Âl-i İmrân · 82/200
Meal Okunuş — Âl-i İmrân
فَمَن تَوَلَّىٰ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ ۝٨٢
Faman tawallaa ba`da zaalika fa ulaaa`ika humul faasiqoon
📖 Türkçe Anlam
Bunun ardından yüz çeviren var ya, işte onlar fasık olanlardır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • تَوَلَّى: Yüz çevirmek, sırtını dönmek, uzaklaşmak.
  • الْفَاسِقُونَ: Allah'ın emrinden çıkanlar, itaatten ayrılıp günaha dalanlar, doğru yoldan sapanlar.

Tefsir:

Bu mübarek ayet, Allah Teâlâ'nın peygamberlerden aldığı sağlam ve büyük misakı (sözleşmeyi) hatırlattıktan sonra gelmektedir. O misak; peygamberlerin, kendilerinden sonra gelecek olan son elçi Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'e iman edeceklerine ve ümmetlerini de buna davet edeceklerine dair verdikleri kesin sözdü. İşte bu apaçık beyan ve bu güçlü ahitten sonra kim yüz çevirir, bu davete sırtını döner ve kabul etmezse, işte onlar gerçek anlamda fasık olanlardır. Yani Allah'ın dininden çıkanlar, O'nun emrine ve itaatine karşı gelenlerdir.

Bu ayet, bizlere önemli bir hakikati öğretir: İman, sadece dil ile söylenen bir söz değil; kalp ile tasdik, amel ile de desteklenmesi gereken bir hayat nizamıdır. Allah'ın apaçık delilleri ve peygamberlerin tebliğinden sonra yüz çevirmek, kişiyi fasıklık derekesine düşürür. Ancak burada ümit kırıcı bir mesaj yoktur; bilakis uyarıcı ve uyandırıcı bir mesaj vardır. Çünkü Yüce Rabbimiz, kullarının hidayete ermesini ister ve kapısı tövbeye her zaman açıktır. Bu ayet, bizleri Allah'ın ipine sımsıkı sarılmaya, verdiğimiz iman sözünde sadık kalmaya ve O'nun rızasını kazanma yolunda sebat etmeye davet eder. Unutmayalım ki, dünya ve ahiret saadeti, bu ilahi çağrıya icabet etmekte ve bu kutlu yolda yürümektedir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 80-84 — Âl-i İmrân

80وَلَا يَأْمُرَكُمْ أَن تَتَّخِذُوا الْمَلَائِكَةَ وَالنَّبِيِّينَ أَرْبَابًا ۗ أَيَأْمُرُكُم بِالْكُفْرِ بَعْدَ إِذْ أَنتُم مُّسْلِمُونَ
Size melekleri, peygamberleri Rab olarak benimsemenizi emretmesi de yaraşmaz. Siz müslüman olduktan sonra, size inkar etmeyi mi emredecek?
81وَإِذْ أَخَذَ اللَّهُ مِيثَاقَ النَّبِيِّينَ لَمَا آتَيْتُكُم مِّن كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مُّصَدِّقٌ لِّمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِهِ وَلَتَنصُرُنَّهُ ۚ قَالَ أَأَقْرَرْتُمْ وَأَخَذْتُمْ عَلَىٰ ذَٰلِكُمْ إِصْرِي ۖ قَالُوا أَقْرَرْنَا ۚ قَالَ فَاشْهَدُوا وَأَنَا مَعَكُم مِّنَ الشَّاهِدِينَ
Allah peygamberlerden ahid almıştı: "And olsun ki size Kitap, hikmet verdim; sizde olanı tasdik eden bir peygamber gelecek, ona mutlaka inanacaksınız ve ona mutlaka yardım edeceksiniz, ikrar edip bu ahdi kabul ettiniz mi?" demişti. "İkrar ettik" demişlerdi de: "Şahid olun, Ben de sizinle beraber şahidlerdenim" demişti.
82فَمَن تَوَلَّىٰ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Bunun ardından yüz çeviren var ya, işte onlar fasık olanlardır.
83أَفَغَيْرَ دِينِ اللَّهِ يَبْغُونَ وَلَهُ أَسْلَمَ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَإِلَيْهِ يُرْجَعُونَ
Allah'ın dininden başka bir din mi arzu ediyorlar? Oysa göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez O'na teslim olmuştur, O'na döneceklerdir.
84قُلْ آمَنَّا بِاللَّهِ وَمَا أُنزِلَ عَلَيْنَا وَمَا أُنزِلَ عَلَىٰ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ وَالْأَسْبَاطِ وَمَا أُوتِيَ مُوسَىٰ وَعِيسَىٰ وَالنَّبِيُّونَ مِن رَّبِّهِمْ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
"Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene, Rableri tarafından Musa, İsa ve peygamberlere verilene inandık, onları birbirinden ayırt etmeyiz, biz O'na teslim olanlarız" de.
Âl-i İmrânKuran Fihrist
200Ayet
MedeniRevelation
82Ayet

Meal — Âl-i İmrân 82

Sure Âl-i İmrân Ayet 82 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bunun ardından yüz çeviren var ya, işte onlar fasık olanlardır.

Sure Ayet 82/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 80–84. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler