Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Li-yekfürû: İnkâr etsinler, nankörlük etsinler diye.
- Bimâ âteynâhüm: Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı.
- Fetemetteû: Öyleyse (dünyada) faydalanın, yaşayın.
- Fesevfe ta'lemûn: Yakında (kötü sonucunuzu) bileceksiniz.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, insanın acizliğini ve Allah'ın sonsuz kudretini gözler önüne seren çarpıcı bir tablo çizer. İnsan, başına bir sıkıntı geldiğinde, bir dert veya hastalık musallat olduğunda, bütün varlığıyla Rabbine yönelir, O'na yalvarır. Fakat Allah Teâlâ, kullarına olan merhametiyle o sıkıntıyı giderip ferahlık verdiği anda, insanın birçoğu bu büyük nimeti unutuverir ve şükretmesi gerekirken nankörlük eder. İşte bu âyet, o nankörlerin hâlini haber veriyor: Onlar, kendilerine verilen bu kurtuluş nimetini bile inkâr vesilesi yaparlar. Yani sıkıntıdan kurtulduktan sonra bile, "Bu bir tesadüftü" derler veya başka varlıklara isnat ederler de, asıl nimeti veren Allah'ı unuturlar.
Allah Teâlâ burada onlara, "Öyleyse faydalanın, yaşayın!" buyuruyor. Bu bir tehdit ve uyarıdır. Sanki şöyle denmektedir: "Ey nankörler! Size verilen bu kısa dünya hayatında, bu geçici nimetlerden istediğiniz gibi faydalanın. Fakat sakın unutmayın ki bu nimetler ebedî değildir. Bir gün sona erecek ve siz, yaptıklarınızın karşılığını mutlaka göreceksiniz." Bu ifade, bir babanın yaramaz çocuğuna, "Pekâlâ, istediğini yap da görelim!" demesine benzer. Aslında bu, merhametle karışık bir uyarıdır; insanı gaflet uykusundan uyandırmak içindir.
"Yakında bileceksiniz" ifadesi ise kesin bir vaattir. Bu dünyada başlarına gelecek musibetlerle de, âhirette karşılaşacakları azap ile de, o nankörlüğün sonucunu mutlaka tadacaklardır. Bu, Allah'ın adaletinin bir gereğidir. Hiç kimse, yaptığı iyiliğin karşılığını alamayacağı gibi, yaptığı kötülüğün de karşılıksız kalacağını sanmamalıdır.
Dua ve Davet:
Ey değerli kardeşim! Bu âyet bize ne büyük bir ders veriyor. Bizler, her an Allah'ın sayısız nimetleri içinde yüzüyoruz. Sağlığımız, aklımız, gözümüz, kulağımız, yiyeceğimiz, içeceğimiz... Hepsi O'nun lütfu. Peki biz, bu nimetlere karşı nasıl bir tavır takınıyoruz? Acaba biz de o nankörler gibi miyiz, yoksa şükreden kullardan mıyız?
Gelin, bu âyetin ışığında kendimizi sorgulayalım. Başımıza bir sıkıntı geldiğinde Allah'a ne kadar çok yalvarıyoruz, değil mi? Peki o sıkıntı geçtikten sonra, aynı samimiyetle O'na şükrediyor muyuz? Yoksa nimeti veren Allah'ı unutup, gaflete mi dalıyoruz? Unutmayalım ki şükür, nimetin artmasına vesiledir. Allah Teâlâ, "Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım" buyuruyor. Öyleyse gelin, her anımızda, her nefesimizde Rabbimize şükreden kullardan olalım. Bu dünya hayatı çok kısadır; sakın bu kısa hayatı, sonsuz hayatımızı kurtaracak şükür ve ibadetle geçirmeyi ihmal etmeyelim. Çünkü o gün geldiğinde, "keşke" dememek için bugün hazırlık yapmalıyız.
📜 Ayet 53-57 — Nahl
Meal — Nahl 55
Sure Ayet 55/128 — Nahl النحل (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nahl Dinle, Nahl Meal, Nahl mp3, Nahl pdf. Ayet 53–57. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










