Hûd · 66/123
Meal Okunuş — Hûd
فَلَمَّا جَاءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَالِحًا وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَمِنْ خِزْيِ يَوْمِئِذٍ ۗ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْقَوِيُّ الْعَزِيزُ ۝٦٦
Falammaa jaaa`a amrunaa najjainaa Saalihanw wal lazeena aamanoo ma`ahoo birahmatim minnaa wa min khizyi Yawmi`iz inna Rabbaka Huwal Qawiyyul `Azeez
📖 Türkçe Anlam
Buyruğumuz gelince, Salih'i ve beraberindeki inananları katımızdan bir rahmet olarak o günün rezilliğinden kurtardık. Doğrusu Rabbin pek kuvvetli ve güçlüdür.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Emrünâ: Bizim emrimiz, buyruğumuz (azap emri)
  • Necceynâ: Kurtardık, kurtuluşa erdirdik
  • Hızy: Zillet, aşağılanma, rezillik
  • Yevmiizin: O günün (azap gününün)
  • Kavî: Çok güçlü, kudreti her şeye yeten
  • Azîz: Üstün ve galip gelen, hiçbir şeyin kendisine karşı koyamayacağı

Tefsir:

Bu mübarek ayet, Hz. Salih'in (a.s.) kavmi olan Semud kavminin helak edilişini ve müminlerin kurtuluşunu anlatmaktadır. Semud kavmi, Allah'ın mucizesi olan deveyi keserek azgınlıkta sınırı aşmış, peygamberlerini yalanlamış ve inatla küfürlerinde direnmişlerdi. Nihayet Allah'ın azap emri geldiğinde, o korkunç helak gerçekleşti.

Ancak bu ayet bize çok önemli bir müjdeyi de taşımaktadır: Allah'ın rahmeti, azabından önce gelir. Azap geldiğinde, Hz. Salih ve ona iman edenler, Allah'ın özel rahmetiyle kurtarıldılar. Bu kurtuluş, yalnızca fiziksel bir kurtuluş değildi; aynı zamanda o günün zilletinden, aşağılanmasından ve rezilliğinden de korunmaydı. Müminler, hem helak edilmekten kurtuldular hem de o günün dehşet verici azabını ve utancını yaşamadılar.

Burada dikkat çeken en güzel nokta şudur: Kurtuluş, "bizim rahmetimizle" ifadesiyle Allah'a nispet edilmiştir. Yani müminlerin kurtuluşu, kendi amellerinin karşılığı olarak değil, Allah'ın lütuf ve merhametinin bir sonucudur. Bu, bizlere şunu öğretir: Ne kadar çok ibadet etsek de, ne kadar salih amel işlesek de asıl kurtuluşumuz Allah'ın rahmetine bağlıdır. Bu rahmeti kazanmanın yolu ise iman etmek ve peygamberlerin izinden gitmektir.

Ayetin sonunda Yüce Allah, Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) ve dolayısıyla tüm müminlere şu güçlü mesajı veriyor: "Şüphesiz senin Rabbin, O, güçlüdür, üstündür." Bu ifade, Allah'ın kudretinin her şeye yettiğini, dilediğini aziz, dilediğini zelil kıldığını ve hiçbir gücün O'na karşı koyamayacağını bildirmektedir. Zalimler ne kadar güçlü görünseler de, Allah'ın azabı geldiğinde hiçbir şey onları kurtaramaz. Müminler ise Allah'ın himayesi altında her türlü korkudan emin olurlar.

Bu ayetten alacağımız büyük dersler vardır: İman edenler asla yalnız değildir. Allah, her zaman kullarını görür ve onları korur. Zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, Allah'ın rahmeti daha büyüktür. Bizlere düşen, Hz. Salih'in (a.s.) ve onun mümin kardeşlerinin gösterdiği gibi, imanımızda sebat etmek, Allah'ın emirlerine sımsıkı sarılmak ve O'nun rahmetinden asla ümit kesmemektir. Çünkü Allah'ın kudreti ve izzeti, müminlerin en büyük güvencesidir.



📜 Ayet 64-68 — Hûd

64وَيَا قَوْمِ هَٰذِهِ نَاقَةُ اللَّهِ لَكُمْ آيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِي أَرْضِ اللَّهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَرِيبٌ
"Ey milletim! Bu, size bir ayet olarak, Allah'ın devesidir. Bırakın onu, Allah'ın toprağında otlasın; ona fenalık etmeyin, yoksa siz hemen azaba uğrarsınız"
65فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا فِي دَارِكُمْ ثَلَاثَةَ أَيَّامٍ ۖ ذَٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ
Buna rağmen onu kesip devirdiler. O zaman Salih: "Yurdunuzda üç gün daha kalın. Bu, yalanlanmayacak bir sözdür" dedi.
66فَلَمَّا جَاءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَالِحًا وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَمِنْ خِزْيِ يَوْمِئِذٍ ۗ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْقَوِيُّ الْعَزِيزُ
Buyruğumuz gelince, Salih'i ve beraberindeki inananları katımızdan bir rahmet olarak o günün rezilliğinden kurtardık. Doğrusu Rabbin pek kuvvetli ve güçlüdür.
67وَأَخَذَ الَّذِينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا فِي دِيَارِهِمْ جَاثِمِينَ
Haksızlık yapanları bir çığlık tuttu, oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
68كَأَن لَّمْ يَغْنَوْا فِيهَا ۗ أَلَا إِنَّ ثَمُودَ كَفَرُوا رَبَّهُمْ ۗ أَلَا بُعْدًا لِّثَمُودَ
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki, Semud milleti Rabbini inkar etmişti. Bilin ki, Semud milleti Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
HûdKuran Fihrist
123Ayet
MekkiRevelation
66Ayet

Meal — Hûd 66

Sure Hûd Ayet 66 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Buyruğumuz gelince, Salih'i ve beraberindeki inananları katımızdan bir rahmet olarak…

Sure Ayet 66/123 — Hûd هود (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hûd Dinle, Hûd Meal, Hûd mp3, Hûd pdf. Ayet 64–68. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler