Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Ennâ (أنى): Nasıl, nereden, hangi yönden?
- Ğulâm (غلام): Oğlan çocuğu, erkek evlat.
- Belâğaniyel-kiber (بلغني الكبر): Yaşlılık bana ulaştı, iyice yaşlandım, kuvvetim tükendi.
- Âkır (عاقر): Kısır, çocuk doğuramayan kadın.
Tefsir:
Hz. Zekeriya (a.s.), Allah'ın melekleri aracılığıyla kendisine bir oğul müjdesi verildiğini duyunca, bu büyük müjde karşısında hem sevinç hem de hayret içinde Rabbine yöneldi ve şöyle dedi: "Rabbim! Benim nasıl bir oğlum olabilir? Halbuki bana yaşlılık ulaştı, ihtiyarlık benim üzerimde iyice etkisini gösterdi, takatim kesildi; hanımım da kısır, çocuk doğuramıyor. Bu şartlar altında bir çocuğumuzun olması nasıl mümkün olabilir?"
Bu soru, imansızlıktan veya Allah'ın kudretinden şüphe etmekten kaynaklanan bir itiraz değildi. Bilakis, bu, bir peygamberin Allah'ın hikmetine hayretle bakışı, bu olağanüstü işin nasıl gerçekleşeceğini öğrenme arzusuydu. O, Allah'ın kudretinin her şeye yettiğini biliyordu; ancak bu durum, insan aklının alışılagelmiş sebepler çerçevesinde düşündüğünde hayret ettiği bir durumdu.
Bunun üzerine Allah Teâlâ ona şu cevabı verdi: "Evet, öyledir! İşte Allah, dilediğini, dilediği şekilde yapar." Yani bu, Allah'ın kudretinin bir tecellisidir. O, yaşlı bir baba ile kısır bir anneden, hiçbir beşerî sebep olmaksızın bir çocuk yaratmaya kadirdir. Çünkü O'nun işi, yaratma ve emretme konusunda hiçbir kayıt ve şarta bağlı değildir. O, adetlerin ve alışılmış sebeplerin ötesinde, hikmetiyle dilediğini yaratır.
Bu ayet, bize Allah'ın kudretinin sınırsızlığını ve O'nun her şeye gücünün yettiğini öğretmektedir. İnsan, kendi aklının ve tecrübesinin sınırları içinde düşünür; fakat Allah'ın kudreti, tüm sebeplerin ve kanunların üzerindedir. O, bir şeyin olmasını dilediğinde, ona sadece "Ol!" der ve o şey oluverir. Bu, bizim için büyük bir teselli ve umut kaynağıdır. Çünkü bizler, her ne kadar çaresiz ve zayıf durumda olsak da, her şeye gücü yeten bir Rabbimize sığınırız. O, kullarına dilediği gibi ikram eder, dilediğine dilediği şekilde lütufta bulunur. Bu müjde, aynı zamanda Allah'ın duaları işittiğinin ve samimi kullarına ummadıkları yerden kapılar açtığının da bir göstergesidir.
📜 Ayet 38-42 — Âl-i İmrân
Meal — Âl-i İmrân 40
Sure Âl-i İmrân Ayet 40 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Ya Rabbi! Ben artık iyice kocamış, karım da kısırken nasıl…Sure Ayet 40/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 38–42. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










