A'râf · 5/206
Meal Okunuş — A'râf
فَمَا كَانَ دَعۡوَىٰهُمۡ إِذۡ جَآءَهُم بَأۡسُنَآ إِلَّآ أَن قَالُوٓاْ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ  ۝٥
Famaa kaana da`waahum iz jaaa`ahum baasunaa illaaa an qaalooo innaa kunnaa zaalimeen
📖 Türkçe Anlam
Baskınımıza uğradıklarında, sözleri, "Gerçekten biz haksızdık" demekten ibaret kalmıştır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Dâvâları: Sözleri, yakarışları, çağrıları
  • Be'sünâ: Azabımız, şiddetli cezamız
  • Zâlimîn: Zalimler, kendilerine yazık edenler, haddi aşanlar

Tefsir:

Bu âyet, azap geldiği anda inkârcıların içine düştükleri acizliği ve pişmanlığı gözler önüne seriyor. Onlar, daha önceki hayatlarında büyüklenir, hakikati inkâr eder ve peygamberlere karşı çıkarlardı. Fakat azabımız onları kuşattığında, o kibir ve gurur bir anda yok oldu. Yalvaracak, kurtuluş çaresi arayacak güçleri bile kalmadı. Dillerinden dökülen tek söz, yaptıkları kötülükleri itiraf etmek oldu: "Biz gerçekten zalimlerdik."

Bu itiraf, onların kalplerindeki iman kıvılcımının tamamen sönmediğini gösteriyor; ancak bu itiraf, azap geldikten sonra yapıldığı için kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. Çünkü Allah Teâlâ, kullarını uyarmış, peygamberler göndermiş ve kitaplar indirmişti. Onlar ise bu uyarılara kulak vermediler. Tövbe kapısı, dünya hayatında açıkken kapatmadılar; azap geldiğinde ise tövbe etme fırsatı ellerinden alındı.

Bu âyet, bizlere çok önemli bir ders veriyor: Pişmanlık ve tövbe, vakit geçmeden, fırsat eldeyken yapılmalıdır. İnsan, hatasını kabul edip Allah'a yöneldiğinde, O'nun rahmeti sonsuzdur ve tövbeyi kabul eder. Ancak ölüm gelip çattığında veya azap baş gösterdiğinde yapılan itiraf, sadece bir pişmanlık ifadesi olarak kalır ve kişiye kurtuluş sağlamaz.

Sevgili kardeşim! Bu âyet, Allah'ın rahmetinin ne kadar geniş olduğunu da hatırlatıyor. Çünkü O, kullarının tövbe etmesini bekler ve onları bağışlamaktan hoşnut olur. Öyleyse bizler, henüz fırsat varken, hatalarımızı itiraf edip Rabbimize yönelmeliyiz. O'nun kapısı her zaman açıktır; yeter ki bizler samimi bir kalple O'na dönelim. Unutmayalım ki, gerçek kurtuluş, azap gelmeden önce yapılan tövbe ve itaattedir. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyelim, ama O'nun azabından da gafil olmayalım. İşte bu denge, müminin hayatında her zaman var olmalıdır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 3-7 — A'râf

3ٱتَّبِعُواْ مَآ أُنزِلَ إِلَيۡكُم مِّن رَّبِّكُمۡ وَلَا تَتَّبِعُواْ مِن دُونِهِۦٓ أَوۡلِيَآءَۗ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ 
Rabbinizden size indirilen Kitap'a uyun, O'ndan başka dostlar edinerek onlara uymayın. Pek az öğüt dinliyorsunuz.
4وَكَم مِّن قَرۡيَةٍ أَهۡلَكۡنَٰهَا فَجَآءَهَا بَأۡسُنَا بَيَٰتًا أَوۡ هُمۡ قَآئِلُونَ 
Biz nice kentleri yok etmişizdir; geceleyin veya gündüz uykularında iken baskınımıza uğramışlardır.
5فَمَا كَانَ دَعۡوَىٰهُمۡ إِذۡ جَآءَهُم بَأۡسُنَآ إِلَّآ أَن قَالُوٓاْ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ 
Baskınımıza uğradıklarında, sözleri, "Gerçekten biz haksızdık" demekten ibaret kalmıştır.
6فَلَنَسۡـَٔلَنَّ ٱلَّذِينَ أُرۡسِلَ إِلَيۡهِمۡ وَلَنَسۡـَٔلَنَّ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 
And olsun ki, kendilerine peygamber gönderilenlere soracağız, peygamberlere de soracağız.
7فَلَنَقُصَّنَّ عَلَيۡهِم بِعِلۡمٍۖ وَمَا كُنَّا غَآئِبِينَ 
And olsun ki, yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız, zira onlardan uzak değildik.
A'râfKuran Fihrist
206Ayet
MekkiRevelation
5Ayet

Meal — A'râf 5

Sure Ayet 5/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 3–7. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler