Mü'minûn · 110/118
Meal Okunuş — Mü'minûn
فَاتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتَّىٰ أَنسَوْكُمْ ذِكْرِي وَكُنتُم مِّنْهُمْ تَضْحَكُونَ ۝١١٠
Fattakhaztumoohum sikhriyyan hattaaa ansawkum zikree wa kuntum minhum tadhakoon
📖 Türkçe Anlam
Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Sihriyyen (سِخْرِيًّا): Alay etme, eğlenme, küçümseme maksadıyla istihza etme.
  • Ensevküm (أَنسَوْكُمْ): Sizi unutturdu, gaflete düşürdü.
  • Zikrî (ذِكْرِي): Beni anmayı, hatırlamayı, ibadet ve taati.
  • Tadhakûn (تَضْحَكُونَ): Gülüyordunuz, alay ediyordunuz.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, kâfirlerin âhiretteki pişmanlık ve azap sahnelerini haber veriyor. Onlara şöyle buyruluyor: "Siz, iman eden o sadık kullarımı alay konusu edindiniz. Onlarla eğlendiniz, onları küçümsediniz ve onlarla istihza ettiniz. Bu alay ve eğlence o kadar ileri gitti ki, sizi Beni anmaktan, Beni hatırlamaktan ve ibadetimden alıkoydu. O zavallı müminlerle uğraşmak, onlarla dalga geçmek sizin için o kadar cazip hale geldi ki, asıl gayenizi, yani Beni tanımayı ve Bana kulluk etmeyi unuttunuz. Hem de onlara öyle bir gülüyordunuz ki, bu gülüşünüz hem onları incitiyor hem de sizin kalplerinizi katılaştırıyordu."

Ey insan! Bu âyet, müminlere yapılan her türlü eziyetin, alayın ve küçümsemenin ne kadar büyük bir vebal olduğunu gösteriyor. İman eden kullar, Allah katında çok değerlidir. Onlarla alay etmek, aslında Allah'ın sevdikleriyle alay etmektir. Bu tutum, insanı Allah'ı anmaktan uzaklaştırır, kalbi katılaştırır ve sonunda kişiyi hüsrana sürükler.

Sevgili kardeşim! Bu âyetten alacağımız büyük dersler var: Müminlere karşı saygılı olmalı, onlarla istihza etmekten şiddetle kaçınmalıyız. Zira onlar, Allah'ın dostlarıdır. Onlarla alay etmek, Allah'ın gazabını celbeder. Ayrıca, dünyevî meşguliyetlerin ve boş işlerin bizi Allah'ı anmaktan alıkoymasına izin vermemeliyiz. Namaz, zikir ve Kur'an tilaveti gibi ibadetler, kalbimizin hayat bulduğu anlardır. Bu ibadetleri terk eden bir kalp, zamanla katılaşır ve hakikati göremez hale gelir.

Allah'ın rahmeti geniştir; tövbe kapısı açıktır. Bu âyet, geçmişte bu hataya düşenler için bir uyarı, gelecek nesiller için de bir ibrettir. Rabbimiz, bizleri müminlere karşı şefkatli, kendisini anmaya devam eden ve kalbi yumuşak kullarından eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 108-112 — Mü'minûn

108قَالَ اخْسَئُوا فِيهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ
Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.
109إِنَّهُ كَانَ فَرِيقٌ مِّنْ عِبَادِي يَقُولُونَ رَبَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ
Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.
110فَاتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتَّىٰ أَنسَوْكُمْ ذِكْرِي وَكُنتُم مِّنْهُمْ تَضْحَكُونَ
Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.
111إِنِّي جَزَيْتُهُمُ الْيَوْمَ بِمَا صَبَرُوا أَنَّهُمْ هُمُ الْفَائِزُونَ
Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.
112قَالَ كَمْ لَبِثْتُمْ فِي الْأَرْضِ عَدَدَ سِنِينَ
Allah onlara yine: "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız" der.
Mü'minûnKuran Fihrist
118Ayet
MekkiRevelation
110Ayet

Meal — Mü'minûn 110

Sure Mü'minûn Ayet 110 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık,…

Sure Ayet 110/118 — Mü'minûn المؤمنون (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'minûn Dinle, Mü'minûn Meal, Mü'minûn mp3, Mü'minûn pdf. Ayet 108–112. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler