Lokmân · 18/34
Meal Okunuş — Lokmân
وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْأَرْضِ مَرَحًا ۖ إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ ۝١٨
Wa laa tusa`-`ir khaddaka linnaasi wa laa tamshi fil ardi maarahan innal laaha laa yuhibbu kulla mukhtaalin fakhoor
📖 Türkçe Anlam
"İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme; Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi şüphesiz ki sevmez."

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • تُصَعِّرْ: Yüzünü çevirmek, bükmek, kibirlenerek başka tarafa dönmek.
  • خَدَّكَ: Yanağın, yüzün.
  • مَرَحًا: Şımarıkça, kibirle, böbürlenerek yürümek.
  • مُخْتَالٍ: Kibirli, kendini beğenmiş, çalımlı yürüyen.
  • فَخُورٍ: Övünen, sahip olduğu nimetlerle böbürlenen.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîme, Lokmân (a.s.)’ın oğluna verdiği altın değerindeki öğütlerin bir devamıdır ve müminlere güzel ahlâkın iki temel düsturunu öğretmektedir.

Allah Teâlâ, kullarına şöyle buyuruyor: "İnsanlara karşı yüzünü buruşturma, kibirlenerek onlardan yüz çevirme." Yani konuşurken veya konuşulurken muhatabını küçümseyerek yanağını bükme, suratını asma, bakışlarını başka tarafa çevirme. Çünkü bu davranış, kalpteki kibrin dışa yansımasıdır ve insanlar arasında sevgiyi yok eder. Mümin, yüzü güler yüzlü, kalbi yumuşak ve insanlara karşı mütevazı olmalıdır.

Ardından Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Yeryüzünde şımarıkça, kibirle yürüme." Yani çalımlı çalımlı, kasılarak, insanlara tepeden bakarak yürüme. Bu, kişinin kendini beğenmişliğinin ve başkalarını hor görmesinin bir alametidir. Oysa yeryüzü Allah’ındır ve insan orada bir misafirdir; misafirin kibirlenmesi ne kadar çirkinse, kulun da Rabbi’nin mülkünde böbürlenmesi o kadar çirkindir.

Âyetin sonunda bu davranışların neden yasaklandığı açıklanır: "Çünkü Allah, kendini beğenen ve övünen hiçbir kimseyi sevmez." Kibir, Allah’ın sevgisinden uzaklaştıran en büyük günahlardandır. Nitekim İblis’in Allah’ın rahmetinden kovulmasının sebebi de kibriydi. Kendini beğenen, sahip olduğu nimetleri Allah’tan bilmez ve O’na şükretmez; aksine bu nimetlerle insanlara karşı böbürlenir. Oysa gerçek büyüklük, Allah’a itaatte ve kullukta tevazu göstermektedir.

Sevgili kardeşim! Bu âyet bize, İslam’ın güzel ahlâk üzerine kurulu olduğunu hatırlatmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hayatı, tevazunun en güzel örneğiyle doludur. O, ashabıyla birlikte oturur, onların dertlerini dinler, kimseyi küçümsemezdi. Bizler de O’nun ümmeti olarak, insanlara karşı güler yüzlü, yumuşak huylu ve mütevazı olmalıyız. Unutmayalım ki tevazu, Allah katında yükselmeye vesiledir; kibir ise insanı hem dünyada hem ahirette zelil eder. Rabbimiz, bizleri kibirden uzak, tevazu sahibi kullarından eylesin.



📜 Ayet 16-20 — Lokmân

16يَا بُنَيَّ إِنَّهَا إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِي صَخْرَةٍ أَوْ فِي السَّمَاوَاتِ أَوْ فِي الْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللَّهُ ۚ إِنَّ اللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ
Lokman: "Ey oğulcuğum! İşlediğin şey, bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu getirip meydana kor. Doğrusu Allah Latif'tir, haberdardır".
17يَا بُنَيَّ أَقِمِ الصَّلَاةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنكَرِ وَاصْبِرْ عَلَىٰ مَا أَصَابَكَ ۖ إِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْأُمُورِ
"Ey oğulcuğum! Namazı kıl, uygun olanı buyurup fenalığı önle, başına gelene sabret; doğrusu bunlar, azmedilmeğe değer işlerdir."
18وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْأَرْضِ مَرَحًا ۖ إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ
"İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme; Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi şüphesiz ki sevmez."
19وَاقْصِدْ فِي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِن صَوْتِكَ ۚ إِنَّ أَنكَرَ الْأَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ
"Yürüyüşünde tabii ol; sesini kıs. Seslerin en çirkini şüphesiz merkeblerin sesidir."
20أَلَمْ تَرَوْا أَنَّ اللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَأَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُ ظَاهِرَةً وَبَاطِنَةً ۗ وَمِنَ النَّاسِ مَن يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُّنِيرٍ
Allah'ın göklerde olanları da, yerde olanları da buyruğunuz altına verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmez misiniz? İnsanlardan, Allah hakkında hiçbir bilgisi olmadan, doğruluk rehberi ve aydınlatıcı bir Kitap bulunmadan tartışanlar vardır.
LokmânKuran Fihrist
34Ayet
MekkiRevelation
18Ayet

Meal — Lokmân 18

Sure Lokmân Ayet 18 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme; Allah, kendini beğenip…

Sure Ayet 18/34 — Lokmân لقمان (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Lokmân Dinle, Lokmân Meal, Lokmân mp3, Lokmân pdf. Ayet 16–20. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler