Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Yenkusûne: Bozarlar, çiğnerler, ihlal ederler.
- Ahdallah: Allah'ın ahdi, sözleşmesi, emri.
- Mîsâk: Sağlamlaştırılmış, kuvvetlendirilmiş söz, misak.
- Yaktaûne: Keserler, koparırlar.
- Sıla: Birleştirilmesi, ulaştırılması emredilen şey (akraba bağları, iman bağı vb.).
- Yüfsidûne: Bozgunculuk çıkarırlar, fesat saçarlar.
- Hâsirûn: Hüsrana uğrayanlar, zarar edenler, kaybedenler.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, fasıkların ve münafıkların en belirgin vasıflarını zikrederek bizleri uyarmaktadır. Bu vasıflar, iman iddiasında bulunan ama gerçekte Allah'ın emirlerine sırt çeviren kimselerin ahlâkını gözler önüne sermektedir.
Onlar, Allah'ın kendilerinden aldığı ve "Elest Bezmi"nde (Kâlû Belâ'da) verdikleri sözü bozarlar. O gün Allah, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye sorduğunda, "Evet, sen bizim Rabbimizsin" diyerek O'nu birleyeceklerine ve yalnızca O'na kulluk edeceklerine dair söz vermişlerdi. Ayrıca Allah, peygamberler göndererek ve kitaplar indirerek bu ahdi pekiştirmiş, kuvvetlendirmiştir. İşte bu kimseler, bu sağlam sözleşmeyi hiçe sayar, O'na ortak koşar, emirlerine karşı gelir ve yasaklarını çiğnerler.
İkinci vasıfları ise, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyleri koparmalarıdır. Bu, öncelikle akraba bağlarını (sıla-i rahim) kesmek, anne-babaya asi olmak, kardeşlik hukukunu çiğnemek demektir. Daha geniş anlamıyla ise, Allah'a iman ile peygamberlere imanı birbirinden ayırmak, yani bazı peygamberlere inanıp bazılarını inkâr etmek, İslam kardeşliğini zedelemek ve müminler arasına nifak sokmaktır. Oysa Allah, tüm peygamberlere imanı ve müminlerin tek vücut gibi kenetlenmesini emretmiştir.
Üçüncü vasıfları ise yeryüzünde bozgunculuk çıkarmalarıdır. Onlar, yeryüzünde ıslah edici değil, fesatçıdırlar. Günahları yayarlar, insanları Allah'ın yolundan alıkoyarlar, toplumun huzurunu kaçırırlar, ahlâkı bozarlar ve insanlar arasına düşmanlık tohumları ekerler.
İşte bu üç ağır vasfı taşıyan kimseler, gerçek anlamda hüsrana uğrayanlardır. Onlar dünyada huzur ve mutluluğu kaybettikleri gibi, ahirette de ebedî kurtuluşu yitirmişlerdir. Ticaretlerinde zarar etmişler, kâr yerine ziyanı seçmişlerdir. Çünkü onlar, geçici dünya menfaatleri karşılığında sonsuz ahiret nimetlerini satmışlardır.
Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize ne kadar büyük bir ders vermektedir. Bizler, Allah ile yaptığımız bu kutsal sözleşmeye sadık kalmalı, O'na ortak koşmaktan şiddetle kaçınmalıyız. Akraba bağlarımızı koparmamalı, ailemizi ve sevdiklerimizi ihmal etmemeliyiz. Yeryüzünde iyiliği yayan, barışı ve huzuru tesis eden kullardan olmalıyız. Unutmayalım ki, Allah'ın ahdine vefa gösterenler, akrabalarını ziyaret edenler ve yeryüzünde ıslah edenler, dünyada da ahirette de kurtuluşa erenlerdir. Rabbimiz bizleri hüsrana uğrayanlardan değil, kurtuluşa eren kullarından eylesin.
📜 Ayet 25-29 — Bakara
Meal — Bakara 27
Sure Bakara Ayet 27 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah sivrisineği ve onun üstününü misal olarak vermekten çekinmez. İnananlar…Sure Ayet 27/286 — Bakara البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Dinle, Bakara Meal, Bakara mp3, Bakara pdf. Ayet 25–29. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










