Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Bî'semâ: Ne kötü bir şeydir, ne çirkindir.
- İşterev: Satın aldılar, değiştirdiler, kendilerine seçtiler.
- Bağyen: Zulüm, haksızlık ve haset sebebiyle.
- Fe bâû: Geri döndüler, yüklendiler.
- Gadabün alâ gadab: Üst üste, kat kat gazap.
- Mühîn: Zillete düşüren, aşağılayan, horlayan azap.
Tefsir:
Bu âyet, İsrailoğulları'nın (yahudilerin) ne kadar büyük bir yanlış yaptığını, kendi elleriyle kendilerini nasıl bir felakete sürüklediklerini gözler önüne seriyor. Cenâb-ı Hak, onların bu davranışını "ne kötü bir şey" diyerek nefretle kınamaktadır. Peki, onlar ne yapmışlardı? Kendi nefisleri için, kendi kurtuluşları için en doğru yolu seçeceklerine, imanı bırakıp küfrü seçtiler. Allah'ın indirdiği Kur'an'a ve Peygamberi Muhammed (s.a.v.)'e iman etmek yerine, onu inkâr ettiler.
Bunun sebebi neydi? "Bağyen" yani zulüm ve haset. Allah'ın, kendi fazlından ve rahmetinden dilediği kulu olan Hz. Muhammed'e (s.a.v.) peygamberlik ve kitap vermesini kıskandılar. Bu kıskançlık ve haksız inat, onları hakikati inkâra sürükledi. Hâlbuki onlar, kendi kitaplarında bu Peygamber'in geleceğine dair müjdeleri biliyorlardı. Bildikleri hâlde, sırf kendi soylarından gelmediği için bu büyük nimete karşı çıktılar.
İşte bu inatları sebebiyle onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Üstelik bu, ilk gazap değildi. Daha önce de Tevrat'ı tahrif ettikleri, Allah'ın emirlerine karşı geldikleri için bir gazaba uğramışlardı. Şimdi ise bu inkârlarıyla üstüne bir gazap daha eklediler. Yani "gadabün alâ gadab" ifadesiyle, kat kat, üst üste Allah'ın öfkesini kazandılar. Bu, onların ne kadar azgınlaştığını ve Allah'ın rahmetinden ne kadar uzaklaştığını gösterir.
Bu inkârda diretenler için ise ahirette "mühîn" bir azap vardır. Bu azap, onları zillete düşürecek, yüzlerini kara çıkaracak, aşağılanmış bir hâlde cehenneme atacaktır. Bu, onların dünyadaki kibir ve büyüklenmelerinin karşılığıdır.
Ders ve İbret:
Bu âyet, bizlere çok önemli bir ders vermektedir: Haset ve kıskançlık, insanı hakikatten saptıran en büyük hastalıklardan biridir. İnsan, başkasına verilen nimeti çekemeyerek, o nimetin sahibine düşman kesilir ve kendi aleyhine olacak şekilde yanlış yollara sapabilir. Mümin, Allah'ın fazlını dilediğine vereceğini bilir ve buna razı olur. Başkasının elindeki nimete haset etmek yerine, kendisi için hayır ister ve Allah'ın takdirine teslim olur. Unutmayalım ki, Allah'ın gazabından sakınmanın ve rahmetine ermenin yolu, O'nun seçtiği Peygamberlere ve indirdiği kitaplara gönülden iman etmekten geçer. Bu iman, bizi zilletten kurtarır, izzete ve ebedi kurtuluşa erdirir.
📜 Ayet 88-92 — Bakara
Meal — Bakara 90
Sure Bakara Ayet 90 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah'ın kullarından dilediğine, bol ihsanından indirmesini çekemeyerek, Allah'ın indirdiğini inkar…Sure Ayet 90/286 — Bakara البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Dinle, Bakara Meal, Bakara mp3, Bakara pdf. Ayet 88–92. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










