Vâkıa · 45/96
Meal Okunuş — Vâkıa
إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٰلِكَ مُتۡرَفِينَ  ۝٤٥
Innaahum kaanoo qabla zaalika mutrafeen
📖 Türkçe Anlam
Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Müterefîn (مُتْرَفِينَ): Bolluk ve refah içinde yaşayan, nimetlere gömülmüş, şımarık kimseler demektir. Bu kelime, dünya hayatında kendilerine verilen imkânları Allah'a şükretmek yerine azgınlık ve gurur vesilesi yapanları ifade eder.

Tefsir:

Bu âyet, kıyamet günü azap içinde olanların durumunu anlatırken, onların dünyadaki hâllerine işaret etmektedir. Onlar, dünya hayatında refah ve bolluk içinde yaşamışlar, nimetlerin tadını çıkarmışlardı. Ancak bu nimetler onları Allah'a yaklaştırmadı; aksine şımarttı ve azdırdı. Dünyada kendilerine verilen imkânları haram yollarda harcamışlar, nefislerinin arzularına uymuşlar ve peygamberlerin getirdiği hakikatlere sırt çevirmişlerdi.

Onların tek derdi, dünya zevkleri ve şehvetleriydi. Helal-haram demeden her türlü nimeti tüketmişler, Allah'ın emirlerini hiçe saymışlardı. Bu yüzden bugün, yani ahirette, bu azabı hak etmişlerdir. Dünyadaki o geçici refahları, onları ebedî azaptan kurtaramamıştır.

İbret ve Ders:

Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize çok önemli bir ders vermektedir: Dünya nimetleri, insanı Allah'tan uzaklaştıran bir tuzak olabilir. Refah ve bolluk içinde yaşamak, başlı başına bir suç değildir; asıl mesele, bu nimetlerin sahibini unutup şımarmaktır. Allah'ın verdiği her nimet, bir imtihandır. Bizler, dünyada verilen imkânları Allah'a şükrederek, O'nun rızasına uygun şekilde kullanmalıyız. Unutmayalım ki, dünyadaki geçici zevkler, ahiretteki ebedî hayatın yanında hiçbir şey değildir. Allah'ın rızasını kazanmak, her türlü dünya nimetinden daha hayırlıdır. Rabbimiz bizi, nimetlere gömülüp de O'nu unutanlardan eylemesin. Bizleri, her hâlükârda şükreden, O'na yönelen ve rızasını kazanan kullarından eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 43-47 — Vâkıa

43وَظِلٍّ مِّن يَحۡمُومٍ 
İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
44لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ 
İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
45إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٰلِكَ مُتۡرَفِينَ 
Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
46وَكَانُواْ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلۡحِنثِ ٱلۡعَظِيمِ 
Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
47وَكَانُواْ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ 
Şöyle söylerlerdi: "Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz?"
VâkıaKuran Fihrist
96Ayet
MekkiRevelation
45Ayet

Meal — Vâkıa 45

Sure Ayet 45/96 — Vâkıa الواقعة (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Vâkıa Dinle, Vâkıa Meal, Vâkıa mp3, Vâkıa pdf. Ayet 43–47. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler