Vâkıa · 48/96
Meal Okunuş — Vâkıa
أَوَءَابَآؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ  ۝٤٨
Awa aabaaa`unal awwaloon
📖 Türkçe Anlam
"Önce gelip geçmiş babalarımız da mı?"
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Eve (أَوَ): "Yoksa... mi?" anlamında inkâr ve şaşkınlık bildiren soru edatı.
  • Âbâünâ (آبَاؤُنَا): Babalarımız, atalarımız.
  • Evvelûn (الْأَوَّلُونَ): Öncekiler, ilk nesiller, geçmişte yaşamış olanlar.

Tefsir:

Bu âyet, kıyameti ve yeniden dirilişi inkâr eden müşriklerin, alaycı bir tavırla söyledikleri sözlerin bir parçasıdır. Onlar, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kendilerine ölümden sonra dirilişi haber verdiğinde, şaşkınlık ve inkâr içinde şöyle demişlerdi: "Biz mi diriltileceğiz? Peki ya bizden önce gelip geçmiş olan atalarımız, dedelerimiz de mi diriltilecek? Onlar çoktan toprak olup dağılmışken, yeniden hayata dönecekler mi?"

Bu söz, onların aklınca imkânsız gördükleri bir şeyi alay konusu yaparak, ölümün kesinliğini ve çürüyüp dağılmayı delil göstererek dirilişi uzak ihtimal saymalarını ifade eder. Oysa onlar, kendilerini yoktan var eden Allah'ın kudretini unutmuşlardı. İlk yaratılışı yapan, ikinci yaratılışı yapmaya da kadirdir.

Bu âyet, bize önemli bir ders verir: İnsan, kendi aklını ve sınırlı idrakini ölçü alarak Allah'ın kudretini sınırlayamaz. Ölüm bir son değil, yeni bir hayatın başlangıcıdır. Toprak olup dağılan bedenler, Allah'ın emriyle yeniden bir araya gelecek ve herkes hesap vermek üzere diriltilecektir. Bu, Allah'ın vaadidir ve O'nun vaadi asla boşa çıkmaz.

Ey insan! Sen ve ataların, hepiniz Allah'ın kudretiyle yaratıldınız. Sizi ilk defa yaratan, sizi tekrar diriltmeye de kadirdir. Ölümden sonra dirilişe iman etmek, kalbi huzura kavuşturur ve insanı sorumluluk bilinciyle yaşatır. Bu iman, kişiye dünya hayatında anlam kazandırır ve onu ahiret için hazırlanmaya yönlendirir. Unutma ki, bu dünya bir imtihan yeridir; asıl hayat ise ahiret hayatıdır. O gün, herkes yaptıklarının karşılığını görecektir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 46-50 — Vâkıa

46وَكَانُواْ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلۡحِنثِ ٱلۡعَظِيمِ 
Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
47وَكَانُواْ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ 
Şöyle söylerlerdi: "Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz?"
48أَوَءَابَآؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ 
"Önce gelip geçmiş babalarımız da mı?"
49قُلۡ إِنَّ ٱلۡأَوَّلِينَ وَٱلۡأٓخِرِينَ 
De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."
50لَمَجۡمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوۡمٍ مَّعۡلُومٍ 
De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."
VâkıaKuran Fihrist
96Ayet
MekkiRevelation
48Ayet

Meal — Vâkıa 48

Sure Ayet 48/96 — Vâkıa الواقعة (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Vâkıa Dinle, Vâkıa Meal, Vâkıa mp3, Vâkıa pdf. Ayet 46–50. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler