Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Nimetallah: Allah'ın verdiği sayısız lütuf ve ihsanlar.
- Mülûk: Melikler, hükümdarlar; kendi başlarına buyruk, hür kimseler.
- Âlemîn: Âlemler; burada kendi zamanlarındaki tüm insan toplulukları kastedilir.
Tefsir:
Ey Resûl! Ey iman edenler! Allah'ın, geçmiş ümmetlere olan muamelesini ve kendi lütfunu hatırlatmak üzere, Mûsâ aleyhisselâmın kavmine söylediği şu sözleri hatırlayın: "Ey kavmim! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın, dilinizle şükredin, kalbinizle takdir edin."
O nimetlerin en büyüğü şuydu: Allah, içinizden peygamberler gönderdi. Sizi dalaletten hidayete, cehaletten ilme, küfürden imana ulaştıracak elçiler seçti. Hiçbir ümmete vermediği kadar çok peygamber, sizin atalarınıza gönderildi.
Yine Allah, sizi "melikler" kıldı. Yani sizi, Firavun'un zulmünden ve esaretinden kurtardı; sizi hür insanlar yaptı. Kendi işlerinizi yöneten, kendi kararlarınızı veren, başkasının kölesi olmayan bir toplum haline getirdi. Bu, size verilen büyük bir izzet ve şerefti.
Ve Allah size, kendi zamanınızda hiçbir topluma vermediği nimetleri verdi: Üzerinize bulutla gölge yaptı, size kudret helvası ve bıldırcın eti indirdi, denizi yararak sizi kurtardı, düşmanlarınızı helak etti. Bunlar, sizin atalarınıza has kılınan mucizevi ikramlardı.
Ey Müslüman! Bu ayet, Allah'ın nimetlerini anmanın ve şükretmenin önemini vurgular. Nimetlerin en büyüğü, peygamber gönderilmesidir. Bugün bizlere de en büyük nimet, son peygamber Muhammed aleyhisselamın gönderilmesi ve Kur'an'ın bize ulaşmasıdır. Bu nimetin kıymetini bilmeli, ona göre yaşamalıyız.
Ayrıca bu ayet, İsrailoğullarının, kendilerine verilen bunca nimete rağmen nankörlük edip Mûsâ'ya isyan ettiklerini haber verir. Bu, Peygamber Efendimiz'e (sallallahu aleyhi ve sellem) bir tesellidir: "Senin kavminin sana karşı tutumu, geçmiş ümmetlerin peygamberlerine karşı tutumundan farklı değildir. Sabret, nimetleri hatırlatmaya devam et."
Ey kardeşim! Sen de Allah'ın üzerindeki sayısız nimetlerini düşün: İman nimeti, sağlık nimeti, hidayet nimeti... Bu nimetlere şükretmenin yolu, Allah'a itaat etmek ve O'nun Resûlüne uymaktır. Unutma ki, nimeti veren de Allah'tır, onu geri alan da O'dur. Nimetlerin devamı, şükürle mümkündür. Allah'ın nimetlerini anmak, kalbi yumuşatır, imanı artırır ve kişiyi Allah'a yaklaştırır.
📜 Ayet 18-22 — Mâide
Meal — Mâide 20
Sure Mâide Ayet 20 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Musa, milletine: "Ey milletim! Allah'ın size olan nimetini anın: içinizden…Sure Ayet 20/120 — Mâide المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Dinle, Mâide Meal, Mâide mp3, Mâide pdf. Ayet 18–22. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










