Âl-i İmrân · 44/200
Meal Okunuş — Âl-i İmrân
ذَٰلِكَ مِنْ أَنبَاءِ الْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ ۚ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يُلْقُونَ أَقْلَامَهُمْ أَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يَخْتَصِمُونَ ۝٤٤
Zaalika min ambaaa`il ghaibi nooheehi ilaik; wa maa kunta ladaihim iz yulqoona aqlaamahum ayyuhum yakfulu Maryama wa maa kunta ladaihim iz yakhtasimoon
📖 Türkçe Anlam
Bu Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin, çekişirlerken de orada bulunmadın.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Neube (نُوحِيهِ): Vahyediyoruz, bildiriyoruz.
  • Eklâm (أَقْلَامَهُمْ): Kalemler. Burada kalemlerini suya atarak kura çekiyorlardı.
  • Yekfül (يَكْفُلُ): Kefil olur, himayesine alır, bakımını üstlenir.
  • Yahtesımûn (يَخْتَصِمُونَ): Tartışıyorlar, çekişiyorlar, anlaşmazlığa düşüyorlar.

Tefsir:

Ey Resul! Sana anlattığımız bu kıssa, gayb haberlerindendir. Sen, Meryem'in bakımını kimin üstleneceği konusunda kura çekmek için kalemlerini suya attıkları anda onların yanında değildin. Yine onlar, Meryem'in himayesi hususunda birbirleriyle çekişip tartışırken de orada hazır bulunmuyordun. Bunları sana ancak biz vahyediyoruz. Bu, senin peygamberliğinin apaçık delillerinden biridir. Zira sen, bu olaylara şahit olmadın, hiçbir kitaptan da okumadın. Fakat sana bunları eksiksiz ve doğru bir şekilde haber veriyoruz. Bu da, bu bilgilerin gaybı bilen Allah katından geldiğini göstermektedir.

Bu kıssada Meryem'in annesi, kızını Beyt-i Makdis'e adamıştı. Din adamları ise onun bakımını üstlenmek için büyük bir istek duyuyorlardı. Zekeriya (a.s.) da onlardan biriydi. Aralarında anlaşmazlık çıkınca kura çekmeye karar verdiler. Kalemlerini suya attılar. Zekeriya'nın kalemi suyun üzerinde kaldı ve kura onun lehine sonuçlandı. Böylece Meryem'in bakımını üstlenme şerefi Zekeriya'ya nasip oldu. O da bu emaneti hakkıyla yerine getirdi, Meryem'i en güzel şekilde yetiştirdi.

Davet ve İbret Mesajı:

Bu ayet, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) doğruluğunun ve risaletinin en büyük kanıtlarından biridir. O, ümmi bir peygamberdi; ne okumuş ne de yazmıştı. Bu olaylar, onun doğumundan yüzlerce yıl önce, uzak diyarlarda yaşanmıştı. Hiçbir kaynaktan öğrenmesi mümkün değildi. İşte bu, Allah'ın ona verdiği gayb bilgisidir. Bu da bize gösteriyor ki Kur'an, beşer sözü değil, âlemlerin Rabbi'nin kelâmıdır.

Sevgili kardeşim! Bu ayet bize, Allah'ın, peygamberlerini ve salih kullarını nasıl koruyup kolladığını, onlara nasıl yardım ettiğini gösteriyor. Meryem gibi iffetli bir genç kız, Allah'ın koruması altındaydı. Zekeriya gibi bir peygamber de ona sahip çıktı. Bugün de Allah, kendisine yönelen, Kur'an'a sarılan ve salih ameller işleyen kullarını asla yalnız bırakmaz. Sen de bu kıssadan hisse al; Allah'a güven, O'nun yardımına sığın. Unutma ki Allah, kendisine tevekkül edenleri en güzel şekilde korur ve onlara en güzel kapıları açar. Bu mübarek kıssa, iman edenler için bir teselli, kalpler için bir şifadır. Rabbimiz, bizi de Zekeriya ve Meryem gibi salih kullarının yolundan ayırmasın.

🎧 Dinle

📜 Ayet 42-46 — Âl-i İmrân

42وَإِذْ قَالَتِ الْمَلَائِكَةُ يَا مَرْيَمُ إِنَّ اللَّهَ اصْطَفَاكِ وَطَهَّرَكِ وَاصْطَفَاكِ عَلَىٰ نِسَاءِ الْعَالَمِينَ
Melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah seni seçip temizledi. Dünyaların kadınlarından seni üstün tuttu."
43يَا مَرْيَمُ اقْنُتِي لِرَبِّكِ وَاسْجُدِي وَارْكَعِي مَعَ الرَّاكِعِينَ
"Ey Meryem! Rabbine gönülden boyun eğ, secde et, rüku edenlerle birlikte rüku et."
44ذَٰلِكَ مِنْ أَنبَاءِ الْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ ۚ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يُلْقُونَ أَقْلَامَهُمْ أَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يَخْتَصِمُونَ
Bu Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin, çekişirlerken de orada bulunmadın.
45إِذْ قَالَتِ الْمَلَائِكَةُ يَا مَرْيَمُ إِنَّ اللَّهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَةٍ مِّنْهُ اسْمُهُ الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَجِيهًا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ
Melekler demişti ki: "Ey Meryem! Allah sana, Kendinden bir sözü, adı Meryem oğlu İsa olan Mesihi, dünya ve ahirette şerefli ve Allah'a yakın kılınanlardan olarak müjdeler".
46وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًا وَمِنَ الصَّالِحِينَ
"İnsanlarla, beşikte iken de, yetişkin iken de konuşacaktır ve o, iyilerdendir".
Âl-i İmrânKuran Fihrist
200Ayet
MedeniRevelation
44Ayet

Meal — Âl-i İmrân 44

Sure Âl-i İmrân Ayet 44 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bu Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye…

Sure Ayet 44/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 42–46. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler