Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Bevve'nâ (بوأنا): Yerleştirdik, yurt verdik, makam verip iskân ettik.
- Mübevvee' (مبوأ): Yerleşilecek yer, yurt, makam.
- Sıdk (صدق): Doğruluk, hayırlı, güzel ve seçkin olan.
- Tayyibât (الطيبات): Temiz, helal ve hoş rızıklar.
- İhtilâf (اختلاف): Ayrılığa düşmek, anlaşmazlık.
- Yakdî (يقضي): Hükmeder, karar verir, ayırır.
Tefsir:
Allah Teâlâ, bu âyet-i kerîmede İsrâiloğulları'na verdiği büyük nimetleri hatırlatarak onların nankörlüğünü ve inatçılığını gözler önüne sermektedir. Biz, onları Mısır'dan çıkardıktan sonra, Şam ve Mısır diyarında, bereketli ve mübarek topraklara yerleştirdik. Onlara öyle güzel, öyle huzurlu bir yurt verdik ki, orası adeta doğruluk ve hayrın merkeziydi. Üstelik onları, helalinden, temizinden, en güzel rızıklarla besledik; kudret helvası, bıldırcın eti, bereketli toprakların ürünleri... Kısacası, onlara dünyada verilebilecek en güzel imkânları bahşettik.
Fakat ne yazık ki onlar, kendilerine bu kadar nimet verildikten sonra, hakikati öğrenip birleşmeleri gerekirken ayrılığa düştüler. Onlar, kendilerine ilim geldikten, yani Tevrat'ta Peygamber Efendimiz Muhammed (s.a.v.)'in geleceğine dair açık müjdeler ve apaçık deliller ulaştıktan sonra ihtilâfa düştüler. Bu ihtilâf, cehaletten kaynaklanmıyordu; bilakis, bildikleri halde inatları ve kıskançlıkları yüzünden hakikati inkâr etmelerinden ileri geliyordu. Onlar, kendilerine gelen bu ilmi ve gerçeği bildikleri halde, sırf dünya menfaatleri ve makam hırsı yüzünden ayrılığa düştüler.
Ey Resûl! Sen onların bu hâline üzülme. Şüphesiz ki senin Rabbin, kıyamet günü onların arasında hükmünü verecek ve o ihtilâf ettikleri şeylerin tamamını bir bir ortaya çıkaracaktır. O gün, hak ile bâtıl, doğru ile yanlış, mazlum ile zalim birbirinden ayrılacak; inkâr edenler cehenneme, iman edenler cennete girecektir. Allah'ın adaleti asla şaşmaz ve O, hiçbir kuluna zulmetmez.
Bu âyet, bizlere şu dersi vermektedir: Nimetler, insanı Allah'a yaklaştırmalı ve şükretmeye sevk etmelidir. Ancak ne yazık ki bazı toplumlar, nimetleri gördükçe daha da azgınlaşmış ve hakikati bildikleri halde ondan yüz çevirmişlerdir. Ey Müslüman! Sen, ilmiyle amel eden, bildiği hakikatin üzerinde sebat gösteren ve ihtilâfa düşmekten sakınan kullardan ol. Çünkü Allah'ın dini birdir, hakikat tektir. Bizlere düşen, o hakikatin etrafında birleşmek ve ayrılığa düşmeden, Allah'ın ipine sımsıkı sarılmaktır. Unutma ki, dünyadaki ihtilâfların çözüm yeri ahirettir ve orada herkes, yaptıklarının karşılığını eksiksiz görecektir.
📜 Ayet 91-95 — Yûnus
Meal — Yûnus 93
Sure Yûnus Ayet 93 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : And olsun ki, İsrailoğullarını iyi bir yere yerleştirdik, onlara temiz…Sure Ayet 93/109 — Yûnus يونس (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Yûnus Dinle, Yûnus Meal, Yûnus mp3, Yûnus pdf. Ayet 91–95. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










