Şuarâ · 98/227
Meal Okunuş — Şuarâ
إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ الْعَالَمِينَ ۝٩٨
Iz nusawweekum bi Rabbil `aalameen
📖 Türkçe Anlam
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Nüsevvîküm: Sizi denk tutuyorduk, sizi eşitliyorduk.
  • Bi-Rabbi’l-Âlemîn: Âlemlerin Rabbi olan Allah’a.

Tefsir:

Bu âyet, cehennemdeki azap görenlerin pişmanlık ve itiraf dolu sözlerinin bir parçasıdır. Onlar, dünyada kendilerini Allah’tan saptıran önderlerini gördüklerinde şöyle diyecekler: “Vallahi biz, dünyada apaçık bir sapıklık içindeydik. Çünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi olan Allah’a denk tutuyorduk; size O’na ibadet ettiğimiz gibi ibadet ediyor, sizi O’nunla eşitliyorduk.”

Bu söz, insanın ahiretteki en büyük pişmanlığını dile getirir: Yaratıcıyı bırakıp yaratılmışlara kulluk etmek. Oysa Allah, tüm âlemlerin Rabbi’dir; her şeyi yaratan, yaşatan, rızık veren ve yöneten O’dur. O’na hiçbir varlık denk tutulamaz. Bu itiraf, ne kadar geç olursa olsun, insanın gerçeği gördüğünde duyduğu derin üzüntüyü gösterir.

Bu âyetten alacağımız büyük ders şudur: İbadet, yalnızca Allah’a özgüdür. Hiçbir peygamber, hiçbir evliya, hiçbir lider, hiçbir put veya hiçbir varlık Allah’a denk tutulamaz. Bizler, hayatımızın her anında bu tevhidi (Allah’ı birleme) korumalı, kalbimizi ve amellerimizi yalnızca O’na yöneltmeliyiz. Unutmayalım ki dünyada yaptığımız her tercih, ahirette karşımıza ya bir şefaatçi ya da bir hasım olarak çıkacaktır. Allah’a ortak koşanların pişmanlığı, o gün hiçbir fayda sağlamayacaktır.

Ey iman edenler! Bu dünya hayatı, bir imtihan yeridir. Bugün Allah’a boyun eğmeyenler, yarın O’nun huzurunda zelil bir şekilde duracaklardır. Rabbimiz bizi, O’na denk tutulabilecek hiçbir varlığa kul olmaktan muhafaza etsin. Bizi, yalnızca kendisine ibadet eden, yalnızca O’ndan yardım dileyen ve yalnızca O’nun rızasını gözeten kullarından eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 96-100 — Şuarâ

96قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
97تَاللَّهِ إِن كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
98إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ الْعَالَمِينَ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
99وَمَا أَضَلَّنَا إِلَّا الْمُجْرِمُونَ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
100فَمَا لَنَا مِن شَافِعِينَ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
98Ayet

Meal — Şuarâ 98

Sure Şuarâ Ayet 98 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü…

Sure Ayet 98/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 96–100. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler