Sâffât · 105/182
Meal Okunuş — Sâffât
قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا ۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ ۝١٠٥
Qad saddaqtar ru`yaa; innaa kazaalika najzil muhsineen
📖 Türkçe Anlam
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Saddekte: Doğruladın, gerçekleştirdin, yerine getirdin.
  • Rü'yâ: Rüya, uykuda görülen sadık rüya (Allah'ın peygamberine gösterdiği ilahî işaret).
  • Kezâlike: İşte böyle, aynı şekilde.
  • Neczî: Mükâfatlandırırız, karşılık veririz.
  • Muhsinîn: İhsan sahipleri, işini en güzel şekilde yapanlar, Allah'a tam bir teslimiyetle itaat edenler.

Tefsir:

Bu âyet, Hz. İbrahim'in (aleyhisselâm) hayatındaki en büyük imtihanın ardından gelen ilahî bir hitaptır. Cenâb-ı Hak, Hz. İbrahim'in rüyasında gördüğü emri yerine getirme konusundaki sadakatini ve teslimiyetini kabul buyurarak şöyle buyurur: "Ey İbrahim! Sen rüyayı doğruladın, ona sadakat gösterdin ve emri yerine getirdin." Yani Allah Teâlâ, Hz. İbrahim'in oğlunu boğazlama emrini yerine getirme azmini ve bu uğurdaki samimiyetini kabul etmiştir. Bu, onun rüyasının gerçek bir vahiy olduğunu ve Allah'ın emrine tam bir teslimiyetle boyun eğdiğini gösterir.

Bu hitap, Hz. İbrahim'in o anki zor durumunu da yansıtır. O, oğlunu kurban etmek üzereyken, Allah onu bu çağrıyla teselli etmiş ve imtihanı kazandığını bildirmiştir. Ardından gelen "İşte biz, iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız" ifadesi ise genel bir ilkeyi ortaya koyar: Allah, ihsan sahiplerini, yani işini en güzel şekilde yapan, O'na tam bir teslimiyetle itaat eden kullarını her türlü sıkıntıdan ve zorluktan kurtarır. Tıpkı Hz. İbrahim'i bu büyük imtihandan kurtardığı gibi, ihlasla hareket eden müminleri de dünya ve ahiret sıkıntılarından ferahlığa çıkarır.

Bu âyet, müminlere çok önemli bir müjde verir: Allah'a samimiyetle teslim olan, O'nun emirlerini yerine getirmek için canla başla çalışan kimseler, en zor anlarında dahi Allah'ın yardımına ve kurtuluşuna mazhar olurlar. Allah, ihsan sahiplerini asla yalnız bırakmaz; onların imtihanlarını kolaylaştırır, sıkıntılarını giderir ve onlara dünyada da ahirette de güzel bir karşılık verir. Bu, Allah'ın rahmetinin ve kereminin bir tecellisidir. Ey mümin! Sen de hayatının her alanında ihsan üzere ol; yani Allah'ı görüyormuşçasına, O'na tam bir bağlılıkla hareket et. Unutma ki Allah, ihsan sahipleriyle beraberdir ve onları asla yardımsız bırakmaz. Bu ilahî vaat, müminin kalbine huzur ve güven verir; onu her türlü zorluğa karşı sabırlı ve dirençli kılar.



📜 Ayet 103-107 — Sâffât

103فَلَمَّا أَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبِينِ
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
104وَنَادَيْنَاهُ أَن يَا إِبْرَاهِيمُ
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
105قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا ۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
106إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ الْبَلَاءُ الْمُبِينُ
Doğrusu bu apaçık bir deneme idi.
107وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ
Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.
SâffâtKuran Fihrist
182Ayet
MekkiRevelation
105Ayet

Meal — Sâffât 105

Sure Sâffât Ayet 105 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı…

Sure Ayet 105/182 — Sâffât الصافات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Sâffât Dinle, Sâffât Meal, Sâffât mp3, Sâffât pdf. Ayet 103–107. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler