Şuarâ · 80/227
Meal Okunuş — Şuarâ Suresi
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ ۝٨٠
Wa izaa mardtu fahuwa yashfeen
📖 Türkçe Anlam
İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Maridtü (مَرِضْتُ): Hastalandım, rahatsızlandım.
  • Yeşfîn (يَشْفِينِ): Beni iyileştirir, şifa verir.

Tefsir:

Hz. İbrahim (a.s.), bu mübarek sözleriyle tevhid inancının en derin ve en samimi ifadelerinden birini ortaya koymaktadır. O, putlara tapmayı reddederken, yalnızca âlemlerin Rabbi olan Allah'a gönülden bağlandığını dile getirir. Bu ayette, insanın acizliği ve Allah'ın kudreti arasındaki fark ne güzel anlatılmıştır! İnsan, hastalandığında ne kadar çaresiz kalır; ne doktorlar ne ilaçlar kesin bir şifa verebilir. Ancak gerçek şifa veren, hastalığı yaratan ve dilediği anda onu gideren Allah'tır. Hz. İbrahim, "Hastalandığımda bana şifa veren O'dur" diyerek, şifanın yalnızca Allah'tan geldiğini, O'nun izni olmadan hiçbir sebebin fayda vermeyeceğini vurgular. Bu ifade, müminin kalbine ne büyük bir huzur ve güven aşılar! Çünkü biliriz ki, her derdin dermanı O'nun elindedir. Ey iman eden kardeşim! Sen de hastalandığında, Hz. İbrahim gibi Allah'a sığın, O'ndan şifa dile. Unutma ki, O'nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır; dua eden kulunun sesini işitir ve dilediği anda şifa verir. Bu ayet, bize hem tevekkülü hem de ümitvar olmayı öğretir: Hastalık bir imtihandır, ama şifa da Allah'ın lütfudur. O'na güvenen asla yalnız değildir.



📜 Ayet 78-82 — Şuarâ Suresi

78الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ
İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
79وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ
İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
80وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
81وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ
İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
82وَالَّذِي أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ
İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
80Ayet

Meal — Şuarâ 80

Şuarâ Suresi Ayet 80 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu…

Sûre Ayet 80/227 — Şuarâ Suresi الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Suresi Dinle, Şuarâ Suresi Meal, Şuarâ Suresi mp3, Şuarâ Suresi pdf. Ayet 78–82. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Monday, September 7, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler