Yûnus · 107/109
Meal Okunuş — Yûnus
وَإِن يَمۡسَسۡكَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُۥٓ إِلَّا هُوَۖ وَإِن يُرِدۡكَ بِخَيۡرٍ فَلَا رَآدَّ لِفَضۡلِهِۦۚ يُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦۚ وَهُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ  ۝١٠٧
Wa iny yamsaskal laahu bidurrin falaa kaashifa lahoo illaa Huwa wa iny yuridka bikhairin falaa raaadda lifadlih; yuseebu bihee man yashaaa`u min `ibaadih; wa huwal Ghafoorur Raheem
📖 Türkçe Anlam
Allah sana bir sıkıntı verirse, onu O'ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik dilerse O'nun nimetini engelleyecek yoktur. O'nu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, merhametlidir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Yemesseske: Sana dokunursa, seni etkilerse.
  • Durr: Zarar, sıkıntı, bela, hastalık.
  • Kâşif: Gideren, açan, ortadan kaldıran.
  • Râdde: Geri çeviren, engelleyen.
  • Fadl: Lütuf, ihsan, hayır, nimet.
  • Yusîb: İsabet ettirir, eriştirir.

Tefsir:

Ey Resul! Bil ki, Allah sana bir zarar, bir sıkıntı veya bir bela dokunduracak olsa, bunu senden giderebilecek, seni bundan kurtarabilecek hiçbir güç yoktur; bunu ancak O giderir. Ne bir doktor, ne bir ilaç, ne bir dost, ne de bir aracı; hiçbiri O'nun izni olmadan bu zararı senden uzaklaştıramaz. Öyleyse sıkıntı anında yalnızca O'na yönel, yalnızca O'ndan yardım dile.

Buna karşılık, Allah sana bir hayır, bir nimet, bir lütuf vermek istediğinde de bunu senden geri çevirebilecek hiçbir kuvvet yoktur. Hiçbir düşman, hiçbir engel, hiçbir sebep O'nun lütfunu senden alıkoyamaz. O, dilediğine rahmetini bol bol verir; dilediğini de imtihan etmek için sıkıntıya uğratır. Bütün bunlar O'nun hikmetiyle, adaletiyle ve kullarına olan merhametiyle gerçekleşir. O, kullarından dilediğine hayır verir, dilediğini de sıkıntıyla dener; hiç kimse O'nun hükmüne karşı duramaz, O'nun takdirini değiştiremez.

İşte bu gerçeği bilen bir mümin, başına gelen her şeyde Allah'ın hikmetini görür, O'na teslim olur ve sabreder. Çünkü bilir ki, Allah'ın verdiği sıkıntı da bir rahmettir; kullarını günahlardan arındırır, derecelerini yükseltir. Verdiği nimet ise bir imtihandır; şükredeni ödüllendirir, nankörlük edeni ise adaletiyle karşılar.

Allah, el-Gafûr'dur; kullarının günahlarını bağışlar, onları affıyla kuşatır. Aynı zamanda er-Rahîm'dir; kendisine iman edenlere, itaat edenlere, O'na yönelenlere karşı sonsuz bir merhamet sahibidir. O'nun rahmeti gazabını geçmiştir; affı ise azabından daha geniştir.

Ey insan! Bu ayet sana ne büyük bir müjde veriyor: Senin başına gelen her şey, Allah'ın izni ve hikmetiyle olur. O, seni asla başıboş bırakmamıştır. Sıkıntıda O'na sığın, nimette O'na şükret. Unutma ki, kapısı herkese açık olan tek kapı O'nun kapısıdır. O'na yöneleni asla boş çevirmez, O'na dua edeni asla geri çevirmez. O'nun rahmetinden ümit kesmek, O'nun affından yüz çevirmek, insanın kendine yapacağı en büyük zulümdür. Öyleyse gönül rahatlığıyla O'na güven, O'na dayan ve O'na teslim ol; çünkü O, kullarına karşı gerçekten çok merhametlidir, çok bağışlayıcıdır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 105-109 — Yûnus

105وَأَنۡ أَقِمۡ وَجۡهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ 
(Muhammed'e) "Yüzünü, doğruya yönelmiş olarak dine çevir, sakın ortak koşanlardan olma; sana fayda da zarar da veremeyecek, Allah'tan başkasına yalvarma; öyle yaparsan şüphesiz, zalimlerden olursun" denildi.
106وَلَا تَدۡعُ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُكَ وَلَا يَضُرُّكَۖ فَإِن فَعَلۡتَ فَإِنَّكَ إِذًا مِّنَ ٱلظَّٰلِمِينَ 
(Muhammed'e) "Yüzünü, doğruya yönelmiş olarak dine çevir, sakın ortak koşanlardan olma; sana fayda da zarar da veremeyecek, Allah'tan başkasına yalvarma; öyle yaparsan şüphesiz, zalimlerden olursun" denildi.
107وَإِن يَمۡسَسۡكَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُۥٓ إِلَّا هُوَۖ وَإِن يُرِدۡكَ بِخَيۡرٍ فَلَا رَآدَّ لِفَضۡلِهِۦۚ يُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦۚ وَهُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ 
Allah sana bir sıkıntı verirse, onu O'ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik dilerse O'nun nimetini engelleyecek yoktur. O'nu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, merhametlidir.
108قُلۡ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدۡ جَآءَكُمُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكُمۡۖ فَمَنِ ٱهۡتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهۡتَدِي لِنَفۡسِهِۦۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيۡهَاۖ وَمَآ أَنَا۠ عَلَيۡكُم بِوَكِيلٍ 
De ki: "Ey insanlar! Rabbinizden size gerçek gelmiştir. Doğru yola giren ancak kendisi için girmiş ve sapıtan da kendi zararına olarak sapıtmıştır. Ben sizin üzerinize vekil değilim."
109وَٱتَّبِعۡ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيۡكَ وَٱصۡبِرۡ حَتَّىٰ يَحۡكُمَ ٱللَّهُۚ وَهُوَ خَيۡرُ ٱلۡحَٰكِمِينَ 
Sana vahyedilene uy; Allah hükmünü verene kadar sabret. O, hüküm verenlerin en iyisidir.
YûnusKuran Fihrist
109Ayet
MekkiRevelation
107Ayet

Meal — Yûnus 107

Sure Ayet 107/109 — Yûnus يونس (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Yûnus Dinle, Yûnus Meal, Yûnus mp3, Yûnus pdf. Ayet 105–109. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler