Vâkıa · 46/96
Meal Okunuş — Vâkıa
وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنثِ الْعَظِيمِ ۝٤٦
Wa kaanoo yusirroona `alal hinsil `azeem
📖 Türkçe Anlam
Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Yusirrûne (يُصِرّونَ): Israr ediyorlardı, diretiyorlardı, kararlılıkla devam ediyorlardı.
  • Hıns (الْحِنثِ): Günah, suç, büyük hata.
  • Azîm (الْعَظِيمِ): Büyük, çok büyük, ağır.

Tefsir:

Bu âyet, cehennem ehlinin dünyadaki kötü hallerinden birini daha haber vermektedir. Onlar, yalnızca bir defa günaha düşmüş veya hata etmiş kimseler değillerdi. Bilakis, büyük günah üzerinde ısrarla direten, o günahta kararlılıkla devam eden ve bundan vazgeçmeyi hiç düşünmeyen kimselerdi.

Bu "büyük günah" (hınsü'l-azîm) nedir? Tefsirlerde bu ifadenin en büyük karşılığı olarak Allah'a ortak koşmak (şirk) zikredilmiştir. Onlar, Allah'ın varlığını ve birliğini kabul etmeyip O'na eş koşuyorlar, putlara tapıyorlar ve bu batıl inançlarında son derece inatçı davranıyorlardı. Bu şirkleri sebebiyle de Allah'ın emirlerine karşı geliyor, peygamberleri yalanlıyor ve günahların en büyüğünü işliyorlardı.

Onların bu ısrarları, sadece bir inanç meselesi değil; aynı zamanda bir tavır ve ahlak meselesiydi. Hatalarını kabul etmiyorlar, tevbe etmeyi akıllarına bile getirmiyorlardı. Oysa insan, günah işlediğinde hemen Allah'a yönelmeli, O'ndan af dilemelidir. Ama bu kimseler, günahlarında diretmeyi ve ısrar etmeyi bir yaşam tarzı haline getirmişlerdi.

Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize çok önemli bir ders vermektedir: Günahın küçüğüne de büyüğüne de düşmemek gerekir; ama asıl felaket, günahta ısrar etmektir. Bir insan hata edebilir, günah işleyebilir; ancak Allah'ın rahmeti o kadar geniştir ki, samimi bir tevbe ile her günah affedilebilir. Önemli olan, günah üzerinde direnmemek, tevbe kapısını çalmaktır.

Allah Teâlâ buyuruyor ki: "De ki: Ey kendi nefislerine karşı haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Zümer, 53)

Öyleyse, bugün hangi günahta olursak olalım, ısrar etmeyelim, diretmeyelim. Hemen tevbe edelim, Allah'a yönelelim. O'nun kapısı herkese açıktır. Bu âyet, bize hem geçmiş kavimlerin acı sonunu hatırlatmakta hem de bizleri tevbe ve istiğfara teşvik etmektedir. Rabbimiz, bizleri günahlarında ısrar edenlerden değil, tevbe eden kullarından eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 44-48 — Vâkıa

44لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ
İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
45إِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ
Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
46وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنثِ الْعَظِيمِ
Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
47وَكَانُوا يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَإِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
Şöyle söylerlerdi: "Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz?"
48أَوَآبَاؤُنَا الْأَوَّلُونَ
"Önce gelip geçmiş babalarımız da mı?"
VâkıaKuran Fihrist
96Ayet
MekkiRevelation
46Ayet

Meal — Vâkıa 46

Sure Vâkıa Ayet 46 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük…

Sure Ayet 46/96 — Vâkıa الواقعة (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Vâkıa Dinle, Vâkıa Meal, Vâkıa mp3, Vâkıa pdf. Ayet 44–48. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler