Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Bedâ: Ortaya çıktı, görünür oldu, açığa çıktı.
- Yuhfûn: Gizliyorlardı, saklıyorlardı.
- Ruddû: Geri çevrilselerdi, (dünyaya) geri gönderilselerdi.
- Le âdû: Elbette dönerlerdi, geri dönerlerdi.
- Nühû: Yasaklandıkları şey, nehyedildikleri husus.
- Kâzibûn: Yalancılar, yalan söyleyenler.
Tefsir:
Bu âyet, kıyamet gününde azabı gördüklerinde "Keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve müminlerden olsak!" diyecekleri o inkârcıların sözlerine bir cevaptır. Allah Teâlâ onların bu temennisinin samimi olmadığını, aksine bir çaresizlik ve pişmanlık anında söylenmiş boş bir söz olduğunu haber veriyor.
Onlar dünyada iken içlerinde gizledikleri küfür, inkâr ve kötü niyetlerini açıkça ortaya koyuyorlardı; fakat kıyamet günü geldiğinde, dünyada iken gizledikleri o kötü halleri, azalarının kendileri aleyhine şahitlik etmesiyle apaçık ortaya dökülecektir. O gün, dünyada iken "Biz Allah'a ortak koşmadık" diye yemin edenlerin yalanı meydana çıkacak; elleri, ayakları ve diğer azaları onların aleyhine şahitlik edecektir. İşte o zaman, gizledikleri her şey gözlerinin önüne serilecek ve onlar bu durum karşısında dehşete kapılıp "Keşke geri döndürülsek!" diyeceklerdir.
Fakat Allah Teâlâ onların bu sözünün bir kuruntudan ibaret olduğunu bildiriyor: "Eğer dünyaya geri döndürülselerdi, kendilerine yasaklanan o küfür ve isyanlara mutlaka yeniden dönerlerdi." Çünkü onların kalpleri imanı tatmamış, gönülleri hidayete açılmamıştır. Bu sözleri, tıpkı bir hastanın acı içinde "Beni iyileştirin, bir daha asla o hatayı yapmayacağım" demesi gibi, sadece içinde bulundukları sıkıntıdan kurtulma arzusudur; gerçek bir pişmanlık ve dönüş değildir.
Nitekim âyetin sonunda Yüce Allah onların bu iddialarının yalan olduğunu kesin bir dille ifade buyuruyor: "Şüphesiz onlar yalancıdırlar." Onların "Geri döndürülsek iman ederdik" sözleri, tıpkı dünyadaki "Biz Allah'a ortak koşmadık" yeminleri gibi yalandır. Çünkü iman, kalbin samimi bir tasdiki ve hayatın her alanına yansıyan bir dönüşümdür; sadece dille söylenen bir söz değildir.
Bu âyet bizlere çok önemli bir ders vermektedir: İman, sadece dille söylenen bir iddia değil; kalbin tasdiki, dilin ikrarı ve azaların amelidir. Kişi, dünyada iken gizlediği kötü niyetlerinin ve içindeki inkârın kıyamet günü mutlaka ortaya çıkacağını bilmelidir. Allah Teâlâ, kullarının içini dışını bilendir; hiçbir gizli şey O'na gizli kalmaz. Öyleyse mümin, dünyada iken kalbini, sözünü ve davranışlarını Allah'ın rızasına uygun hale getirmeli; yarın pişman olacağı bir hayatı bugünden terk etmelidir. Çünkü kıyamet gününde "Keşke geri döndürülsek" demek fayda vermeyecektir; asıl fırsat, şu anda içinde bulunduğumuz hayattır. Bu fırsatı iyi değerlendirelim, tövbe kapısı açıkken O'na yönelelim ve gizli-açık tüm hallerimizle Allah'ın rızasını kazanmaya çalışalım.
📜 Ayet 26-30 — En'âm
Meal — En'âm 28
Sure En'âm Ayet 28 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Hayır; daha önce gizledikleri onlara göründü. Eğer geri döndürülseler yine…Sure Ayet 28/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 26–30. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










