Âl-i İmrân · 81/200
Meal Okunuş — Âl-i İmrân
وَإِذْ أَخَذَ اللَّهُ مِيثَاقَ النَّبِيِّينَ لَمَا آتَيْتُكُم مِّن كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مُّصَدِّقٌ لِّمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِهِ وَلَتَنصُرُنَّهُ ۚ قَالَ أَأَقْرَرْتُمْ وَأَخَذْتُمْ عَلَىٰ ذَٰلِكُمْ إِصْرِي ۖ قَالُوا أَقْرَرْنَا ۚ قَالَ فَاشْهَدُوا وَأَنَا مَعَكُم مِّنَ الشَّاهِدِينَ ۝٨١
Wa iz akhazal laahu meesaaqan Nabiyyeena lamaaa aataitukum min Kitaabinw wa Hikmatin summa jaaa`akum Rasoolum musaddiqul limaa ma`akum latu`minunna bihee wa latansurunnah; qaala `aaqrartum wa akhaztum alaa zaalikum isree qaalooo aqrarnaa; qaala fashhadoo wa ana ma`akum minash shaahideen
📖 Türkçe Anlam
Allah peygamberlerden ahid almıştı: "And olsun ki size Kitap, hikmet verdim; sizde olanı tasdik eden bir peygamber gelecek, ona mutlaka inanacaksınız ve ona mutlaka yardım edeceksiniz, ikrar edip bu ahdi kabul ettiniz mi?" demişti. "İkrar ettik" demişlerdi de: "Şahid olun, Ben de sizinle beraber şahidlerdenim" demişti.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Mîsâk: Sağlam, kesin ve bağlayıcı söz, antlaşma.
  • İsr: Ağır yük, bağlayıcı ahit, kesin söz.
  • İkrâr: Kabul etmek, onaylamak, itiraf etmek.
  • Şâhid: Tanık, şahitlik eden.

Âyetin Tefsiri:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'e hitaben, geçmiş peygamberlerden alınan büyük bir sözü hatırlatmaktadır. Allah Teâlâ, kendilerine kitap ve hikmet verdiği bütün peygamberlerden kesin bir söz almıştır: "Size verdiğim kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini tasdik eden bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edecek ve ona mutlaka yardım edeceksiniz." Burada kastedilen, son peygamber olan Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'dir. Bütün peygamberler, kendi ümmetlerine bu müjdeyi vermiş ve onlardan da bu son peygambere iman edip yardım etmeleri konusunda söz almışlardır.

Allah Teâlâ, bu sözü peygamberlerden aldıktan sonra onlara: "Bunu kabul ettiniz mi ve bu konuda bana kesin söz verdiniz mi?" diye sormuş, onlar da: "Evet, kabul ettik ve söz verdik" demişlerdir. Bunun üzerine Allah: "Öyleyse şahit olun, ben de sizinle birlikte şahitlerdenim" buyurmuştur. Bu, olayın ne kadar ciddi ve büyük olduğunu göstermektedir. Bu ahit, sadece peygamberleri değil, onların ümmetlerini de kapsamaktadır. Yani her peygamber, kendi ümmetine Hz. Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem) geleceğini haber vermiş ve onlardan da ona iman edip yardım etmeleri konusunda söz almıştır.

Bu âyet, İslam'ın evrenselliğini ve bütün ilahi dinlerin özünde aynı hakikati taşıdığını göstermektedir. Bütün peygamberler, aynı kaynaktan gelmiş ve aynı mesajı tebliğ etmişlerdir. Son peygamber Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) ise bu mesajın en mükemmel ve en kapsamlı halini getirmiştir. Ona iman etmek, aslında bütün peygamberlere iman etmek demektir. Ona yardım etmek ise, onun getirdiği hakikat davasını yaşamak ve yaşatmaktır.

Sevgili kardeşlerim! Bizler, bu büyük ahdin muhatabı olan ümmetin fertleriyiz. Peygamberlerin mirasçıları olarak bizlere düşen görev, bu ahde sadık kalmak, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'e gönülden iman etmek ve onun sünnetini hayatımıza tatbik etmektir. Ona yardım etmenin en güzel yolu, onun getirdiği Kur'an'ı okuyup anlamak, onun ahlakıyla ahlaklanmak ve İslam'ı en güzel şekilde temsil etmektir. Bu ahde sadık kalanlar, dünyada huzur ve mutluluğa, ahirette ise ebedi kurtuluşa ereceklerdir. Rabbimiz bizleri, peygamberlerin şahitliğine layık, ahdine sadık kullarından eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 79-83 — Âl-i İmrân

79مَا كَانَ لِبَشَرٍ أَن يُؤْتِيَهُ اللَّهُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا عِبَادًا لِّي مِن دُونِ اللَّهِ وَلَٰكِن كُونُوا رَبَّانِيِّينَ بِمَا كُنتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنتُمْ تَدْرُسُونَ
Allah'ın kendisine Kitap'ı, hükmü, peygamberliği verdiği insanoğluna: "Allah'ı bırakıp bana kulluk edin" demek yaraşmaz, fakat: "Kitabı öğrettiğinize, okuduğunuza göre Rabb'e kul olun" demek yaraşır.
80وَلَا يَأْمُرَكُمْ أَن تَتَّخِذُوا الْمَلَائِكَةَ وَالنَّبِيِّينَ أَرْبَابًا ۗ أَيَأْمُرُكُم بِالْكُفْرِ بَعْدَ إِذْ أَنتُم مُّسْلِمُونَ
Size melekleri, peygamberleri Rab olarak benimsemenizi emretmesi de yaraşmaz. Siz müslüman olduktan sonra, size inkar etmeyi mi emredecek?
81وَإِذْ أَخَذَ اللَّهُ مِيثَاقَ النَّبِيِّينَ لَمَا آتَيْتُكُم مِّن كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مُّصَدِّقٌ لِّمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِهِ وَلَتَنصُرُنَّهُ ۚ قَالَ أَأَقْرَرْتُمْ وَأَخَذْتُمْ عَلَىٰ ذَٰلِكُمْ إِصْرِي ۖ قَالُوا أَقْرَرْنَا ۚ قَالَ فَاشْهَدُوا وَأَنَا مَعَكُم مِّنَ الشَّاهِدِينَ
Allah peygamberlerden ahid almıştı: "And olsun ki size Kitap, hikmet verdim; sizde olanı tasdik eden bir peygamber gelecek, ona mutlaka inanacaksınız ve ona mutlaka yardım edeceksiniz, ikrar edip bu ahdi kabul ettiniz mi?" demişti. "İkrar ettik" demişlerdi de: "Şahid olun, Ben de sizinle beraber şahidlerdenim" demişti.
82فَمَن تَوَلَّىٰ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Bunun ardından yüz çeviren var ya, işte onlar fasık olanlardır.
83أَفَغَيْرَ دِينِ اللَّهِ يَبْغُونَ وَلَهُ أَسْلَمَ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَإِلَيْهِ يُرْجَعُونَ
Allah'ın dininden başka bir din mi arzu ediyorlar? Oysa göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez O'na teslim olmuştur, O'na döneceklerdir.
Âl-i İmrânKuran Fihrist
200Ayet
MedeniRevelation
81Ayet

Meal — Âl-i İmrân 81

Sure Âl-i İmrân Ayet 81 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah peygamberlerden ahid almıştı: "And olsun ki size Kitap, hikmet…

Sure Ayet 81/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 79–83. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler