Âl-i İmrân · 180/200
Meal Okunuş — Âl-i İmrân
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذِينَ يَبْخَلُونَ بِمَا آتَاهُمُ اللَّهُ مِن فَضْلِهِ هُوَ خَيْرًا لَّهُم ۖ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَّهُمْ ۖ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ۗ وَلِلَّهِ مِيرَاثُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۗ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ ۝١٨٠
Wa laa yahsabannal lazeena yabkhaloon bimaa aataahumul lahu min fadilhee huwa khairal lahum bal huwa sharrul lahum sayutaw waqoona maa bakhiloo bihee Yawmal Qiyaamah; wa lillaahi meeraasus samaawaati wal ard; wallaahu bimaa ta`maloona Khabeer
📖 Türkçe Anlam
Allah'ın bol nimetinden verdiklerinde cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, bilakis bu onların kötülüğünedir. Cimrilik yaptıkları şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah işlediklerinizden haberdardır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Yebhalûne: Cimrilik ederler, vermekten kaçınırlar.
  • Âtâhum: Onlara verdi.
  • Fadlihi: O'nun lütfu, ihsanı.
  • Yutavvekûne: Tâkıldırılacaklar, boyunlarına geçirilecek (bir halka gibi).
  • Mîrâs: Miras, (burada) her şeyin sonunda O'na döneceği anlamında.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîme, Allah'ın lütfuyla kendilerine verilen nimetlerden cimrilik edenleri uyarmakta ve onların yanlış bir hesap içinde olduklarını haber vermektedir. Allah Teâlâ, malını verdiği kullarına, o malın içinde fakirlerin ve muhtaçların hakkı olduğunu bildirmiş ve zekâtı farz kılmıştır. Ancak bazı kimseler, bu emri yerine getirmekten kaçınır, mallarını kıskançlıkla korur ve "Bu mal benim, kimseye vermem" derler.

İşte Yüce Allah, bu kimselerin o cimriliklerinin kendileri için hayır olduğunu sandıklarını, fakat gerçeğin hiç de öyle olmadığını bildiriyor: "Onlar, Allah'ın lütfuyla kendilerine verdiği şeyde cimrilik edenlerin, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Aksine bu, onlar için şerdir." Çünkü onlar bu davranışlarıyla aslında kendilerine zulmetmekte, ahiretlerini tehlikeye atmaktadırlar.

Sonra Allah Teâlâ, bu cimriliğin âkıbetini ne kadar korkunç olduğunu şöyle haber veriyor: "Kıyamet günü cimrilik ettikleri şey, boyunlarına dolanacaktır." Yani o biriktirip de zekâtını vermedikleri mallar, kıyamet gününde bir yılan veya ateşten bir halka sûretine bürünerek boyunlarına takılacak ve onları azaba uğratacaktır. Bu, o malların onlara dost değil, düşman olduğunun en açık göstergesidir.

Ardından Allah Teâlâ, mülkün gerçek sahibini hatırlatıyor: "Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır." Yani bütün servetler, mallar, mülkler aslında Allah'a aittir. İnsanlar ölüp gider, geride bıraktıkları her şey O'na kalır. Öyleyse insan, Allah'ın malından O'nun rızası için harcamakta neden cimrilik etsin? Bu, akılsızlıktan başka bir şey değildir.

Âyet, şu muhteşem cümleyle sona eriyor: "Allah, yaptıklarınızdan haberdardır." O, herkesin ne yaptığını, ne sakladığını, ne harcadığını, neyi gizlediğini neyi açığa vurduğunu bilir. Hiçbir şey O'ndan gizli kalmaz. Bu, hem bir tehdit hem de bir müjdedir: Kim Allah'ın rızası için harcarsa, Allah onun harcamasını bilir ve karşılığını en güzel şekilde verir. Kim de cimrilik ederse, Allah onun cimriliğini bilir ve onu adaletle cezalandırır.


İbret ve Ders:

Ey mümin! Bil ki malın asıl sahibi Allah'tır. Sen sadece bir emanetçisin. Emanetçi, emanet sahibinin emrettiği yerde harcamaktan kaçınırsa, bu onun aleyhine olur. O halde cimrilikten sakın, eli açık ol, Allah'ın rızasını kazanmaya bak. Unutma ki cömertlik, malı azaltmaz; aksine bereketlendirir. Cimrilik ise malı korumaz; aksine onu azaba dönüştürür. Allah'ın sana verdiği nimetlerden O'nun yolunda harca ki, o nimetler hem dünyada hem ahirette sana şahitlik etsin, aleyhine değil lehine olsun.

🎧 Dinle

📜 Ayet 178-182 — Âl-i İmrân

178وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا أَنَّمَا نُمْلِي لَهُمْ خَيْرٌ لِّأَنفُسِهِمْ ۚ إِنَّمَا نُمْلِي لَهُمْ لِيَزْدَادُوا إِثْمًا ۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ
İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onlara ancak, günahları çoğalsın diye mühlet veriyoruz. Küçültücü azab onlaradır.
179مَّا كَانَ اللَّهُ لِيَذَرَ الْمُؤْمِنِينَ عَلَىٰ مَا أَنتُمْ عَلَيْهِ حَتَّىٰ يَمِيزَ الْخَبِيثَ مِنَ الطَّيِّبِ ۗ وَمَا كَانَ اللَّهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى الْغَيْبِ وَلَٰكِنَّ اللَّهَ يَجْتَبِي مِن رُّسُلِهِ مَن يَشَاءُ ۖ فَآمِنُوا بِاللَّهِ وَرُسُلِهِ ۚ وَإِن تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا فَلَكُمْ أَجْرٌ عَظِيمٌ
Allah inananları sizin durumunuzda bırakacak değildir, temizi pisten ayıracaktır. Allah size gaybı bildirecek değildir; fakat Allah peygamberlerinden dilediğini seçip, ona gaybı bildirir. Artık Allah'a ve peygamberlerine inanın; inanır ve sakınırsanız size büyük ecir vardır.
180وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذِينَ يَبْخَلُونَ بِمَا آتَاهُمُ اللَّهُ مِن فَضْلِهِ هُوَ خَيْرًا لَّهُم ۖ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَّهُمْ ۖ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ۗ وَلِلَّهِ مِيرَاثُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۗ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ
Allah'ın bol nimetinden verdiklerinde cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, bilakis bu onların kötülüğünedir. Cimrilik yaptıkları şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah işlediklerinizden haberdardır.
181لَّقَدْ سَمِعَ اللَّهُ قَوْلَ الَّذِينَ قَالُوا إِنَّ اللَّهَ فَقِيرٌ وَنَحْنُ أَغْنِيَاءُ ۘ سَنَكْتُبُ مَا قَالُوا وَقَتْلَهُمُ الْأَنبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَنَقُولُ ذُوقُوا عَذَابَ الْحَرِيقِ
And olsun ki, Allah: "Allah fakir; biz zenginiz" diyenlerin sözünü işitmiştir. Dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürdüklerini elbette yazacağız, "Yakıcı azabı tadın" diyeceğiz.
182ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيكُمْ وَأَنَّ اللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِّلْعَبِيدِ
"Bu, yaptığınızın karşılığıdır". Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
Âl-i İmrânKuran Fihrist
200Ayet
MedeniRevelation
180Ayet

Meal — Âl-i İmrân 180

Sure Âl-i İmrân Ayet 180 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah'ın bol nimetinden verdiklerinde cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için…

Sure Ayet 180/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 178–182. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler