Şuarâ · 97/227
Meal Okunuş — Şuarâ
تَاللَّهِ إِن كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ ۝٩٧
Tallaahi in kunnaa lafee dalaalim mubeen
📖 Türkçe Anlam
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • تَاللَّهِ: Allah'a yemin olsun ki.
  • إِن كُنَّا: Biz gerçekten... idik.
  • لَفِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ: Apaçık bir sapıklık içinde.

Tefsir:

Cehennem ehli, dünyada kendilerini Allah'a ortak koşmaya çağıran ve bu yolda kendilerini saptıran önderlerini gördüklerinde, pişmanlık ve hayıflanma içinde şöyle derler: "Allah'a yemin olsun ki, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeydik." Bu söz, onların dünyada iken içinde bulundukları durumun ne kadar yanlış olduğunu itiraf etmeleridir. Onlar, yaratılmış olan varlıkları, âlemlerin Rabbi olan Allah'a denk tutmuşlar; O'na ibadet etmeleri gerekirken, aciz ve güçsüz kullara tapmışlardı. Şimdi ise bu hatanın ne kadar büyük olduğunu görüyorlar, fakat pişmanlık artık fayda vermeyecektir.

Bu itiraf, onların dünyada sahip oldukları sahte inançlarının ne kadar boş olduğunu gözler önüne serer. Onlar, kendilerini bu duruma düşürenlerin aslında kendilerini saptıran azgınlar olduğunu da anlamışlardır. Fakat bu anlayış, onlara hiçbir yarar sağlamaz; çünkü imtihan dünyası sona ermiştir.

İbret ve Ders:

Bu ayet, insanın dünyada iken doğru yolu bulmasının ne kadar önemli olduğunu vurgular. İnsan, kıyamet gününde pişmanlık duyacağı bir hayat yaşamamalıdır. Allah'a ortak koşmak, insanı hem dünyada hem ahirette hüsrana uğratan en büyük yanlıştır. Rabbimiz, bizleri bu apaçık sapıklıktan uzak tutsun ve bizi dosdoğru yola iletsin. Unutmayalım ki, doğru yol, Allah'ın kitabı ve Peygamberimizin sünnetidir. Bu yola sımsıkı sarılanlar, dünyada huzur, ahirette ise kurtuluş bulurlar. Allah'ın rahmeti, tövbe edip O'na yönelen her kulu kuşatır; ama tövbe kapısı kapanmadan önce dönmek gerekir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 95-99 — Şuarâ

95وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ
Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.
96قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
97تَاللَّهِ إِن كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
98إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ الْعَالَمِينَ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
99وَمَا أَضَلَّنَا إِلَّا الْمُجْرِمُونَ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
97Ayet

Meal — Şuarâ 97

Sure Şuarâ Ayet 97 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü…

Sure Ayet 97/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 95–99. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler