Mü'minûn · 97/118
Meal Okunuş — Mü'minûn
وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ ۝٩٧
Wa qur Rabbi a`oozu bika min hamazaatish Shayaateen
📖 Türkçe Anlam
De ki: "Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım."
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Hemezât: Şeytanların vesveseleri, fısıltıları, dürtüşleri ve insanı kötülüğe iten gizli telkinleri.
  • Şeyâtîn: Şeytanlar, insanı Allah'ın yolundan saptırmaya çalışan görünmez düşmanlar.
  • Eûzü: Sığınırım, korunma isterim, iltica ederim.

Tefsir:

Ey Peygamber! Sen ve ümmetin şöyle dua edin: "Rabbim! Şeytanların vesveselerinden, gizli fısıltılarından ve beni kötülüğe sürükleyen dürtülerinden sana sığınırım." Bu dua, müminin hayatı boyunca dilinden düşürmemesi gereken en önemli sığınma cümlelerinden biridir. Çünkü şeytan, insanoğlunun açık düşmanıdır ve onu her an saptırmak için pusuda bekler. Onun vesveseleri bazen bir şüphe, bazen bir arzu, bazen de bir öfke olarak kalbe akar.

Allah Teâlâ, kuluna bu duayı öğreterek ona en büyük silahı vermiştir. Nasıl ki bir yolcu karanlık ve tehlikeli bir yolda ilerlerken bir koruyucuya sığınırsa, mümin de bu dünya hayatının imtihan yolculuğunda şeytanın tuzaklarından ancak Allah'a sığınarak kurtulabilir. Bu sığınma, kalbin Allah'a bağlanması ve O'nun koruması altına girmesi demektir. Şeytanın vesvesesi ne kadar güçlü olursa olsun, Allah'a sığınan bir kalbe tesir edemez. Çünkü Allah, kendisine sığınan kullarını asla yalnız bırakmaz ve onları düşmanlarının şerrinden korur.

Bu dua aynı zamanda müminin acziyetini itiraf etmesi ve kendi gücünün yetmeyeceğini bilerek her şeyin sahibi olan Allah'a yönelmesidir. İnsan, şeytanla tek başına mücadele edemeyeceğini idrak ettiğinde, gerçek güç ve kudret sahibine sığınır. Bu da onu hem tevazuya hem de Allah'a olan güvenini artırmaya sevk eder. Unutmayalım ki şeytan, insanın içine vesvese atmak için her fırsatı kollar; ancak Allah'ı anan ve O'na sığınan kalpler, bu vesveselerden arınmış tertemiz kalplerdir. Bu dua, müminin günlük hayatında sürekli tekrarladığı bir zikir haline geldiğinde, onu hem görünür hem de görünmez tehlikelerden koruyan bir kalkan olur.

🎧 Dinle

📜 Ayet 95-99 — Mü'minûn

95وَإِنَّا عَلَىٰ أَن نُّرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَادِرُونَ
Biz onlara vadettiğimizi sana elbette gösterebiliriz.
96ادْفَعْ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ السَّيِّئَةَ ۚ نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ
Kötülüğü en iyi ile sav. Onların vasıflandırmalarını Biz daha iyi biliriz.
97وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ
De ki: "Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım."
98وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ
"Rabbim! Yanımda bulunmalarından da Sana sığınırım."
99حَتَّىٰ إِذَا جَاءَ أَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِ
Onlardan birine ölüm gelince: "Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim" der. Hayır; bu söylediği sadece kendi lafıdır. Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel vardır.
Mü'minûnKuran Fihrist
118Ayet
MekkiRevelation
97Ayet

Meal — Mü'minûn 97

Sure Ayet 97/118 — Mü'minûn المؤمنون (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'minûn Dinle, Mü'minûn Meal, Mü'minûn mp3, Mü'minûn pdf. Ayet 95–99. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler