunu gözler önüne sermektedir.



📜 Ayet 155-159 — Şuarâ Suresi

155قَالَ هَٰذِهِ نَاقَةٌ لَّهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ
Salih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi.
156وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ
Salih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi.
157فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا نَادِمِينَ
Onlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular.
158فَأَخَذَهُمُ الْعَذَابُ ۗ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda bir ders vardır, fakat çoğu inanmamıştır.
159وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ
Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
157Ayet

Meal — Şuarâ 157

Şuarâ Suresi Ayet 157 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular.

Sûre Ayet 157/227 — Şuarâ Suresi الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Suresi Dinle, Şuarâ Suresi Meal, Şuarâ Suresi mp3, Şuarâ Suresi pdf. Ayet 155–159. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Monday, September 7, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler