Nisâ · 164/176
Meal Okunuş — Nisâ
وَرُسُلًا قَدْ قَصَصْنَاهُمْ عَلَيْكَ مِن قَبْلُ وَرُسُلًا لَّمْ نَقْصُصْهُمْ عَلَيْكَ ۚ وَكَلَّمَ اللَّهُ مُوسَىٰ تَكْلِيمًا ۝١٦٤
Wa Rusulan qad qasas naahum `alaika min qablu wa Rusulal lam naqsushum `alaik; wa kallamallaahu Moosaa takleemaa
📖 Türkçe Anlam
Peygamberlerden sonra, insanların Allah'a karşı bir hüccetleri olmaması için, gönderilen müjdeci ve uyarıcı peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık. Allah, Musa'ya hitabetmişti. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Kusasnâhum: Onları sana anlattık, haberlerini verdik.
  • Lem Naksus: Anlatmadık, haber vermedik.
  • Teklîmen: Konuşma, doğrudan hitap etme (mastar olarak gelip pekiştirme ifade eder).

Tefsir:

Yüce Allah, bu âyet-i kerimede Peygamber Efendimiz'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gönderilen elçileri iki kısma ayırmaktadır: Bir kısmının kıssalarını Kur'an-ı Kerim'de detaylı bir şekilde anlatmış, isimlerini ve mücadelelerini bizlere bildirmiştir. Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve diğer peygamberler gibi... Diğer bir kısmının ise kıssalarını hiç anlatmamış, isimlerini zikretmemiştir. Bu, Allah'ın sonsuz hikmetinin bir gereğidir. Çünkü Allah, kullarına faydalı olanı en iyi bilendir. Anlatılan kıssalarda ibretler, dersler ve hidayet rehberleri vardır; anlatılmayanlarda ise ayrı bir hikmet gizlidir.

Bu âyetin en dikkat çekici ve müminlerin kalbini nurlandıran yönü ise son cümlesidir: "Allah, Musa ile gerçek bir konuşma ile konuştu." Bu ifade, Allah Teâlâ'nın Hz. Musa'ya (aleyhisselam) aracısız, vasıtasız, perdesiz bir şekilde hitap ettiğini ve onu bu şerefle taltif ettiğini bildirmektedir. Bu, Hz. Musa'nın en büyük faziletlerinden biridir ve ona "Kelîmullah" (Allah'ın konuştuğu kişi) unvanı verilmiştir.

Burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir husus vardır: Allah'ın konuşması, bizim konuşmamız gibi değildir. O'nun konuşması, zatına layık, mahiyetini bizim tam olarak idrak edemeyeceğimiz ilahi bir sıfattır. Biz bu sıfatı ispat eder, ancak keyfiyetini (nasıl olduğunu) sorgulamayız. Bu âyet, aynı zamanda o dönemde yaşayan ve "Allah, Musa ile konuşmadı" diyerek bu büyük gerçeği inkâr edenlere de güçlü bir cevaptır. "Teklîmen" kelimesinin mastar olarak getirilmesi, bu konuşmanın gerçekliğini ve kesinliğini vurgulamakta, her türlü şüpheyi ortadan kaldırmaktadır.

Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize gösteriyor ki, Allah Teâlâ dilediği kullarını dilediği şekilde şereflendirir. Hz. Musa'ya verdiği bu büyük lütuf, Allah'ın kudretinin ve rahmetinin bir tecellisidir. Bizler de bu kıssalardan hisse almalı, Allah'ın kelamı olan Kur'an-ı Kerim'e sarılmalı ve O'nun rızasını kazanmaya çalışmalıyız. Çünkü Allah, kendisine yönelen kullarını asla boş çevirmez. Bu ilahi hitabın bereketiyle, Rabbimiz bizleri de sevdiklerinin ve konuştuklarının yolundan ayırmasın, bizleri de Kur'an'ı okuyup anlayan ve yaşayan kullarından eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 162-166 — Nisâ

162لَّٰكِنِ الرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ ۚ وَالْمُقِيمِينَ الصَّلَاةَ ۚ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ أُولَٰئِكَ سَنُؤْتِيهِمْ أَجْرًا عَظِيمًا
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlara, sana indirilen Kitap'a ve senden önce indirilen Kitap'a inanan müminlere, namaz kılanlara, zekat verenlere, Allah'a ve ahiret gününe inananlara, elbette büyük ecir vereceğiz.
163۞ إِنَّا أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ كَمَا أَوْحَيْنَا إِلَىٰ نُوحٍ وَالنَّبِيِّينَ مِن بَعْدِهِ ۚ وَأَوْحَيْنَا إِلَىٰ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ وَالْأَسْبَاطِ وَعِيسَىٰ وَأَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَارُونَ وَسُلَيْمَانَ ۚ وَآتَيْنَا دَاوُودَ زَبُورًا
Nuh'a, ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettiğimiz gibi şüphesiz sana da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik.
164وَرُسُلًا قَدْ قَصَصْنَاهُمْ عَلَيْكَ مِن قَبْلُ وَرُسُلًا لَّمْ نَقْصُصْهُمْ عَلَيْكَ ۚ وَكَلَّمَ اللَّهُ مُوسَىٰ تَكْلِيمًا
Peygamberlerden sonra, insanların Allah'a karşı bir hüccetleri olmaması için, gönderilen müjdeci ve uyarıcı peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık. Allah, Musa'ya hitabetmişti. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
165رُّسُلًا مُّبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللَّهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِ ۚ وَكَانَ اللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا
Peygamberlerden sonra, insanların Allah'a karşı bir hüccetleri olmaması için, gönderilen müjdeci ve uyarıcı peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık. Allah, Musa'ya hitabetmişti. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
166لَّٰكِنِ اللَّهُ يَشْهَدُ بِمَا أَنزَلَ إِلَيْكَ ۖ أَنزَلَهُ بِعِلْمِهِ ۖ وَالْمَلَائِكَةُ يَشْهَدُونَ ۚ وَكَفَىٰ بِاللَّهِ شَهِيدًا
Fakat Allah sana indirdiğine şahidlik eder, onu bilerek indirmiştir, melekler de şahidlik ederler. Şahid olarak Allah yeter.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
164Ayet

Meal — Nisâ 164

Sure Nisâ Ayet 164 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Peygamberlerden sonra, insanların Allah'a karşı bir hüccetleri olmaması için, gönderilen…

Sure Ayet 164/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 162–166. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler