Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- El-Kitab: Kur’an-ı Kerim.
- Bima erâkellah: Allah’ın sana gösterdiği, öğrettiği ve vahyettiği şeylerle.
- El-Hainîn: Kendi nefislerine ve emanetlere ihanet edenler.
- Hasîm: Birini savunmak, onun adına mücadele etmek, müdafaa etmek.
Tefsir:
Ey Resul! Şüphesiz biz sana bu Kitab’ı (Kur’an’ı) tam bir hakikat ve adalet üzere indirdik. O, inanç esaslarından ibadetlere, hukuk kurallarından ahlaka kadar her konuda hakkı ve doğruyu ortaya koyar. Senin görevin, bu kitabın ışığında ve Allah’ın sana öğrettiği, vahyettiği hükümlerle insanlar arasında adaletle hükmetmektir. Sakın kendi heva ve hevesine, kişisel görüşüne göre değil; yalnızca Allah’ın sana bildirdiği gerçeklere dayanarak karar ver.
Bu ayet, hicretin 4. yılında meydana gelen meşhur bir olay üzerine inmiştir. Ensar’dan Tume bin Ubeyrik adında bir adam, Katade bin Nu’man’a ait bir zırhı çalmış ve onu Yahudi bir komşusu olan Zeyd bin Semîn’e emanet olarak bırakmıştı. Zırh aranınca Tume, yemin ederek çalmadığını iddia etti. Zırh Yahudi’nin yanında bulununca, Yahudi de “Onu bana Tume verdi” dedi. Bunun üzerine Tume’nin kabilesi, onu kurtarmak için Resulullah’a (s.a.v.) gelerek masum olduğunu ileri sürdüler ve Yahudi’nin cezalandırılmasını istediler. Resulullah (s.a.v.) de görünüşe göre Tume’yi haklı görüp Yahudi’nin cezalandırılmasına hükmetmek üzereyken bu ayet nazil oldu.
Yüce Allah, Peygamberine şöyle buyuruyor: “Sakın hainlerin savunucusu olma!” Yani Tume gibi kendi nefsine, emanete ve topluma ihanet eden kimseleri, onların dışarıda söyledikleri sözlerle ve gösterdikleri masumiyet görüntüsüyle müdafaa etme. Çünkü Allah, gizli olanı bilir; kimin gerçekten hain olduğunu, kimin masum olduğunu en iyi bilendir. Senin görevin, sana vahyedilen hükümleri uygulamaktır; gizli niyetleri yargılamak Allah’a aittir.
Bu ayet, Müslümanlara ve tüm insanlığa büyük bir ders vermektedir: Adalet, akrabalık, kabilecilik veya dostluk tanımaz. Bir Müslüman, yakını bile olsa hainin yanında yer alamaz. Hak ve hakikat neyi gerektiriyorsa onu söylemek ve uygulamak zorundadır. Unutmayalım ki Allah Teala, zulmedenleri ve hainleri sevmez; ancak adaletle hükmedenleri, hakkı gözetenleri sever ve onları dünyada da ahirette de mükafatlandırır. Bu ayet, aynı zamanda Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) masumiyetini ve vahye olan bağlılığını da gösterir; o, asla kendi hevasıyla konuşmaz, ancak kendisine vahyedilenle hükmeder. Bizler de onun izinden giderek her işimizde, her kararımızda Kur’an’ı ve sünneti rehber edinmeliyiz.
📜 Ayet 103-107 — Nisâ
Meal — Nisâ 105
Sure Nisâ Ayet 105 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Doğrusu, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye Kitap'ı…Sure Ayet 105/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 103–107. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










