Nisâ · 119/176
Meal Okunuş — Nisâ
وَلَأُضِلَّنَّهُمْ وَلَأُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَآمُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ آذَانَ الْأَنْعَامِ وَلَآمُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللَّهِ ۚ وَمَن يَتَّخِذِ الشَّيْطَانَ وَلِيًّا مِّن دُونِ اللَّهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًا مُّبِينًا ۝١١٩
Wa la udillannahum wa la umanni yannnahum wa la aamurannahum fala yubat tikunna aazaanal lan`aami wa la aamurannahum fala yughai yirunna khalqal laah; wa mai yattakhizish Shaitaana waliyyam mmin doonil laahi faqad khasira khusraanam mubeena
📖 Türkçe Anlam
Onlar Allah'ı bırakıp tanrıçalara taparlar ve: "Elbette senin kullarından belli bir takımı alıp onları saptıracağım, onlara kuruntu kurduracağım, develerin kulaklarını yarmalarını emredeceğim, Allah'ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim" diyen, Allah'ın lanet ettiği azgın şeytana taparlar. Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinen şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Ulâdillennehum: Onları mutlaka saptıracağım.
  • Ümenniyennehum: Onlara boş kuruntular/emeller vereceğim.
  • Yübettikünne: Kesecekler, yaracaklar.
  • El-En'âm: Davar, hayvanlar (deve, sığır, koyun).
  • Yüğayyirunne: Değiştirecekler.
  • Halkallah: Allah'ın yaratışı/fıtratı.
  • Veliyyen: Dost, koruyucu, yardımcı.
  • Hüsrânen mübînâ: Apaçık, büyük bir kayıp.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede, şeytanın Allah'a karşı verdiği o meydan okuyuşun bir parçası beyan buyrulmaktadır. Şeytan, Rabbimizin huzurunda: "Ben, senin kullarından belli bir payı mutlaka saptıracağım" diyerek and içmiş ve bu uğurda izleyeceği yolları da tek tek saymıştır.

Şeytanın ilk vaadi, insanları doğru yoldan ayırmak, onları hakikatten uzaklaştırıp batılın karanlıklarına sürüklemektir. Ardından onlara boş emeller ve yalan vaatler verir; onları hayal dünyasında yaşatır, yarınlara dair aldatıcı umutlarla oyalar. Böylece insan, bugününü ve ahiretini ihmal eder.

Sonra şeytan, insanlara Allah'ın helal kıldığı şeyleri haram kılmayı emreder. Nitekim cahiliye Arapları, bazı hayvanların kulaklarını yarıp onları kendilerine haram sayarlardı. Bu, Allah'ın yaratışını ve koyduğu helal-haram dengesini bozmaktır. Şeytanın emriyle insanlar, kendi elleriyle dini tahrif eder, Allah'ın izin vermediği hükümler koyarlar.

Ayrıca şeytan, insanlara Allah'ın yaratışını değiştirmeyi de emreder. Bu, hem fıtratı bozmak, hem de Allah'ın yarattığı şekli ve tabiatı değiştirmek anlamına gelir. Dövme yapmak, vücudu şekilden şekile sokmak, yaratılışı bozmak gibi fiiller bu kapsamdadır. Daha da önemlisi, insanın tertemiz yaratılışını (fıtratını) bozarak onu günaha ve isyana yöneltmektir.

Âyetin sonunda ise çok önemli bir uyarı vardır: Kim Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinirse, apaçık bir hüsrana uğramıştır. Çünkü şeytan, dostunu asla kurtaramaz; aksine onu uçuruma sürükler. Dünyada da ahirette de kaybedenlerden olur.

Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize, şeytanın tuzaklarına karşı uyanık olmayı öğretiyor. Onun en büyük silahı, bizi Allah'tan uzaklaştırmak ve dinimizi tahrif ettirmektir. Bizler, Allah'ın kitabına ve Resulü'nün sünnetine sımsıkı sarılarak bu tuzaklardan korunabiliriz. Unutmayalım ki şeytanın hilesi zayıftır; Allah'a sığınanı o asla kandıramaz. Rabbimiz bizi şeytanın şerrinden korusun ve bizi doğru yoldan ayırmasın. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 117-121 — Nisâ

117إِن يَدْعُونَ مِن دُونِهِ إِلَّا إِنَاثًا وَإِن يَدْعُونَ إِلَّا شَيْطَانًا مَّرِيدًا
Onlar Allah'ı bırakıp tanrıçalara taparlar ve: "Elbette senin kullarından belli bir takımı alıp onları saptıracağım, onlara kuruntu kurduracağım, develerin kulaklarını yarmalarını emredeceğim, Allah'ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim" diyen, Allah'ın lanet ettiği azgın şeytana taparlar. Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinen şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır.
118لَّعَنَهُ اللَّهُ ۘ وَقَالَ لَأَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَصِيبًا مَّفْرُوضًا
Onlar Allah'ı bırakıp tanrıçalara taparlar ve: "Elbette senin kullarından belli bir takımı alıp onları saptıracağım, onlara kuruntu kurduracağım, develerin kulaklarını yarmalarını emredeceğim, Allah'ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim" diyen, Allah'ın lanet ettiği azgın şeytana taparlar. Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinen şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır.
119وَلَأُضِلَّنَّهُمْ وَلَأُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَآمُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ آذَانَ الْأَنْعَامِ وَلَآمُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللَّهِ ۚ وَمَن يَتَّخِذِ الشَّيْطَانَ وَلِيًّا مِّن دُونِ اللَّهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًا مُّبِينًا
Onlar Allah'ı bırakıp tanrıçalara taparlar ve: "Elbette senin kullarından belli bir takımı alıp onları saptıracağım, onlara kuruntu kurduracağım, develerin kulaklarını yarmalarını emredeceğim, Allah'ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim" diyen, Allah'ın lanet ettiği azgın şeytana taparlar. Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinen şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır.
120يَعِدُهُمْ وَيُمَنِّيهِمْ ۖ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ إِلَّا غُرُورًا
Şeytan onlara vadediyor, onları kuruntulara düşürüyor, ancak aldatmak için vaadde bulunuyor.
121أُولَٰئِكَ مَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ وَلَا يَجِدُونَ عَنْهَا مَحِيصًا
İşte onların varacağı yer cehennemdir. Oradan kaçacak yer de bulamıyacaklardır.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
119Ayet

Meal — Nisâ 119

Sure Nisâ Ayet 119 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onlar Allah'ı bırakıp tanrıçalara taparlar ve: "Elbette senin kullarından belli…

Sure Ayet 119/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 117–121. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler