Zâriyât · 13/60
Meal Okunuş — Zâriyât
يَوْمَ هُمْ عَلَى النَّارِ يُفْتَنُونَ ۝١٣
Yawma hum `alan naari yuftanoon
📖 Türkçe Anlam
O, kendilerinin ateşte azap görecekleri gündür.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Yevme: O gün, kıyamet günü.
  • Hüm: Onlar (kâfirler ve günahkârlar).
  • Ale'n-nâr: Ateşin üzerinde.
  • Yüftenûn: Ateşle yakılarak azap görecekler, işkenceye uğratılacaklar. Bu kelime, "fitne" kökünden gelir ve burada "azap edilmek, yakılarak cezalandırılmak" anlamındadır.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîme, kıyamet gününde kâfirlerin ve günahkârların karşılaşacağı dehşet verici durumu haber vermektedir. Allah Teâlâ, dünyada peygamberleri yalanlayan, âhireti inkâr eden ve "Bu azap ne zaman gelecek?" diye alaycı bir şekilde acele eden o kimselere cevaben buyuruyor ki: O azap, onların ateşin üzerinde yakılarak azap görecekleri gündür.

O gün, onlar cehennem ateşinin üzerine atılacaklar ve o ateşle öyle bir imtihan edilecekler ki, bu imtihan onlar için en büyük işkence olacaktır. Onlara şöyle denilecek: "Tadın azabınızı! İşte dünyada iken acele isteyip durduğunuz azap budur!" Bu, onların dünyadaki inkârlarının ve alaylarının karşılığıdır.

Bu âyet, bizlere âhiretin kesin olduğunu ve orada herkesin yaptığının karşılığını göreceğini hatırlatmaktadır. Dünyada ne kadar rahat ve gafil yaşarsak yaşayalım, o gün mutlaka gelecektir. O gün, hiç kimse bir başkasının günahını yüklenmeyecek ve herkes kendi ameliyle baş başa kalacaktır.

Ey insan! Bu âyet, sana bir uyarıdır. Bugün henüz fırsat varken, o günün azabından kurtulmak için Rabbine yönel. Tövbe kapısı hâlâ açık, rahmet deryası hâlâ coşkundur. Allah'ın affı, O'nun azabından çok daha büyüktür. O gün gelmeden önce, kendini o ateşten koruyacak ameller işle; namaz kıl, oruç tut, zekât ver, güzel söz söyle ve kalbini kin, nefret ve günahtan temizle. Unutma ki, dünya hayatı bir imtihan yeridir ve bu imtihanı kazananlar, o gün korku ve üzüntü yaşamayacaklardır. Rabbimiz, bizleri o büyük günde ateşten uzak tutanlardan eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 11-15 — Zâriyât

11الَّذِينَ هُمْ فِي غَمْرَةٍ سَاهُونَ
Yalancılığı itiyat edinenlerin, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları çıksın!
12يَسْأَلُونَ أَيَّانَ يَوْمُ الدِّينِ
İşlerin karşılık göreceği günün zamanını sorarlar.
13يَوْمَ هُمْ عَلَى النَّارِ يُفْتَنُونَ
O, kendilerinin ateşte azap görecekleri gündür.
14ذُوقُوا فِتْنَتَكُمْ هَٰذَا الَّذِي كُنتُم بِهِ تَسْتَعْجِلُونَ
Onlara: "Azabınızı tadın; işte acele beklediğiniz bu idi" denir.
15إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı.
ZâriyâtKuran Fihrist
60Ayet
MekkiRevelation
13Ayet

Meal — Zâriyât 13

Sure Zâriyât Ayet 13 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : O, kendilerinin ateşte azap görecekleri gündür.

Sure Ayet 13/60 — Zâriyât الذاريات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Zâriyât Dinle, Zâriyât Meal, Zâriyât mp3, Zâriyât pdf. Ayet 11–15. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler