Cum'a · 3/11
Meal Okunuş — Cum'a
وَآخَرِينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْ ۚ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ۝٣
Wa aakhareena minhum lammaa yalhaqoo bihim wa huwal `azeezul hakeem
📖 Türkçe Anlam
Onlardan başkalarına da -ki henüz onlara katılmamışlardır- Kitap ve hikmeti öğretmek üzere, Peygamberi gönderen Allah'tır. O, güçlüdür, Hakim'dir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Âharîne: Başkalarına, diğerlerine.
  • Lemmâ yelhakû bihim: Henüz onlara katılmamış olanlara, yani henüz gelmemiş bulunanlara.
  • El-Azîz: Her şeye galip gelen, hiçbir şeyin kendisini aciz bırakamadığı yüce kudret sahibi.
  • El-Hakîm: Her işi hikmetli olan, her sözü ve fiili yerli yerinde olan.

Tefsir:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

Bu mübarek ayet, Yüce Allah'ın Resulü Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'i göndermesinin kapsamını ve bu gönderilişin evrenselliğini beyan etmektedir. Bir önceki ayette Allah Teâlâ, ümmî (okuma yazma bilmeyen) Araplara kendi içlerinden bir peygamber gönderdiğini, onun da kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyup onları şirk ve kötü ahlaktan arındırdığını, kitabı ve hikmeti öğrettiğini haber vermişti. İşte bu ayet, o gönderilişin sadece o dönemdeki Araplarla sınırlı olmadığını, aksine onlardan sonra gelecek olan diğer toplulukları da kapsadığını bildirmektedir.

Allah Teâlâ bu ayette şöyle buyurmaktadır: "Ve onlardan henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de..." Yani bu peygamber, sadece asr-ı saadetteki ümmî Araplara değil, aynı zamanda onlardan sonra gelecek olan, kıyamete kadar gelecek bütün ümmetlere de gönderilmiştir. Bu, Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) risaletinin evrenselliğinin açık bir delilidir. O, bütün insanlığa ve cinlere gönderilmiş son peygamberdir. Bu ümmet, onun ümmetidir ve kıyamete kadar devam edecektir. Bu "diğerleri" ifadesi, sahabelerden sonra gelen tabiin, tebe-i tabiin ve kıyamete kadar gelecek olan bütün Müslümanları kapsar. Bazı müfessirler bu ifadenin Arap olmayan diğer milletleri de kapsadığını belirtmişlerdir.

Bu ifade, Müslümanlar için ne büyük bir müjdedir! Bizler, o "henüz katılmamış olanlar" neslinin bir parçasıyız. Bu ayet, bizlere de hitap etmektedir. Bizler de bu peygamberin ümmetiyiz, onun getirdiği kitaba ve sünnete tabi olmakla şereflenmiş kimseleriz. Bu, Allah'ın bize olan büyük bir lütfu ve rahmetidir.

Ayetin sonunda Allah Teâlâ, "O, Azîz'dir, Hakîm'dir" buyurmaktadır. Yani O, her şeye galip gelen, hiçbir gücün kendisini aciz bırakamayacağı yüce kudret sahibidir. Dilediğini yapar, hükmüne kimse karşı çıkamaz. O aynı zamanda Hakîm'dir; her işi bir hikmete dayanır, her takdiri yerli yerindedir. Bu peygamberi göndermesi de O'nun hikmetinin bir gereğidir. Çünkü insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak, onlara doğru yolu göstermek, O'nun sonsuz hikmetinin bir tecellisidir.

Sevgili kardeşlerim! Bu ayet bize, İslam'ın evrensel bir din olduğunu, kıyamete kadar bütün insanlığa hitap ettiğini öğretmektedir. Bizler bu büyük ümmetin fertleri olarak, bu peygamberin getirdiği mesajı anlamak, yaşamak ve bütün insanlığa ulaştırmakla yükümlüyüz. Bu, hem bir şeref hem de büyük bir sorumluluktur. Rabbimiz bizleri, bu peygamberin sünnetine sımsıkı sarılanlardan ve onun şefaatine nail olanlardan eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 1-5 — Cum'a

1يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ
Göklerde olanlar ve yerde bulunanlar, hükümran, çok kutsal, güçlü ve Hakim olan Allah'ı tesbih ederler.
2هُوَ الَّذِي بَعَثَ فِي الْأُمِّيِّينَ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِهِ وَيُزَكِّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَإِن كَانُوا مِن قَبْلُ لَفِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ
Kitapsız (okuma-yazma bilmeyen) kimseler arasından, kendilerine ayetlerini okuyan, onları arıtan, onlara Kitabı ve hikmeti öğreten bir Peygamber gönderen O'dur. Onlar, daha önce, şüphesiz apaçık bir sapıklık içinde idiler.
3وَآخَرِينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْ ۚ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Onlardan başkalarına da -ki henüz onlara katılmamışlardır- Kitap ve hikmeti öğretmek üzere, Peygamberi gönderen Allah'tır. O, güçlüdür, Hakim'dir.
4ذَٰلِكَ فَضْلُ اللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَاءُ ۚ وَاللَّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ
Bu, Allah'ın dilediğine verdiği lütfüdür. Allah, büyük lütuf sahibidir.
5مَثَلُ الَّذِينَ حُمِّلُوا التَّوْرَاةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ أَسْفَارًا ۚ بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِ اللَّهِ ۚ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
Kendilerine Tevrat öğretildiği halde, onun gereğini yapmayanların durumu, sırtına kitap yüklenmiş merkebin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan kimselerin durumu ne kötüdür! Allah zalimleri doğru yola eriştirmez.
Cum'aKuran Fihrist
11Ayet
MedeniRevelation
3Ayet

Meal — Cum'a 3

Sure Cum'a Ayet 3 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onlardan başkalarına da -ki henüz onlara katılmamışlardır- Kitap ve hikmeti…

Sure Ayet 3/11 — Cum'a الجمعة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Cum'a Dinle, Cum'a Meal, Cum'a mp3, Cum'a pdf. Ayet 1–5. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler