A'râf · 135/206
Meal Okunuş — A'râf
فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الرِّجْزَ إِلَىٰ أَجَلٍ هُم بَالِغُوهُ إِذَا هُمْ يَنكُثُونَ ۝١٣٥
Falammaa kashafnaa `anhumur rijza ilaaa ajalin hum baalighoohu izaa hum yankusoon
📖 Türkçe Anlam
Azabı nasıl olsa sonuna gelecekleri bir müddet için üzerlerinden kaldırınca, hemen sözlerinden cayıyorlardı.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Ricz (الرِّجْزُ): Azap, bela, ceza. Burada Firavun kavmine gönderilen tufan, çekirge, haşere, kurbağa ve kan gibi musibetler kastedilmiştir.
  • Ecel (أَجَلٍ): Belirlenmiş süre, vade. Burada kendilerine tanınan süre, yani helak edilecekleri ana kadar geçecek olan zaman dilimidir.
  • Yenküsûn (يَنكُثُونَ): Ahdi bozmak, sözünden dönmek, verdikleri sözü çiğnemek.

Tefsir:

Allah Teâlâ, Firavun ve kavmine, iman etmeleri ve Musa (a.s.)'a verdikleri sözü tutmaları için pek çok musibet göndermişti. Her seferinde bu belalar onları kuşattığında, zor durumda kalıp Musa'ya yalvarıyorlar, "Eğer bu azabı bizden kaldırırsan, sana kesin olarak iman edeceğiz ve İsrailoğullarını seninle birlikte göndereceğiz" diye söz veriyorlardı. Ancak Allah, merhameti gereği o azabı onlardan kaldırdığında, kendilerine tanınan süre içinde verdikleri sözü derhal bozuyorlar, küfür ve inatlarında direnmeye devam ediyorlardı.

Bu ayet, insanın zorluk anında gösterdiği teslimiyetin, rahata kavuşunca nasıl unutulduğunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Onlar, azap geldiğinde yalvarıp yakaran, ancak sıkıntı geçince verdikleri sözü hiçe sayan bir topluluktu. Hâlbuki Allah onlara defalarca fırsat tanımış, tövbe kapısını açık tutmuştu. Fakat onlar her seferinde bu fırsatı tepmiş, nankörlüklerini sürdürmüşlerdir. Nihayetinde bu inatları, onları denizde boğulmak suretiyle helak edilmeye götürmüştür.

Bu kıssadan alınacak büyük dersler vardır: İnsan, sıkıntı anında Allah'a yönelmeli, ancak rahata kavuşunca da bu yönelişini korumalıdır. Verdiği sözde durmak, müminin en önemli vasıflarındandır. Allah'ın mühlet vermesi, asla O'nun unuttuğu veya affettiği anlamına gelmez; bilakis bu, kulların tövbe etmesi için bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirmeyenler, sonunda pişmanlık duyacakları bir akıbetle karşılaşırlar. Rabbimiz bizleri, sözünde duran, imanında sebat eden ve her hâlükârda O'na yönelen kullarından eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 133-137 — A'râf

133فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الطُّوفَانَ وَالْجَرَادَ وَالْقُمَّلَ وَالضَّفَادِعَ وَالدَّمَ آيَاتٍ مُّفَصَّلَاتٍ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُّجْرِمِينَ
Bunun üzerine su baskınını, çekirgeyi, haşeratı, kurbağaları ve kanı birbirinden ayrı mucizeler olarak onlara musallat kıldık; yine de büyüklük taslayıp suçlu bir millet oldular.
134وَلَمَّا وَقَعَ عَلَيْهِمُ الرِّجْزُ قَالُوا يَا مُوسَى ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِندَكَ ۖ لَئِن كَشَفْتَ عَنَّا الرِّجْزَ لَنُؤْمِنَنَّ لَكَ وَلَنُرْسِلَنَّ مَعَكَ بَنِي إِسْرَائِيلَ
Azab başlarına çökünce, "Ey Musa! Rabbine, sana verdiği ahde göre bizim için yalvar. Bizden azabı kaldırırsan sana, and olsun ki, inanacağız ve İsrailoğullarını seninle beraber göndereceğiz"dediler.
135فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الرِّجْزَ إِلَىٰ أَجَلٍ هُم بَالِغُوهُ إِذَا هُمْ يَنكُثُونَ
Azabı nasıl olsa sonuna gelecekleri bir müddet için üzerlerinden kaldırınca, hemen sözlerinden cayıyorlardı.
136فَانتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَأَغْرَقْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِلِينَ
Bu sebeple onlardan öç aldık, ayetlerimizi yalan sayıp umursamadıkları için onları denizde boğduk.
137وَأَوْرَثْنَا الْقَوْمَ الَّذِينَ كَانُوا يُسْتَضْعَفُونَ مَشَارِقَ الْأَرْضِ وَمَغَارِبَهَا الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا ۖ وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ الْحُسْنَىٰ عَلَىٰ بَنِي إِسْرَائِيلَ بِمَا صَبَرُوا ۖ وَدَمَّرْنَا مَا كَانَ يَصْنَعُ فِرْعَوْنُ وَقَوْمُهُ وَمَا كَانُوا يَعْرِشُونَ
Hor görülen yahudileri, bereketlendirdiğimiz yerin doğularına ve batılarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, sabırlarına karşılık yerine geldi. Firavun ve milletinin yaptığını ve yükselttiklerini yıktık.
A'râfKuran Fihrist
206Ayet
MekkiRevelation
135Ayet

Meal — A'râf 135

Sure A'râf Ayet 135 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Azabı nasıl olsa sonuna gelecekleri bir müddet için üzerlerinden kaldırınca,…

Sure Ayet 135/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 133–137. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler