Şuarâ · 171/227
Meal Okunuş — Şuarâ
إِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِرِينَ ۝١٧١
Illaa `ajoozan filghaabireen
📖 Türkçe Anlam
Bunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • ʿAcûz (عَجُوزًا): Yaşlı kadın, kocamış kadın.
  • Ġābirīn (الْغَابِرِينَ): Geride kalanlar, helâk edilenler arasında kalanlar, azapta bâki olanlar.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, Hz. Lût'un (aleyhisselâm) kavmine gelen azabın anlatıldığı kıssada, helâkten kurtulanları ve helâke uğrayanları birbirinden ayırmaktadır. Allah Teâlâ, Lût peygamberi ve ona iman edenleri, ailesinden iman edenleri kurtardığını haber vermektedir. Ancak bu kurtuluştan istisna edilen bir kişi vardır: O da Lût'un (aleyhisselâm) hanımıdır. Bu yaşlı kadın, kocasının peygamberliğine ve getirdiği dine iman etmemiş, kavminin ahlâksızlığına ve küfrüne ortak olmuştu. Bu yüzden o, "el-ġābirīn" yani geride kalanlar, helâk edilenler ve azapta bâki olanlar arasında yer aldı. Onun imanı olmadığı için peygamber eşi olması ona fayda vermedi ve kavmiyle birlikte helâk edildi.

Burada çok önemli bir ders vardır: Kurtuluş, kişinin kendi imanına ve salih ameline bağlıdır. Hiç kimse, bir başkasının -peygamber bile olsa- yakınlığı sayesinde kurtulamaz. Nitekim Yüce Allah, Nûh sûresinde de Nûh'un (aleyhisselâm) oğlunun ve hanımının helâk olduğunu haber vermiştir. Bu, İslâm'ın adalet ve hakikat dinî olduğunu gösterir: Kimseye akrabalık, soy veya makam ayrıcalığı tanınmaz. Önemli olan kalbin imanla dolu olması ve Allah'a teslimiyettir.

Ey iman eden kardeşim! Bu kıssadan kendine pay çıkar. Sakın "Falan kişi iyidir, ben de ona yakınım, o beni kurtarır" diye düşünme. Allah katında değerli olan tek şey, senin takvândır ve imanındır. Peygamber hanımı olan bir kadın, iman etmediği için helâk olmuşsa, hiç kimse kendini güvene alamaz. Öyleyse sen, imanını tazele, amellerini düzelt ve Allah'a yönel. Çünkü kurtuluş ancak O'na samimiyetle iman edip O'nun rızasına uyanlara nasip olur. Bu kıssa, Allah'ın adaletini ve hikmetini gösterirken, aynı zamanda bizlere de uyarıcı bir ibret vesilesidir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 169-173 — Şuarâ

169رَبِّ نَجِّنِي وَأَهْلِي مِمَّا يَعْمَلُونَ
Lut: "Doğrusu yaptığınıza çok kızanlardanım. Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapageldiği kötülükten kurtar" dedi.
170فَنَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ أَجْمَعِينَ
Bunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık.
171إِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِرِينَ
Bunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık.
172ثُمَّ دَمَّرْنَا الْآخَرِينَ
Diğerlerini yerle bir ettik.
173وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا ۖ فَسَاءَ مَطَرُ الْمُنذَرِينَ
Üzerlerine de yağmur yağdırdık. Uyarılan fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötü idi!
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
171Ayet

Meal — Şuarâ 171

Sure Şuarâ Ayet 171 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve…

Sure Ayet 171/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 169–173. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler