Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Mesih: Mübârek, temiz, yüzü ve vücudu mesh edilmiş (silinmiş) kimse demektir. İsa aleyhisselamın lakabıdır.
- Şübbihe lehüm: Onlara benzetildi. Yani Allah Teâlâ, İsa aleyhisselamın benzerini (suretini) onu öldürmek isteyen adamın üzerine koydu.
- İttibâ: Uymak, takip etmek, peşinden gitmek.
- Zann: Kesin bilgi olmayan, tahmin ve şüpheye dayanan görüş.
- Yakîn: Kesin bilgi, şüphesiz ve tartışmasız doğru olan.
Tefsir:
Bu âyet, İsrailoğulları'nın ve özellikle Yahudilerin büyük bir günahını ve iftirasını haber vermektedir. Onlar, Allah'ın peygamberi olan İsa aleyhisselam'a karşı o kadar büyük bir düşmanlık beslediler ki, onu öldürmekle övünüp şöyle dediler: "Biz, Allah'ın Resulü olan Meryem oğlu Mesih İsa'yı öldürdük." Bu sözleriyle hem iftira atmışlar hem de alay etmişlerdir. Çünkü onlar, İsa aleyhisselam'ın peygamberliğini kabul etmiyor, onu küçümsüyorlardı.
Ancak Allah Teâlâ, onların bu iddialarını kesin bir dille reddediyor: "Onu öldürmediler ve onu asmadılar." Peki ne oldu? "Fakat onlara (bir adam) benzetildi." Yani Allah'ın kudretiyle, İsa aleyhisselam'ın sureti, onu ele vermek isteyen bir adamın üzerine konuldu. O adam yakalanıp asıldı ve insanlar onun İsa olduğunu zannettiler. Böylece Allah, peygamberini düşmanlarının şerrinden korudu ve onu katledilmekten kurtardı.
Bu olay, o dönemde büyük bir ihtilaf konusu oldu. Yahudiler "Biz öldürdük" dediler, bazı Hristiyanlar da "Biz öldürdük" dediler. Bir kısmı ise "Onu ne Yahudiler ne de Hristiyanlar öldürdü, o göğe yükseltildi" dedi. İşte bu yüzden Allah Teâlâ buyuruyor ki: "Onun hakkında ihtilafa düşenler, kesinlikle ondan yana bir şüphe içindedirler." Yani onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uymaktadırlar. Oysa zan, hakikatin yerini tutmaz. Onlar kesin olarak onu öldürmediler, sadece bir kuruntu ve yanılgı içindeydiler.
Bu kıssada bizim için çok büyük dersler vardır. Allah Teâlâ, dostlarını asla yalnız bırakmaz. Peygamberini, düşmanlarının tuzaklarından koruduğu gibi, samimi kullarını da her türlü kötülükten muhafaza eder. Bu âyet, Allah'a olan güvenimizi artırmalı ve O'nun kudretinin her şeye yettiğini bize hatırlatmalıdır. Ayrıca, insanların dedikodularına ve asılsız iddialarına değil, Allah'ın bildirdiği kesin bilgiye (vahye) sarılmamız gerektiğini öğretir. Çünkü hakikat, ancak Allah'ın kitabında ve Resulü'nün sünnetindedir. Bizler, bu âyetten aldığımız dersle, her konuda Allah'a teslim olmalı ve O'nun korumasına sığınmalıyız.
📜 Ayet 155-159 — Nisâ
Meal — Nisâ 157
Sure Nisâ Ayet 157 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bu, bir de inkarlarından, Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarından ve:…Sure Ayet 157/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 155–159. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










