Yâsîn · 67/83
Meal Okunuş — Yâsîn
وَلَوْ نَشَاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلَىٰ مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ ۝٦٧
Wa law nashaaa`u lamasakhnaahum `alaa makaanatihim famas-tataa`oo mudiyyanw-wa laa yarji`oon
📖 Türkçe Anlam
Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Meshettik (لَمَسَخْنَاهُمْ): Onları şekilden şekle sokmak, kılıklarını değiştirmek, maymun veya domuz gibi bir surete çevirmek.
  • Mekânetihim (مَكَانَتِهِمْ): Bulundukları yer üzerinde, oldukları yerde.
  • Mudiyy (مُضِيًّا): İleriye gitmek, yürüyüp geçmek.
  • Yerciûn (يَرْجِعُونَ): Geriye dönmek, eski hallerine veya bulundukları yere geri dönmek.

Tefsir:

Ey iman eden kardeşim! Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, kudretinin azametini ve dilediğini yapmaya gücünün yettiğini bizlere haber veriyor. Allah Teâlâ buyuruyor ki: "Eğer dileseydik, onları bulundukları yerde meshederdik (şekillerini değiştirirdik). Artık ne ileriye gidebilirler ne de geriye dönebilirlerdi."

Bu ne büyük bir ilâhî kudret beyanıdır! Allah (c.c.) dileseydi, o inkârcıları oldukları yerde maymuna, domuza veya başka bir şekle çevirirdi de onlar oldukları yerde donup kalırlardı. Ne bir adım ileri atabilirler, ne de geri dönebilirlerdi. Bu, onların âcizliklerini ve Allah'ın kudretinin mutlaklığını gösteren kesin bir delildir.

Ey insan! Düşün ki, Allah dileseydi seni de bulunduğun hal üzere bir anda başka bir surete çevirebilirdi. Senin elinde olan hiçbir şey yoktur. Senin yürümen, durman, ileri gitmen, geri dönmen; hepsi O'nun izni ve kudretiyledir. O, dilediği anda seni olduğun yerde dondurur, dilediği anda şeklini değiştirir. Öyleyse O'na karşı ne kadar boyun eğmeli, ne kadar itaat etmeliyiz!

Bu âyet bize aynı zamanda büyük bir uyarıdır: İnsan, Allah'ın kudreti karşısında ne kadar âciz olduğunu unutmamalıdır. Kibirlenmemeli, büyüklenmemeli, Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmalıdır. Çünkü Allah dilediği anda o kişiyi rezil edebilir, şeklini değiştirebilir, olduğu yerde âciz bir varlık haline getirebilir.

Rabbimiz bizlere merhamet etmiş, bu cezaları dünyada vermeyip tövbe kapısını açık bırakmıştır. Öyleyse bu fırsatı ganimet bilmeli, Allah'a yönelmeli, O'nun rızasını kazanmak için gayret etmeliyiz. Unutmayalım ki, Allah'ın azabı çok şiddetlidir; fakat O'nun rahmeti de azabından önce gelir. Tövbe eden kullarını sever, günahlarını bağışlar.

Ne mutlu o kimseye ki, bu âyetleri okuyup ibret alır, Allah'ın kudreti karşısında eğilir ve O'na samimiyetle kulluk eder! İşte kurtuluş ve saadet budur.

🎧 Dinle

📜 Ayet 65-69 — Yâsîn

65الْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلَىٰ أَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَا أَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ أَرْجُلُهُم بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
İşte o gün ağızlarını mühürleriz, Bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahidlik eder.
66وَلَوْ نَشَاءُ لَطَمَسْنَا عَلَىٰ أَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقُوا الصِّرَاطَ فَأَنَّىٰ يُبْصِرُونَ
Dilesek, gözlerini kör ederdik de yol bulmağa çalışırlardı. Nasıl görebilirlerdi?
67وَلَوْ نَشَاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلَىٰ مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ
Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.
68وَمَن نُّعَمِّرْهُ نُنَكِّسْهُ فِي الْخَلْقِ ۖ أَفَلَا يَعْقِلُونَ
Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir. Akletmezler mi?
69وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنبَغِي لَهُ ۚ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْآنٌ مُّبِينٌ
Biz ona şiir öğretmedik, zaten ona gerekmezdi. Bu bir öğüt ve apaçık Kuran'dır.
YâsînKuran Fihrist
83Ayet
MekkiRevelation
67Ayet

Meal — Yâsîn 67

Sure Yâsîn Ayet 67 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve…

Sure Ayet 67/83 — Yâsîn يس (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Yâsîn Dinle, Yâsîn Meal, Yâsîn mp3, Yâsîn pdf. Ayet 65–69. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler