Şuarâ · 128/227
Meal Okunuş — Şuarâ
أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ آيَةً تَعْبَثُونَ ۝١٢٨
Atabnoona bikulli ree`in aayatan ta`basoon
📖 Türkçe Anlam
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Rî‘ (رِيعٍ): Yüksek, yüce yer; yol üzerindeki tepe ve yükselti.
  • Âyet (آيَةً): Burada "alamet, işaret" anlamında; yüksek bir bina veya köşk.
  • Ta'besûn (تَعْبَثُونَ): Boş işle uğraşmak, alay etmek, eğlenmek, ciddiyetsiz davranmak.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, Hz. Hûd'un kavmi olan Âd kavmine yönelttiği azarlayıcı ve uyarıcı bir soruyu bizlere aktarmaktadır. Onlar, her yüksek tepeye ve yol kenarındaki her yükseltiye, içinde yaşamak için değil, gelip geçenlerle alay etmek ve onlara tepeden bakmak için gösterişli köşkler ve yüksek binalar inşa ediyorlardı. Bu binalar, onların kibir ve gururlarının bir sembolüydü. Gelip geçen yolcularla eğleniyor, onları küçümsüyor ve bu davranışlarıyla kendilerini üstün görüyorlardı.

Allah Teâlâ onlara bu soruyu sorarak bu davranışların ne kadar anlamsız ve boş olduğunu vurguluyor: "Siz her yüksek yere, gelip geçenlerle alay etmek için boş bir bina mı inşa ediyorsunuz?" Bu soru, onların bu tutumunun ne kadar çocukça ve akılsızca olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü insanın ömrü sınırlıdır, bu dünya bir imtihan yeridir. Kalıcı olmayan bu dünyada, insanlara tepeden bakmak için gösterişli binalar dikmek, kişiye hiçbir fayda sağlamaz. Ne ahireti için bir kazançtır bu, ne de dünyası için kalıcı bir eser. Aksine, bu davranış kibirden kaynaklanan bir sapkınlıktır ve Allah katında sevilmeyen bir tutumdur.

Bu âyet, biz Müslümanlara önemli bir ders vermektedir: İnsan, gücünü ve imkânlarını boş işlere, gösterişe ve başkalarıyla alay etmeye harcamamalıdır. Yapılan her iş, Allah rızası gözetilerek ve insanlığa faydalı olacak şekilde olmalıdır. İnsanların ihtiyacı olan şeyler inşa etmek, ilim öğrenmek, iyilik yapmak ve ahiretini mamur etmek, asıl olan gayelerdir. Kibir ve gösteriş ise insanı helake sürükleyen tehlikeli bir hastalıktır. Rabbimiz bizleri, Âd kavminin bu hatalı tutumundan uzak eylesin ve yaptığımız her işi samimiyetle, O'nun rızasını kazanmak için yapmayı nasip etsin. Unutmayalım ki, asıl kalıcı olan, dünyada bıraktığımız gösterişli binalar değil, güzel amellerimiz ve insanların gönlünde bıraktığımız hayırlı izlerdir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 126-130 — Şuarâ

126فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
127وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
128أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ آيَةً تَعْبَثُونَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
129وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
130وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
128Ayet

Meal — Şuarâ 128

Sure Şuarâ Ayet 128 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben…

Sure Ayet 128/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 126–130. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler