Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Ecerne: Bize geldin mi?
- Nezer: Terk edelim, bırakalım.
- Ma kane ya'büdu abaüna: Atalarımızın tapmakta olduğu şeyleri.
- Fe'tina: Öyleyse bize getir.
- Bi ma teıdüna: Bize vaat ettiğin şeyi (azabı).
- İn künte mine's-sadikin: Eğer doğru söyleyenlerden isen.
Tefsir:
Bu ayet-i kerimede, Hz. Hud'un (a.s.) kavmi olan Âd kavminin, peygamberlerine karşı takındıkları o kibirli ve alaycı tavırları bizlere haber verilmektedir. Onlar, Hz. Hud'un (a.s.) kendilerine getirdiği tevhid davetini, yani yalnızca Allah'a kulluk etme çağrısını, akıllarınca bir suçlama ve itirazla karşıladılar. Dediler ki: "Sen bize, tek olan Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın tapmakta olduğu putları, o ilahları terk edelim diye mi geldin?"
Bu sözleriyle onlar, aslında ne kadar büyük bir gaflet ve dalalet içinde olduklarını ortaya koyuyorlardı. Çünkü onlar için en büyük ölçü, atalarının izinden gitmekti. Hak ve batıl, doğru ve yanlış onlar için önemli değildi; önemli olan, babalarının ve dedelerinin üzerinde bulunduğu yoldan ayrılmamaktı. Bu, onların akıllarını kullanmadıklarını ve körü körüne taklit ettiklerini gösteren en açık delildir.
Ardından, o kibirli ve inatçı tavırlarıyla, peygamberlerine meydan okuyarak şöyle dediler: "Eğer doğru söyleyenlerden isen, bize vaat ettiğin azabı getir!" Bu söz, onların Hz. Hud'un (a.s.) davetini ciddiye almadıklarını ve onun getirdiği uyarıları alay konusu yaptıklarını göstermektedir. Onlar, azabın geleceğine inanmıyorlar, bu sebeple de alaycı bir dille onu acele istiyorlardı.
Burada bizim için çok önemli dersler vardır. Öncelikle, hak davetçileri olan peygamberler ve onların varisleri olan âlimler, bu tür alay ve meydan okumalarla karşılaştıklarında yılmamışlar, görevlerini tebliğ etmeye devam etmişlerdir. İkinci olarak, ataların körü körüne taklit edilmesi, insanı hakikatten uzaklaştıran en büyük engellerden biridir. Mümin, aklını ve kalbini kullanarak, vahye ve hakikate tabi olmalıdır.
Ey iman eden kardeşim! Bu ayet, bize, Allah'ın dinine davet ederken karşılaşacağımız zorluklara ve alaylara karşı sabırlı olmamızı öğretir. Aynı zamanda, bizleri, atalarımızın üzerinde olduğu batıl inançları terk edip, yalnızca Allah'a yönelmeye teşvik eder. Unutmayalım ki, Allah'ın vaadi haktır ve O, peygamberlerine yardım edeceğini, onları destekleyeceğini vaat etmiştir. Âd kavmi, bu meydan okumalarının ardından, korkunç bir azaba uğramış ve helak edilmişlerdir. İşte bu, Allah'ın ayetlerini yalanlayanların ve peygamberlerine karşı gelenlerin akıbetidir. Bizler, bu kıssadan hisse almalı ve her zaman Allah'a teslimiyet içinde olmalıyız.
📜 Ayet 68-72 — A'râf
Meal — A'râf 70
Sure Ayet 70/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 68–72. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










